Hoşgeldin Corona, Bize; Bizi Hatırlattın


Bu hafta Fethiye, hayalet ilçeye benziyordu. Sadece Corona değildi suçlu olan; soğukların geri dönmesi ve şiddetli rüzgar da Corona’ya eşlik edince, sokaklar boşaldı, Salı pazarı boşaldı, marketler boşaldı. Ama beynimiz boşalmadı, aksine boşalan beynimiz hatırlamaya, sorgulamaya başladı.
Normal her insanın yapması gereken şeyleri şimdi CORONA ile birlikte hatırlar olduk. Yok efendim ellerimizi sabunla yıkayıp, hijyen kurallarına uymalıymışız, tokalaşmak ve öpüşmek virüsü bulaştırırmış, ellerimizi gözümüze ağzımıza değdirmemeliymişiz. 
Çocukken çok net hatırlıyorum, sofraya oturmadan önce ellerimizi yıkardık, yemek yedikten sonra ağzımızı yıkardık. Sokaktan eve girdiğimizde önce lavaboya gider ellerimizi yıkardık. Hapşırırken veya öksürürken ağzımızı kapatırdık. Eve gelen misafirlere önce kolonya tutulurdu, sonra kahve veya çay ne varsa sorulur ikram edilirdi. Zamanla tüm bu alışkanlıklarımızı unuttuk.
Sağ olsun Corona, bize; bizi hatırlattı.
Büyüklerimiz önlem paketlerini açıkladılar. Restoranları, cafeleri, toplu insan hareketlerinin olduğu yerleri kapattılar. Mecbur kalmadıkça hastanelere, sağlık ocaklarına gitmememizi söylediler. Evinde kal diye bir kampanya başlattılar. İnsanlarla teması kesip, virüsü kapmamak adına evimizden dışarı çıkmamamız gerektiğini vurguladılar. 
Verilen talimatları, yapılan uyarıları ciddiye aldık. Önce marketlere saldırdık, kıtlık varmış gibi rafları boşalttık, ne makarna bıraktık ne de kolonya. Kasa kasa meşrubatları, kilo kilo meyveleri aldık rahatladık, tüm uyarılara rağmen Salı pazarında üstü açık peynir çeşitlerini elleyip, tadına baktık. Çocukların da okulu zaten tatil oldu, oh ne güzel. Başladık evde oturup, dinlenmeye. Mutfakta erzak dolabımız dolu, çoluk çocuk dizimizin dibinde, bizden rahatı yok. 
Peki ya yaşlı ve kimsesizler?
Özellikle 70 yaş üstü ve çocukları Fethiye’de olmayan kişiler?
Onların büyük bir çoğunluğu internet kullanmayı bilmiyor. Bilse bile güvenip, kredi kartı bilgilerini verip Sanal Marketten alışverişini yapmaz.
Onların büyük bir çoğunluğu ya diyabet hastası, ya tansiyon ya da astım, KOAH hastası. Anlayacağınız vücut dirençleri bağışıklık sistemleri zayıf kişiler.
Onların büyük bir çoğunluğu ya yürümekte zorlanır, ya da görmekte.
               Siz ekmek almaya oğlunuzu bakkala gönderirken, onların gönderecek kimseleri yok. Ya kendileri çıkıp alacak ki, çıkmayın sokağa diyoruz. O halde aç kalacaklar.
Lütfen biraz duyarlı olalım, bildiğimiz tanıdığımız yaşlı ve kimsesizleri sıkça arayıp, ihtiyaçlarını öğrenelim ve tedarik etmeye çalışalım.
Sağ olsun Corona, bize; bizi hatırlatmaya devam edecek. 

Kalın sağlıcakla;
 

talinkalemkaryan@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05May

GÜLLAÇ

05May
03May

İÇ BAKLALI ENGİNAR

03May
26Nis

MERHABA