BİZ BUNLARI HAKEDER DURUMA GETİRİLDİK


Tarih:8 Aralık 2018

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üsküdar’da yurttaşlarımıza seslenirken bir Cumhuriyet Savcımız’ a “Sen kimsin ya..!” dedi.

Tarih 11 Aralık 2018: Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi makamında öldürüldü.

11 Aralık tarihli gazetelerde bir haber: Kasım ayında 31 kadın, cinayete kurban gitti.

Tarih: 13 Aralık 2018 Ankara’da bir tren kazası yaşandı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, kaza ile ilgili olarak: “Cumhuriyet Savcılarımız olayı aydınlatacaklardır. Ve sorumlular en ağır şekilde cezalandırılacaktır” dedi.

Not 1: Bu bir tren kazası değil, “Bile bile lades” türünden yaşadığımız toplu cinayetlerden birisidir.

Not 2: Yetmiş yıldan bu yana bu ve benzeri olayları yaşarım. Böyle bir olaydan sonra sorumluların cezalandırıldığını görmedim. Ancak tam aksine, sorumluların milletvekili olarak meclise taşındığını çok gördüm.

Not 3: Akıl ve bilimi reddettiğimiz sürece bu tür toplu cinayetler artarak devam edecektir.

Not 4: Sevgili okurlarım, bunları yazarken bir bilinmiyeni keşfetmiş değilim. Bunları aslında hepimiz biliyoruz.

BİR GARİP DURUM: Toplu cinayete kurban giden Prof. Dr. Berahitdin Albayrak da, Gökbilim- Uzay Bilimleri, Robotlar konusunda bir konuşma yapmak üzere Konya’ya gidiyormuş.

Yazık oldu bilim adamına… Uzay Bilimi, Robotlar gibi konular bizim neyimizeyse..?

***

Tarih: 11 Aralık 2018. Gazetelerde bir haber: Erdoğan’ ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından 68 bin 827 kişiye Cumhurbaşkanı’ na hakaret iddiasıyla soruşturma açılmış. Bu soruşturmaların- davaların altında sayın Cumhuriyet Savcıları’ mızın imzası vardır kuşkusuz.

Tren kazasını soruşturup aydınlatacak olanlar da (Cumhurbaşkanımızın dediği gibi) Cumhuriyet Savcıları’ mızdır.

Demek ki ne imiş: Cumhuriyet Savcılarımıza “Sen  kimsin ya..?” demek doğru değilmiş.

Cumhuriyet Savcılarımız, adı üstünde Cumhuriyet’ in savcıları. Her birimizin tek tek ve bir bütün olarak tüm toplumun haklarını savunuyorlar.

Vatandaşı karşımıza alır ve onlara: Sen kimsin ya…? dersek olmaz.

Böyle konuşursak, devleti ve toplumu yönetemeyiz. Nitekim ipin ucu kaçtı, herkes başına buyruk yaşamaya başladı.

***

            Şimdi binelim bir araca ve Fethiye’den Ankara’ya doğru yola çıkalım. Yol boyunca sağlı sollu her yerin deşildiğini göreceğiz. Bunlar taş ocağı işletmesi. Mermer çıkarılıyor. Deşenler işi bitince öylece bırakıp gidiyor.

           Geçen gün, şeriat isteyen bir TV kanalında bir yarışması izledim: Sunucu, ak donlu(haydi şalvarlı diyelim) takkeli yetişkin bir adam. İlkokul çağındaki (takkeli) dört öğrenciyi almış karşısına. Sözde bilgi yarışması yapıyor.

Soru şu: Üç düzine ile iki destenin toplamı kaç eder?

(Bir çok kez, düzine 12, deste 10’ dur diye açıklama da yapmasına karşın)

Yanıtlar: 24 eder, 42 eder, 78 eder, 12 vb. eder hocam…

Dört öğrenciden hiç biri, 56 eder diyemedi. Demesi de beklenemezdi esasen.

Şeriatçı ne kadar matematik biliyor ise bizim sayılarla ilgimiz de o kadar.

300 Milletvekilinin yeterli olacağı TBMM ne 600 milletvekili gönderdik.

***

         Koca Cumhuriyet Halk Partisi son Cumhurbaşkanlığı seçiminde az daha Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı adayı gösterecekti.  Gül’ ün konutunun bahçesine indirilen helikoptere şükredelim…

Abdullah Gül’ ün “ Cumhuriyet Döneminin sonu gelmiştir. (Laikliği kastederek) Biz bu sistemi değiştireceğiz” dediği iddia edilip dururken neredeyse CHP’ nin adayı oluyordu. Gül de sanki bu memlekette yaşanan bir Laiklik varmış gibi konuşmuş ya... Laiklik çoktan sizlere ömür değil mi ki?

Baksanıza başkent Ankara için sapına kadar laik, kent kültürünü özümsemiş, bağımsız bir Türkiye sevdalısı, yaşanabilir bir kent yaratmaya aday bir CHP’ liyi alıp da Ankaralılara:

-Alın size yakışır bir başkan adayı diyebildi mi?

Hey gidi koca Cumhuriyet Halk Partisi hey!  

Sağcı politikacılarla nasıl bir sol politika yapılabileceğini göster de biz de şaşıp kalalım!

***

Sevgili okurlar bu ortamda bilgisizliğin hangi birini yazacaksın, yazsan ne olacak.? Kaç  kişi okuyor?

Doğru mu bilemem. Gazetelerin yazdığına göre Hürriyet Gazetesi dahil bir çok gazeteyi ve TV Kanalını Aydın Doğanın elinden zorla satın alan Erdoğan Demirören bey demiş ki “Hayatım boyunca tek kitap okumadım”

En büyük Medya grubunun başındaki adam etmiş bu lafı. Olay budur…

***

Matematik bilmiyoruz. Öğrencisi yok diye Fen Fakültelerini kapatıyoruz. Fizik, Kimya okumuyoruz.

Şimdilik (beğenmediğimiz) Cumhuriyet’in kırıntıları ile idare ediyoruz ama...

Cumhuriyet’in kırıntıları bitince o zaman bakın siz rezalet furyasına…

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Oca
17Oca

  İş Paraya Kaldı...

10Oca
03Oca
21Haz

ÇOCUKLAR BİR HARİKA!