Kırılan camları eski hale getirmek mümkün olsaydı - Simber Cana Özdilek

Kırılan camları eski hale getirmek mümkün olsaydı


Yakınlardaki bir parka doğru yürüyüşe çıktınız ve arkadaşınızın size ikram ettiği mandalinayı yemek üzere soydunuz. Ellerinizde biriktirdiğiniz mandalina kabuklarını atmak üzere çöp kutusu aramaya başladınız. Ancak etrafınızda çöp kutusu yok. Biraz ilerde içi kâğıt dolu bir karton gördünüz. Muhtemelen onu oradan kaldıracakları düşüncesi ile kartonun içine elinizdeki mandalina kabuklarını bırakıp geçersiniz. 
Bir markete gitmek üzere aracınıza bindiniz. Marketin önüne geldiniz ve aracınızı yolun kenarına park edeceksiniz. Fakat uzun beyaz ve her halinden bisiklet için ayrıldığı belli olan yolun üzerine aracınızı park etmezseniz iki sokak daha ileriye gitmeniz gerekecek. Ancak bakıyorsunuz ki yolun kenarında iki araç daha bu şekilde park etmiş ve genelde de artık o bisiklet yolu kullanılamıyor. Zaten kısa süreceğini düşündüğünüz alışverişiniz için aracınızı muhtemelen bulunduğu yere park etmeyi tercih edeceksiniz. Çünkü bisiklet yolunun ayrılmış olsa bile kullanılamadığını görüyorsunuz. 
Oldukça sessiz yapıda bir insan olduğunuzu düşünelim. İnsanlar sizi kolaylıkla kırıyor ve bundan da bir pişmanlık duymuyorlar ve sessiz kalmaya devam ettiğiniz takdirde bu duruma şahit olan diğer insanlar da sizi kırmaya başlıyorlar.
 Daha önce toplumun diğer üyeleri tarafından ihlal edilmiş kuralları tanımamayı kendinde hak görmek olarak da yorumlayabileceğiniz ‘’kırık cam teorisi’’, Amerikalı psikolog Philip Zimbardo’nun 1969 yılında yapmış olduğu bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiştir. Bu deneyin sonuçlarına göre toplumun hangi statüsünde olurlarsa olsunlar insanlar ihlal edilmiş bir kurala uymamayı bir süre sonra doğal görüyorlar. Hatta daha sonra kuralsızlık gayet normal sayılabiliyor. 
Kırık cam teorisi, ‘Sonunda yalnız kalacağını bilsen dahi sana doğru gelen davranışı sergile’ düsturunu hatırlamamı sağlar. Zimbardo’nun deneyindeki insanların birbirlerine karşı sergiledikleri Vandalizm de bu kuramın haklı sonucunu doğruluyor. 
Sanırım Discovery Channel’da izlemiştim. Bir sosyal deneyde konu kırık cam teorisi idi. Sade ve savunmasız genç kız bir grup insanın ortasında ayakta duruyordu. Kısa bir süre sonra deneyi uygulayan gruptan bir kişi genç kızın saçını çekiyor. Bir süre sonra bir diğeri koluna vuruyor. Denek grubun üyelerinden ses çıkarmak isteyenler olsa bile daha sonra susuyor ve izleyici olarak kalıyorlar. Şiddetin uygulayıcıları artıkça izleyen denekler de onlara katılıyorlar. Toplum içinde kanun ve kuralların insanlar için önemine vurgu yapan etkileyici bir sosyal deneydi. 
Dün akşam üzeri evime dönmeden önce aracımla trafikteydim. Yol kenarında ve bisiklet yolu üzerinde park etmiş olan otomobil ve motorsikletleri görünce aklıma gelen bu teoriyi sizlerle paylaşmak istedim. 
Hayatın bize ne sürprizler yapacağını bilmemiz mümkün olmasa da kendimiz için biçtiğimiz rolden yola çıkarak tahminler yürütebiliriz. Kaderimizi belirleyemesek de iyi bir insan olmak bizim elimizde ve şüphesiz biraz daha zor.
Şiddet ve Vandalizm; insanların birbirlerine, doğaya, çevreye olan görevlerini yapamaz hale getirdiği gibi hoşgörü ve sevgiden uzak bir dünyanın içine sürükler. Sonradan yaşanabilecek pişmanlıkların ise telafisi yoktur. Topluma karşı görevlerimiz bizleri birbirimize bağlar.
Hayatın hepimize huzur ve mutluluk getirmesini dilerim
Sevgi ve Saygılarımla

simbercana@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Haz
18Haz

Sağlık olsun ama nasıl olsun

10Haz
04Haz

Ne yiyoruz biliyor muyuz?

24May

SUYA BAKIP İÇEMEMEK

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
BARBUN BERKAY KONSER