HAYATIN ÖZÜDÜR DEĞİŞİM


Hayatın özüdür değişim. Olmazsa olmazıdır. Bizler günlük koşuşturmacalarımız içinde çok farkına varamasak da baş döndürücü bir hızla değişmektedir aslında her şey.
İnsanlar, evler, mobilyalar, ağaçlar, her şey ama her şey  hızla değişir. Her gün geçtiğimiz yol bile aynı kalmaz. Evler yıkılır, yeni evler yapılır. Yemyeşil bir parkın yerinde bir bakarsınız beton yığını bir bina yükselir.  Ağaçlar sonbaharda yaprak döker, ilk baharda çiçek açar, bir dal kurur, yeni bir dal filizlenir, sonra  bir yangın çıkar ormanlar çöle dönüşür.  Rüzgarın savurduğu bir tohumla hayat yeniden başlar. Sokak lambalarından biri bozulur. Beyaz boyalı ev bir sabah maviye dönüşür.
Bir bebeğin büyüme anına ya da bir tomurcuğun güle dönüşme anına gözlerimizle tanık olamasak da bir bakarız bebek yetişkine, tomurcuk güle dönüşür. Dünkü çocuklar çocuk sahibi hatta torun sahibi olur 
Yaşadığımız mekanlar, hayatımızdaki insanlar değişir. Dahası biz değişiriz. Her gün aynaya baktığımız halde o çizgilerin ne ara oluştuğunu anlayamaz, saçların beyaza dönüştüğü anı göremeyiz.
Yediklerimiz, içtiklerimiz, giydiklerimiz , zevklerimiz değişir.  Daha önce “Asla” dediklerimiz bir bakarsınız vazgeçilmezimiz olmuş, vazgeçilmezlerimiz geçmişin sayfaları arasında kaybolmuş.
Değişim sadece dışımızda değil, içimizde de devam eder. Duygularımız, düşüncelerimiz, davranışlarımız değişir hızla. Dün doğru bildiklerimiz yanlışlarla yer değiştirir. Yanlış bildiklerimiz vazgeçilmez doğrularımız olur bir sonraki değişime kadar. Sevdiklerimiz ve sevmediklerimiz  artar ve eksilir aynı hızla ama  isimler değişir.  Damak tadımız bile değişir zamanla.  Önceden sevdiğimiz yiyecekleri elimizle bir kenara itip “sevmiyorum” diye yıllarca ağzımıza sürmediklerimize uzatırız elimizi.
 Değişimdir ilimde, bilimde, sanatta yeni kapıları aralayan.
Hayat kitabında satır aralarını okumayı  başarıp, daha önce göremediklerimizi görmeye başladığımızda  bakış açımız, düşüncelerimiz,  düşlerimiz değişir.
Farkındalığımız arttıkça ideallerimiz, seçimlerimiz ve gelecekten beklentilerimiz değişir.
Güç simgesi ülkeler parçalanır bölünür, milyonları ardından sürükleyen liderler yok olur gider.
Savaşlar, barışlar, beklenmedik felaketler derken coğrafyalar, sınırlar, liderler  değişir.
Hayat devam eder . Hayat devam ettikçe değişim de devam eder.
Yakılan ağaçların yerine yeni fidanlar dikilir. Yeni yapılan parklardan çıvıl cıvıl çocuk sesleri yükselir. Dünün toy çocukları ak saçlı bilgeye dönüşür. Karanlık bir tünelde zorlukla yolumuzu  bulmaya çalışırken biri gelir ışık olur aydınlığa ulaştırır.
 Değişime karşı çıkanlar ısrarla değişimi görmezden gelmeye çalışsa , inkar etse,  her şeyi değişim öncesine döndürmeye çabalasalar da bunu başaramazlar. Kötülüğün maskesi düştüğünde umudun ve güzelliğin filizi yeşerir.
68 Baharı’nda Paris duvarlarında asılı afişlerden birinde şunlar yazılıydı:
“Eğer hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsam, ben bir alığım. Eğer düşünmek istemiyorsam, bir korkak.
Ve eğer hiçbir şeyin değişmemesinin benim çıkarıma olacağını düşünüyorsam alçak.”
Değişim tüm hızıyla devam ederken bazen kendi küçük dünyamıza öylesine hapsederiz ki kendimizi , bir sorunun içinde kaybolup, sonsuza dek orada kalacakmışız gibi kaygılanırız. Oysa sadece geriye dönüp bakmak bile yeterlidir o tutsaklıktan kurtulmak için. Hayatın döngüsü değişim üzerine kurulu. Geçmişten bu yana neler geldi, neler geçti ve bugünden yarına da neler gelip geçecek.
Mucizelere sahip sihirli değnektir değişim. Hayatın özü, olmazsa olmazı, ”İyi ki” sidir.

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Mebrure yetkin | 25 Şubat 2020 21:08

    Muhteşem, kalemine, ruhuna, emeğine sağlık Nuray'cığım.

YAZARIN SON 5 YAZISI
15May

KORONA GÜNLÜĞÜ 2

18Nis

KORONA GÜNLÜĞÜ

13Mar

Denge

29Şub

Büyüklere Masallar

22Şub

HAYATIN ÖZÜDÜR DEĞİŞİM