Büyüklere Masallar


Siz hiç masal okur musunuz? Masallar, yalnızca düş gücümüzü zenginleştirmekle kalmaz, çoğu kez gerçeği tüm çıplaklığıyla yüzümüze çarpar.
Yoksa büyüdünüz ve artık dünyanızda masallara yer kalmadı mı?
Ben çocukluğumda okuduğum, dinlediğim masalları bir yetişkin olarak  tekrar okumayı ve günümüze uyarlansalardı nasıl olacaklarını düşünmeyi , masal kahramanlarının rollerini, koşullarını değiştirmeyi severim. 
Çıplaklık mı dedik.. Çıplak Kral masalını bilir misiniz? İzin verirseniz, anımsamayanlar için kısaca anlatayım:
“Ülkenin birinde kendini beğenmiş, gösterişe meraklı, kendini herkesten akıllı sanan bir kral yaşarmış.Günlerden bir gün kendisini komşu ülkenin kralının ziyaret edeceğini duyunca törende giymek için çok özel bir elbise diktirmek istemiş. Ülkenin en iyi terzilerini beğenmeyen kral, sonunda “Size öyle bir elbise dikeceğim ki, dünyada eşi benzeri olmayacak’ diyen genç terziyle anlaşmış. Genç terzi  çok özel bir kumaş dokuduğunu söyleyerek  günlerce odasına kapanmış. Kral, günler sonra terzinin yanına gelip, eli bomboş görünce öfkelenmiş ve ‘Günlerdir kumaş dokuyorum ‘ diyerek kese kese altın aldın , hani nerede dokuduğun kumaş?’ diye bağırmış. Terzi ‘ Aman efendim,  size söylemiştim, bu öyle sıradan bir kumaş değil, yalnızca akıllılar onu görebilirler. Bakın, ne kadar güzel oldu, değil mi?’ diye sormuş. Kral, hiçbir şey görmemiş olsa da, kendisini aptal konumuna düşürmemek için “Evet, çok güzel bir kumaş dokumuşsun .” diyerek terziye bir kese daha altın vermiş.
Kralın elbisesini yalnızca akıllıların görebileceğinin söylenmesi insanları daha da meraklandırmış. Sonunda tören günü gelmiş. Halk meydanda toplanmış. Terzi kralı soymuş ve gerçekten varmış gibi kralın üzerine bir elbise giydirmiş. Sonra da karşısına geçip ‘Çok şık oldunuz efendim ‘ demiş. ‘ Elbisenize herkes hayran kalacak. ‘ 
 Kral, terzinin sözleri karşısında aynada gördüğü çıplak bedenine aldırmadan’ Gerçekten çok
güzel olmuş. ‘ diyerek saraydan çıkmış. Dışarıda toplanan insanlar çıplak kralı görünce çok şaşırmışlar ama kimse cesaret edip gerçeği söyleyememiş. O anda kalabalığın içinden bir çocuk bağırmış “Bakın, kral çıplak!’
En sevdiğim masallardandır “Çıplak Kral”
Bugüne uyarlansa masalın sonu belki de şöyle bitecekti: “Kral öfkeyle ‘Atın şu ufaklığı zindana da gerçeği söylemek neymiş görsün gününü! ‘  demiş.”
Ah, hiç büyümeyip egolardan, hırslardan uzak yaşadığımız çocukluk yıllarımızda kalsak daha mı iyiydi acaba, ne dersiniz?
Haydi şimdi rolleri, koşulları değiştirelim bu masalda, bakalım nelerle karşılaşacağız.
Masaldaki kral, bir çocuk olsaydı terzi, egosunu okşayarak onu bu denli kolay kandırabilecek miydi? Hoş, eğer kral çocuk olabiliyorsa, terzi de bir çocuk olacaktı ve büyük olasılıkla şöyle bir konuşma geçecekti aralarında. ;
“Günlerdir çalıştığını söylüyorsun, nerede dokuduğun  kumaş?”
“Aman efendim, işte burada, bu kumaşı yalnızca akıllılar görebilir, bakın ne güzel olmuş değil mi? “
Kral  gülerek “Sen benimle dalga mı geçiyorsun, burada kumaş yok!” diyecekti.
Terzi de “ Ama sayın Kralım, siz de çok uyanıksınız yaaa! Ben oynamıyorum.” Diyecekti.  “Oynamıyorum” diyecekti, çünkü çocukların dünyasında hayat başlı başına bir oyundur.
Diyelim ki, terzi bin türlü güzel söz söyledi ve kralı görünmez elbiseyle halkın karşısına çıkmaya ikna etti. Ya sonra? Sonrasında çocukların oluşturduğu kalabalık koro halinde “Aaaa, bakın, kral çıplak !” diye bağırırken, çocukların arasında kalmış bir yetişkin usulca çevresindeki çocukları çekiştirerek “Şşşt, deli misiniz siz, başınıza iş mi açmak istiyorsunuz, krala gerçekler söylenir mi ? Ya susun, ya da krala övgüler söyleyin”  diyecekti.
Çoğunluk tarafından korkusuzca dile getirildikleri  için gerçekler , bu oyunun kaybedeni değil, kazananı olacaktı.

Nasıl? Eğlenceli ve aynı zamanda düşündürücü değil mi?
Size başka masallar da anlatmak isterdim ama hemen gitmem gerekli. Duyduğuma göre kırmızı başlıklı kız ve arkadaşları hain kurdu çevrelemişler ve hep bir ağızdan “Yalancı kurt, yalancı kurt, kim korkar hain kurttan, kaçış yok yalanlardan! “ diye tempo tutuyorlarmış. Doğrusu bu görüntüyü kaçırmak istemem.  Eee, ne yaparsınız, etme bulma dünyası, ister büyükler yönetsin dünyayı, ister küçükler,  hiçbir  yalan sonsuza dek sürmez, elbet gün ışığına çıkar gerçekler. Gökten üç elma düştü, biri “Kral Çıplak” diye bağıranlara, biri gerçeği söyleyenleri savunanlara, biri de bu masalı okuyup düşünenlere.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Doğan Eraslan | 27 Mart 2020 00:08

    Ne güzel ifade etmişsiniz Nuray hanım. Döngü ile dengenin ayrılmaz birlikteliği. Biz de bu dönüşümü yaşayacağız. Terazimizde daha çok adalet, sevgi,barış,paylaşım birikmesi dileğiyle.

  • Aydin Aycil | 03 Mart 2020 11:25

    Cok beğendim,ciplak krali masalini zekice harika bir uslüp ile günümüze uyarlamanizi

  • Fatih | 02 Mart 2020 09:14

    Bir çoğumuz biliriz evet ama ne anlama geldiğini bilmeyiz veya düşünmeyiz Bir kez daha düşünmeyi anlatmış hocamız

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Haz
15May

KORONA GÜNLÜĞÜ 2

18Nis

KORONA GÜNLÜĞÜ

13Mar

Denge

29Şub

Büyüklere Masallar

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup