Deprem Uzmanı Morivaki, Bi Sabah 1 İnsan’ın Konuğu Oldu

Fethiye Belediyesinin daveti üzerine deprem gerçeği konusunda konferans vermek üzere Fethiye’ye gelen Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mimar ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yoşunari Morivaki, FRT TV’de hafta içi her gün yayınlanan ‘Bi Sabah 1 İnsan Programı’nın konuğu oldu. Program moderatörü Hülya Kulalı’nın sorularını cevaplayan ünlü deprem uzmanı Morivaki, deprem sırasında insanların korunmak için mutlaka yaşan üçgeni oluşturması gerektiğini anlattı.

Deprem Uzmanı Morivaki, Bi Sabah 1 İnsan'ın Konuğu Oldu
Güncel
Fethiye Belediyesinin daveti üzerine deprem gerçeği konusunda konferans vermek üzere Fethiye’ye gelen Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mimar ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yoşunari Morivaki, FRT TV’de hafta içi her gün yayınlanan ‘Bi Sabah 1 İnsan Programı’nın konuğu oldu. Program moderatörü Hülya Kulalı’nın sorularını cevaplayan ünlü deprem uzmanı Morivaki, deprem sırasında insanların korunmak için mutlaka yaşan üçgeni oluşturması gerektiğini anlattı.

Haber Editörü: Gerçek Fethiye

FRT TV’de Selin Bayraktar Köktener ve Hülya Kulalı’nın sunduğu Bi Sabah 1 İnsan programının konuğu Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mimar ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yoşunari Morivaki oldu. İki bölüm halinde gerçekleşen programın ikinci bölümüne konuk olarak katılan Morivaki Program moderatörü Hülya Kulalı’nın sorularını cevapladı. Oldukça samimi geçen programda ünlü deprem uzmanı Morivaki, deprem öncesi ve deprem esnasında insanların neler yapması gerektiğini anlattı. 
Türkiye’deki binaların yarısından fazlasının kaçak ve kontrolsüz olduğu gerçeğinden bahseden Yoşunari Morivaki, “Türkiye’de 20 milyon yapı varsa, onun yüzde 60’ı izinsiz bina. İzinsiz demek kontrolsüz bina.  Tabi insanız hata olabilir ama kontrol yapmak lazım. Belediyeler yapıları kontrol etmeli. Fethiye Belediyesine beni çağırdığı için teşekkür ediyorum. 2011 yılında Japonya’da, Van’da deprem oldu. Ertesi sene Fethiye’de deprem oldu” dedi.
Fethiye’de tsunami olur mu sorusuna Deprem Uzmanı Morivaki şöyle cevap verdi: “Küçük bardakta elimizde salladığımız zaman dalga az oluyor. Kovayı sallarsak dalga daha büyük olur. Japonya okyanusa kıyı ve okyanus çok büyük. Güney Amerika’ya kadar uzanıyor. Çok büyük olduğu için dalga çok büyük oluyor. 7-8 metre dalga geliyor.”
Deprem’den korunma yollarını anlatan Morivaki, ‘yaşam üçgenine’ dikkat çekti. Morivaki, “Kapı girişleri tehlikelidir. 1998 yılında yapı yönetmeliğinde bir değişiklik oldu. Bunun Japonya ile çok farkı yok. Türkiye’de Japonya’daki kadar çok büyük deprem görmüyor. Japonya’da en  fazla 9, Türkiye’de 7.9 şiddetinde deprem oluyor. Türkiye’de Japonya gibi çok donanımlı yapılara gerek yok ancak Türkiye’de doğru düzgün yapılması gerekiyor. 1998 yılından sonra yapılan binalarda –ana müteahhit tam yaptıysa- çok sorun yok. Japonya’da masanın altında korunuruz çünkü bizde bina çökmüyor. Yüzde yüz kaçak bina yok. Bina içinde yukardan her hangi bir dekor düşmesine karşı masa altına girilir. Ama maalesef Türkiye’nin yüzde 67’si kaçak bina. Eski ve kaçak binaysa tehlikeli olabilir. Deprem esnasında yatağın yanında yaşam üçgeni oluşturmak gerekiyor. 1999 depreminde bu yaşam üçgeni oluşturup hayatta kalan çok insan var. Mutlaka yatmadan önce yanımızda su bulundurmalıyız. Bir insan susuz 3 gün yaşayabilir.  Yatak odasında ise mutlaka yatağın yanında, salonda ise koltuğun kenarında yaşam üçgeni oluşturulmalı. Tuvalet, banyo, mutfak gibi küçük alanlar tehlikeli. Duvar yıkılabilir. Bunun için büyük odaya, yatak odasına veya salona kaçacaksınız. Tabiî ki asansör kullanılmamalı. Merdivenlerde tehlikeli. Kaçak binalarda tam yapılmıyor. Çökebilir. Türkiye’de deprem en fazla 45 saniye ya da bir dakika sürüyor. Japonya’da ise daha uzun. Deprem bittikten sonra dışarıya çıkıp kaçabilirsiniz. Dünya yavan yavaş nükleer enerji yapmamaya çalışıyor. Türkiye’de nükleer enerji yapmazsa daha iyi olur.  Bina iyi olsa da eşyaları sabitlemek gerekiyor. Dolap deprem sırasında sallanıyor, sonra çocuğun üstüne düşebiliyor.” dedi.
 

Son Güncelleme: 14 Kasım 2019 12:55

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN