Gizli Görüşme !?”


 

Herkesin bildiği gibi, 16 Haziran günkü açık oturumu yönetmek için iktidarıyla, muhalefetiyle aynı görüşleri bildirip de, bu açık oturumun sayın Uğur Dündar tarafından yönetilmesi istendi mi? İstendi!.. Tecrübeli ve zeki gazeteci Uğur Dündar, özellikle iktidar tarafının ısrarcı olmasından dolayı bu işten ‘pirelenip’, bu tarihi görevi kabul etmeyeceğini bildirdi mi? Bildirdi!.. Sonra bu göreve Didem Aslan Yılmaz ile İsmail Küçükkaya talip oldular mı? Oldular!.. Sayın Devlet Bahçeli’nin Didem Hanım isteğine rağmen, özellikle iktidar tarafının ısrarıyla, bu görev Fox TV sunucusu İsmail Küçükkaya’ya verildi de, kendilerinden olan Didem Aslan Yılmaz hanım biraz bu işe bozuldu mu? Bozuldu!..

Bu görevin ‘yandaş medyadan’ Ahmet Hakan, Nagehan Alçı, Mehmet Akif gibi sunuculara da verilebileceği bekleniyordu ama, olmadı… İktidar tarafının bir düşündüğü varmış ki, bu görev muhalif kanadından birine verildi…

Neyse, İsmail Küçükkaya üzerinde anlaşma sağlanınca, AKP’den ve CHP’den birer yönetici görevlendirilip, bu işi yürütmeleri üzerinde anlaşıldı… İsmail Küçükkaya’nın hem Binali Bey ve hem de Ekrem Bey ile görüşmesi karara bağlandı… İlk Binali Bey arandı, kendisi yoğun olduğu için danışmanları ile görüşüldü… Sonra Ekrem Bey arandı, Taksim Meydanı’ndaki “The Marmara” otelinde basın toplantısı yapılacağını, oraya gelmesi söylendi… Gündüz vakti kalktı İsmail Küçükkaya oraya gitti…

Görüntülerden anladığımıza göre; sırtında koyu mavi bir gömlekle, başı açık, sakal ve bıyık takmadan, kavuk-fes-fötr şapka filân giymeden, arkadan veya gizli kapılardan değil, normal kapıdan otele girmiş… Resepsiyonda basın toplantısının olacağı katı sorup, asansörle çıkmış… Kendi söylediğine göre, yarım saat kadar Ekrem Beyi oda dışında beklemiş çok dar vakitte 15-20 dakika kadar görüşüp, aynı yerlerden geri dönmüş…

Bu bir gizli görüşme olsa idi, kaç yılın gazetecisi olan bu adam, hiç böyle açıktan oraya, üstelik basın toplantısı olduğu için birçok gazetecinin kaynadığı o otelin katına gider de, Ekrem Beyle orada mı görüşürdü? Ama iktidar kanadı ne yapmış; peşine zati polis taktıkları belli olan bu işi, seçim malzemesi olarak kullanmaya kalktılar!.. Otelin kamera kayıtlarını ‘Yargı Kararı’ olmadan iki polise aldırıp, bunları yandaş medyaya servis ettiler, Anayasal suçlar işleyip, bence de bu işin altında kaldılar!.. Ertesi günü sayınKemal Kılıçdaroğlu, Fox TV’nin sabah programında bu hareketleri için; “Tıpkı FETÖ taktikleri bunlar, bir seçim için bu kadar insanlıklarını yitirdiklerine inanamıyorum!?” diyordu…

Nitekim, bu olayın patlak vermesi üzerine, Sabah Gazetesi Yazarı Hıncal Uluç ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök bile bu iddialara isyan edip, İsmail Küçükkaya’yı savunmaya başladılar!..

Bakınız, İstanbul seçimi için aylardır propagandalar yapılıyor, mitingler düzenleniyor, suçlamalar ve hakaretler havalarda uçuşuyor; bir gün olsun iktidar kanadı çıkıp da, şu berbat haldeki ekonomiden, sayıları on milyonları aşan işsizlerden, tavana çıkmış dolardan ve faizlerden, kat kat artan icra ve iflaslardan, maaşların azlığından, pazarın pahalılığından, işgal edilen 16 Adadan bahsediyor mu? Bana ne İstanbul seçiminden, sadece 81 İlimizden biri, diğer 80 İlimize ateş düşmüş vaziyette, niye bunlardan bahsetmiyorlardı ki!?

Bu seçim de şöyle veya böyle bitti!.. Ama bu yapılanları bu halk unutur mu acaba? Her şey ‘eski hamam, eski tas’ olursa da, bizim söyleyeceğimiz tek şey vardır: “Her ulus, lâyık olduğu şekilde yönetilmeye mahkûmdur!..” der geçeriz…   

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Kas

İSYAN

25Kas

BİR TANEM

25Kas

BİR ÇOCUK BÜYÜYOR

11Kas

ÖLDÜLER

11Kas

PİŞMAN ETTİLER