GEBELİK VE OBEZITE



Fazla kilolu veya obezitesi olan gebeler, hamilelikte hem anne hem de bebekle ilgili artmış komplikasyonlar ile karşı karşıyadırlar. Gebelikteki tüm komplikasyonların %25’i: örneğin gebeliğe bağlı hipertansiyon, gebeliğe bağlı şeker hastalığı, gebelik zehirlenmesi-preeklampsi, erken doğum, iri bebek, fazla kilolu dediğimiz obez gebelerde görülmektedir. Kilo ne kadar fazla ise bu komplikasyonların görülme oranı da o kadar artar. 

 

Obezite nedir?
BMI denilen Vücut Kütle İndeksi 30kg/ m2 üzeri ise bu kişilere obezite var denilir.  Gebelikte de kilo alımı olacağı için; gebelikte obezite denilmesi için BMI ‘nin gebelik öncesi ölçümü ile hesaplanması gerekir. 25kg/ m2 üzeri ise bu kişilere fazla kilolu denilir. 40kg/ m2 üzeri ise bu kişilerde morbit obezite var denilir. Öyle ki BMI 50 kg/ m2  üzeri olanlarda herhangi bir komplikasyon görülme sıklığı yaklaşık 80 kat artar. 

Obezite Sıklığı nedir?  
Doğurganlık çağı kadınların %34’ünde obezite görülür. Doğumların %26’sı obezitesi olan gebelerde; %26’sı da Vucud Kütle indeksi 25kg/ m2 üzeri fazla kilolu gebelerde görülür. 

Hamilelikte Obezite hangi komplikasyonlar görülür?  

Annelerde görülen komplikasyonlar artmış kanama ve kan transfüzyon ihtiyacı, kalp, solunumsal, serebrovasküler veya hematolojik komplikasyonlar; venöz thromboembolism, sepsis, şok, karaciğer veya böbrek yetmezliği, anestezi komplikasyonları ve rahim yırtılması’dır.

Obezitede hormonel çevre değişiklikleri, endometrium reseptivivite ve Polikistik Over Sendromu’ndaki düşük yoğunluklu kronik inflamatuar yanıt değişikliklerine parallel olarak; ‘’Düşük’’ görülme ihtimali artar.

Obezitesi olan gebelerde tip 2 diabet sıklığı artar; öyle ki bu gebelerde gebeliğin başında yapılacak şeker testleri ile erkenden tanı konulabilir.  Obezitesi olan gebelerde gebeliğe bağlı şeker hastalığı görülme sıklığı da artar. Gebeliğin başında şeker ölçümleri normal olsa bile; belli aralıklarla şeker ölçümleri ve de 24-28. Gebelik haftalar arasında yapılacak şeker yüklemesi ile tanı konulabilir.

Obezitesi olan gebelerde Diyabet’in de tetiklemesiyle 4000gr üzeri iri bebek, doğumun uzaması, omuz takılması, brakial pleksus hasarı ve sekeli kalması,  forceps veya vakum ihtiyacı,  sezeryan doğumlar, travmatik doğumlara bağlı vajen yırtıkları, doğum sonrası kanamalar ve yenidoğan yoğun bakım ihtiyacı da daha sık görülür.
Obezitesi olan gebelerde gebeliğe bağlı hipertansiyon ve gebelik zehirlenmesi-preeklampsi görülme sıklığı artar. Yağ dokusu aktif bir endokrin organ olup; gebelikte de çoğu organ sistemi üzerine metabolik, damarsal ve inflamatuar düzensizliklere neden olur.  Obezitesi olan gebelerde kardiyovasküler risk ve hiperlipidemi gibi faktörler de preeklampsiyi tetikler. Örneğin obeziteyle ilişkili insulin direnci ve inflamatuar yanıt anormallikleri; plasental büyüme ve fonksiyonları etkileyerek preeklemsi- gebelik zehirlenmesine neden olabilir. Obezitesi olan gebelerde her kontrolde ve evde de sıklıkla tansiyon ölçümleri yapılmalıdır. Obezite cerrahisi yapılanlarda ise preeklampsi görülme sıklığı dramatik olarak azalır.
 
Obezite özellikle 22-27. gebelik hafta arası subklinik genital enfeksiyon artışı ile birlikte spontan erken doğum riskinde de artış yapar. Hipertansiyon, Preeklampsi ve Diyabet gibi komplikasyonların da artmasına bağlı olarak Obezite indüklenmiş erken doğum riskinde artış yapar. Obeziteye Polikistik Over Sendromu da eşlik ediyor ise artmış relaksin hormonuna seconder rahim ağzı kollajen matrix azalması ile ilişkili rahim ağzı yetmezliğine bağlı da spontan erken doğum riski artar.

Obezitesi olan gebelerde 41 hafta üzeri postterm gebelik görülme sıklığı da artar. 

Obezitesi olan gebelerde kısırlık ve yumurtlama tedavisi ihtiyacı daha fazla olup; bu tedaviler sonucunda ikiz gebelik görülme sıklığında da artma görülür. 

Obezitesi olan gebelerde obstruktif uyku apnesi daha sık görülür. Sezeryan sonrası opoid ihtiyacı olursa da solunum baskılanması riski artar. 

Obezitesi olan gebelerde Karpal Tünel Sendromu daha sık görülür.

Obezitesi olan gebelerde, konjenital anomali (nöral tubal defect, kalp anomalileri, yarık damak- yarık dudak gibi ağız ve yüz anomalileri ve kol-bacak eksikliği anomalileri, anogenital atrezi) 
sıklığı artarken; artan göbek yağı dokusundan görüntülenmenin daha zor yapılması nedeniyle olan anomalilerin de görünebilmesi %20 daha az mümkündür.  

Obezitesi olan gebelerde anne karnında kayıplar, oksijensiz kalma ve doğum sonrası kayıplar da daha sık görülür.

Obezitesi olan gebelerde normal vajinal doğumun 1. evresinde doğumun süresini 1,5 saate kadar uzatır. 
Suni sancı başarısızlığı ve sezeryana gitme oranları da obezitesi olan gebelerde 2 kat daha fazla görülür. 

Obezitesi olan gebelerde belden uyuşturma gerekirse tekrarlayan spinal denemeleri, dural zedelenme, hipotansiyon ve genel anestezi yapılacak ise de zor entübasyon gibi anestezi komplikasyonları daha fazla görülür.

Obezitesi olan gebelerde doğum sonrası bacaklara ve akciğere venoz pıhtı atması sıklığı artar ve kan sulandırıcı iğne ihtiyacı olabilir.  

Obezitesi olan gebelerde doğum sonrası yara yeri ve epizyotomi enfeksiyonu, endometrit, yara yerinde seroma ve hematom oluşma risk artışı da daha fazla görülür.

Obezitesi olan gebelerde doğum sonrası depresyon daha sık görülür.

SSVD denilen sezeryan sonrası vajinal doğum yapılabilirliği de obezitesi olanlarda daha az mümkün olur.

Üstelik obez anneden doğan bebeklerin gebelik boyunca maruz kaldığı artmış şeker, insulin, yağ ve inflamatuar sitokinler; bebeklerin de ileriki çocukluk ve erişkinlik yaşlarında obezite ve kardiyo-metabolik morbidite görülme riski artırır. Nörolojik ve davranışsal gelişim anormalileri (bilişsel bozukluk, otizm, hiperaktivite, dikkat eksikliği, anksiyete, depresyon, şizofreni, yeme bozuklukları) sıklığı artar. Astım artar.

 

Sonuç olarak Neler yapılabilir?
Gebe adayı, gebelik planlamadan önce yeterince bilgilendirilmelidir.Gebe adayı  diyetisyen ile birlikte takip edilip; kilo vermesi sağlanmalıdır. Obezite için mide küçültme cerrahisi yapılabilir.
Gebe kalınınca şeker taramaları daha erken haftalara çekilebilir. Kilo alımı mümkün oldukça kısıtlanmalıdır. Diyet ve egzersiz ile gebelik sürecinde iyi bir kilo kontrolü sağlanmalıdır.. Ultrason takiplerinde gebelik haftası erkenden hesaplanmalıdır. 5. ayda detaylı ultrason mutlaka çekilmelidir; gerekirse fetal eko da çekilmelidir. Düşük doz asprin preeklamsiyi önlemek için başlanabilinir. Doğum sonrası da olası emboli ve enfeksiyon riskini önlemek için gerekli önlemler planlanmalıdır.


 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup