‘ABD’ Kimin Müttefiki Kardeşim !?


   Daha önce defalarca Türkiye'nin itirazlarına ve şikâyetlerine rağmen Amerika, Suriye Kuzeyine temelli yerleşmeye çalışan PKK uzantılarına tırlar dolusu silah, mühimmat, zırhlı araç göndermeye devam ediyor!.. Bu nasıl müttefiklik, bu nasıl devlet ahlâkı, bu nasıl uluslararası hukuki anlaşma ve dayanışma böyle!?

   Biliyorsunuz, sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve heyeti, 22 Eylül 2019 tarihinde ABD'ye gitmişti. Güya ABD ile bizimkiler oturup, bu Suriye'nin Kuzeyindeki gelişmeler hakkında bizim lehimize, müttefikliğe yakışır şekilde kararlar alacaklardı değil mi? Bir de duyduk ki, bizim heyetler bu konuda temaslar yaparken, aynı saatlerde ABD, aynı gün bu PKK uzantılarına "tam 200 tır dolusu daha" yeni silahlar göndermiş, iyi mi?

   Yahu kardeşim, bu ABD kimin müttefiki!? Bunlar, tam Suriye sınırımızın kenarına şu günlerde temelli yerleşmeye çalışan çapulcular topluluğu PYD-YPG teröristlerinin müttefiki mi, yoksa 67 yıldır süren Türkiye-Amerika NATO müttefiki mi!? Yıllardır NATO üyelerini korumak için sürdürülen 'NATO Tatbikatlarına' bizim Türk Silahlı Kuvvetleri mi katılıyor, yoksa bu PKK uzantısı teröristler mi!? Bu ne acayip görüntü böyle!?

   Yıllardır bir dost ve müttefik ülkeye yakışmayan yardımları, görüntüleri, belgeleri ve istihbarat duyumlarını Amerikan yetkililerine verdik mi? Verdik!.. Defalarca "Sabrımız Taşıyor Haa!.." dedik mi? Dedik!.. Defalarca onlara, Fırat'ın Doğusuna bizimle müdahale etmezseniz eğer, biz tek başımıza müdahale edeceğimizi bildirdik mi? Bildirdik!.. Bize göre, artık 22 Eylül günü bu güya müttefikimiz ABD ile görüşürken, teröristlere 200 tır daha silah gitti mi? Gitti!..

   Yahu, şu bizim 'sabır taşımız' ne zaman çatlayacak Allah aşkına!? Kaç defa süre verdik, kaç defa ikaz ettik, kaç defa sitem ettik, bunların hiç birinden netice alamadık!.. Ne duruyoruz acaba, bunların bize yaptıklarına karşılık, bizim yapacağımız tek şeyin; İngilizlerin o zamanki oyalama taktikleri sonrasında yaptığımız gibi; "Kızım Ayşe Tatile Çıkabilir!" hareketi olmalı değil mi? Tıpkı 1974'deki Kıbrıs Barış Harekâtına başlama parolası gibi!.. Durdukça zaman ve irtifa kaybediyoruz, durdukça sorunların daha da büyümesine sebep oluyoruz.

   Daha önce gelen 3,5 milyon Suriyeli mülteciye, bu gidişle bir o kadar daha eklenecek gibi görünüyor? Kapılarımıza çoktan dayandılar bile. Ne duruyoruz ki!? ABD'nin değişeceğini, yaptıklarından pişmanlık duyup, bizden özür dilemelerini filan bekliyorsak eğer, hiç boşuna beklemeyelim!.. Küçük ortağı İsrail ile ABD çoktan tavırlarını ortaya koydular, yapacaklarını da yaptılar!.. Tıpkı bundan önceki Kıbrıs, Ege ve Kıta Sahanlığı gibi konularda hep Yunan ve Rum tarafını tuttukları gibi, bu sefer de hep PKK'dan yana oluyorlar, hiç boşuna olmayacak hayaller görmeyelim, bu artık belli oldu!..

   Devlet olmanın bazı özellikleri vardır; tıpkı, bir pire için koca bir yorganı yakmak gibi. Bu iş ilk başta maddi bir kayıp gibi görünse de, böyle bir hareketin ilerideki yansımaları çok olumlu olur. En azından, 'kararlılığımızı' herkese göstermiş oluruz ve ileride çıkabilecek bazı sorunlarda, bu keskin ve kararlı hareket, karşımızdakilerin daha dikkatli, daha duyarlı davranmalarını sağlar!.. Diplomaside eli en güçlü olanlar, hep bu kararlılığı tam zamanında gösterebilmiş olanlardır!..

   Türk tarihine bir baktığımızda, bunun örneklerine çok rastlarız. Olmayacak duaya 'Amin' deyip durmanın kimseye bir yarar sağladığı şimdiye kar hiç görülmedi. Öyleyse, artık şu güya dost ve müttefikimiz denilen ABD'den yavaş yavaş elimizi-eteğimizi çeksek çok iyi olacak!.. Bir hata on defa affedilmez, seceresi belli bir adam da on defa denenmez!.. Sağlık için, cerahatli bölge kesilip atılır, Tıbbın ezeli kanunu budur!..         

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
02Ekm
30Eyl

"Mizaha saygı kayboldu !.."

29Tem
01Tem

“ERKEN SEÇİM OLUR MU !?”