
Sevmekle Başlar Her Şey
Elif Öztürk / ELif'le İçsel Farkındalık
- 253
Mutluluktan sürülmüş gibi sıkkın ve hareketsiz oturuyor karşımda. Ne desem ne söylesem etki etmiyor. İsyanlarına haklı gerekçeler bulmaya çalışıyor kendince.
“Ben senin yitirdiklerinin masallarıyla büyüdüm anne. Senin hasret kaldıklarını hiç bilmiyorum. Bana eskiden şöyle güzeldi bayramlar diye başlayan beylik cümleler kurma.”
Aramızdaki kuşak farklılığının sanıyorum böyle zamanlarda ayrımına varıyorum. Otoriter bir anne değilim. Elbette kurallarım var ama arkadaş olmaya da çalışıyorum. Kısacası annem gibi değilim. Kim öyledir ki? beni annem büyüttü, çocuğumu da ben. Zaman, yer, mekan farklılıkları da etkilemiyor mu? Annemin dünyasında ki gerçekler ile benimkisi hiç aynı olmadı. Hep bu yüzden çatışmadık mı? Şimdi olan ne sanki? Kızımın sesi ile irkiliyorum.
“Seni mutlu eden ne ise ben de bileyim.”
“Annem ile tartışmalarımızı hatırladım.”
“Ne için tartışırdınız?”
“Hiç heveslenme senin gibi değildim. Biz kıyafetlerim, konuştuğum arkadaşlarım, seçeceğim meslek gibi konularda sürtüşürdük.”
“Çok saçma ya. İnsan kendi karar verir kıyafetine, arkadaşına, mesleğine.”
“Doğru sana göre çok saçma. Ne de olsa senin doğal gördüğün bizim için kazanılması gereken haklarımızdı.”
“Eskiden işler öyle çok da toz pembe değilmiş.”
“Her dönemin iyi ve kötü yanları var kızım. Önemli olan iyiyi çoğaltıp kötüyü azaltmak.”
“Sosyal medya yazısı gibi oldu. Aman pozitif düşünelim, öyle yaşayalım.”
“Bunun kötü bir yanı yok ki kızım.”
“Nasıl yok anne. Bu kadar kötülük, açlık, ahlaksızlık, değersizleştirilen ilişkiler varken insanlar hiçbir şey yapmadan oturdukları yerde pozitif olsalar ne yazar.”
O kadar haklıydı ki söyleyecek sözüm yoktu. Sustum. Öylece kaldım olduğum yerde.
“Anne sen bayramlardan yakınmıyor musun?”
“Evet çok şey değişti.”
“Değişmedi anne. Yitirdik. Kaybettik. Hayır, hayır. Siz kaybettiniz. Eskiyi yad etmekten başka ne yapıyorsunuz anne?”
“Ne yapabiliriz ki? bayramlaşıyoruz hala tabi ama işte… Birinci gün biter tüm ziyaretlerimiz.”
“Bayramlaşamayanları ziyaret edebilirsinizanne.”
“Kime gidelim kızım.”
“Yaşlılar yurduna, bakıma ihtiyacı olan çocukların kaldığı esirgeme kurumlarına, kadın sığınma evlerine gidebiliriz anne.”
“Buralara gidebiliyor muyuz?”
“Neden gidemeyelim? Arkadaşlarım yıllardır ziyaret ediyorlar. Hadi gel internetten bakalım. Telefon numaraları vardır.”
Kızımın bu heyecanı beni de sardı.
“Oturduğun yerde pozitif kalmıyorsun bak. Harekete geçiyorsun.”
Yüzündeki gülümseme kalbimi ısıttı.
“Bir günlük ziyaretin ne kadar etkisi olur bilmiyorum ama bir yerden başlamak gerekiyor anne.”
Küçük kızımın büyüdüğünü hiç kabul etmediğimi şimdi anlıyorum.
“Onların yalnız olmadıklarını hissettirmek gerekiyor kızım. Sevmekle başlar her şey. Hiç tanımadığını, sana hiç benzemeyene sevgi duyup sarılabiliyorsan çözemeyeceğin hiçbir şey kalmaz.”
Kızımın umutla bakan gözlerini fark edince ona sarılmak istedim.