SİYASETMİŞ! YAŞASIN SANAT VE YAŞASIN İNSAN!


Nedense siyaset denilen kuruma hiç ısınamadım ve hep uzak durdum. Siyasetçilere de öyle. Sadece ülkemizde değil hemen hemen tüm dünyada durum aynı. Sadece derecesi biraz farklı gelişmişlik durumlarına bağlı olarak. Kuruluş amacı belki de toplumu yönetmek yanında yaşam koşullarını da düzeltmek ve geliştirmek, elverişli yapmak olması gereken siyaset kurumu, günümüzde öyle bir hâl almış ki, amaç olması gereken insan ve insanlık, bir araç durumuna düşmüştür. Neredeyse insanın yaşaması üzerine değil ölmesi üzerine yapılıyor siyaset. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Ülkenin durumuna bir bakar mısınız? Ülke kan gölüne dönmüş. Her saat insanlar ölmekte ama siyasetçiler anketlere bakmaktalar kaç insan daha ölünce oyları yükselecek diye. Önemli olan insan yaşamı değil, anketler ve partinin geleceği. Hiç şaka değil gerçeğin tam kendisi bu ne yazık ki. Partiye hangisi oy getiriyorsa, puan kazandırıyorsa onu istiyorlar. Güya hepsi insancıl görünüyor ama içlerinden ellerini oğuşturuytorlar. “Daha çok insan ölsün de partimiz oy kazansın” diye sevinenler mi dersiniz; “Aman ben uzak durup seyredeyim partim oy kaybetmesin” diyenler mi dersiniz her türünden var. Seçim olalı 2 ayı geçmiş halen daha oyalanmaktalar, sallana sallana vakit kaybetmekteler daha doğrusu daha çok insanın ölmesini beklemekteler ki şartlar olgunlaşsın da halk tek başlarına bunları iktidara getirsin. Lânet olsun böyle siyasete! Dünyaya bir bakın! Okumayan, sanata uzak duran, şiire, öyküye, romana, sanata, felsefeye, edebiyata uzak duran ve sadece midesini düşünen toplumların kaderi hep böyle. Çünkü şiir, öykü, roman okumuyorlar. Okumadıkları için bilinç düzeyleri yükselmiyor. Bilinç düzeyleri yükselmediği gibi güzeli isteme ve insani olanı isteme talepleri de gelişmiyor. Olayları farkedemedikleri için her şeyi kadere bağlıyorlar ve sorgulamıyorlar. Sorgulamadıkları için hesap soramıyorlar. Hesap soramadıkları için de kendilerini sömürenlere tapınıyorlar. Ülkeyi ve dünyayı kan gölüne çevirenlerle aynı törende ellerini kaldırıp bir daha böyle acılar olmasın diye dua edebiliyorlar. Sadece ülkemizde değil, gelişmiş Avrupa ülkeleri ve birkaç gelişmiş ülke hariç, dünyanın tüm gelişmemiş ülkelerinde durum aynı. Sanatın edebiyatın, felsefenin, okumanın, yazmanın ve çizmenin gelişmediği tüm ülkelerde durum böyle. Şu işe bakın ya yaşamdan değil ölümden medet bekliyor siyasi partiler. Anketleriniz batsın sizin! İnsanlığın en aşağı seviyeye indiği böyle zamanlarda bile, kaybolan insani boyutu bulup çıkarmak ve yaşama dahil etmek yine sanatçıların, edebiyatçıların görevidir. Siyaset her şeyi kullanır ve gerekirse öldürür. Ama sanat yaşatır. Sanatın amacı insandır ve yaşatmaktır. Hem de sadece insanı değil tüm doğayı. Bitki, hayvan, su, dere, ağaç, çiçek börtü böcek ne varsa insanla birlikte yaşatmaktır sanatın görevi ve amacı. Her zaman diyorum ve demeye devam edeceğim. Yaşasın sanat! Yaşasın insan ve insanlık! İçinde insan olmayan siyasete de yazıklar olsun!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup