ŞİİR ANADOLU’DA YAŞIYOR!


Yaşamdan gelmeyen şiirin küf koktuğunu yazmıştım bir yazımda. Bu nedenle de buram buram insan kokan , canlı, diri Anadolu Dergilerini çok önemserim. Halen daha insani boyutun kaybolmadığı, ruhunu kaybetmemiş Anadolu Dergileri edebiyatın temel işlevinin ne olması gerektiği hakkında benimsediğim, kimi zaman geliştirdiğim görüşlerime destekleyici katkılar yaparlar. Makineleşen dünyada metalaşan ve yabancılaşan ve giderek yok olan insan(!) ilişkilerindeki “insani boyutun” her aşamada aranıp bulunup yaşama dahil edilmesidir edebiyatın başlıca görevinin. Bunu da ancak ruhunu, diriliğini kaybetmemiş Anadolu Dergileri daha doğrusu bu dergilerde görev alan yazar ve şairler yapabilir. “İnsani boyut” kavramı biraz beylik bir laf olarak algılanabilir. Kavramı biraz daha daraltıp netleştirirsek; edebiyattan beklediğim(naçizane); insanların daha içten davranarak ilişki kurmaları ve gereksiz bazı dünya hırslarını frenleyip dünyadan gözleri açık gitmelerini önlemektir .Edebiyat, edebiyatçılar,bu ikisini bile başarsa büyük bir iyilik yapmış olacaktır insanlık için. Bunları başarmak için de, her şeyden önce yazar ve şairlerin kendileri bu özelliklere sahip olmalıdır. İşte bu özellikler de sevinerek görüyorum ki Anadolu’daki arkadaşlarda fazlasıyla var. Ve işte bu nedenledir ki hiçbir zaman bağlarımı koparmam ülkenin dörtbir yanındaki bu güzel arkadaşlarımla. Bir görev de edebiyatseverlere düşüyor. Sadece edebiyatseverlere de değil tüm “insanseverlere” düşüyor. Bu dergilere ürün göndermek, okumak, abone olmak, desteklemek ve uzun süre yaşamaları için ne gerekiyorsa yapmak. Bu dergilere yapılacak her katkı, “insana” yapılan bir yatırım olacaktır. Rehaveti bırakalım ve işin ciddiyet boyutunu kavrayalım lütfen! Ve Fethiye Keçi Kitabevi’ne bıraktığım YAŞAM SANAT dergilerini de alarak okuyalım. Perşembe günü Fethiye’de olacağım ve kontrol edeceğim. Şimdi bu satırları yazdığım Salı günü akşamı da Adana’da Yaşam Sanat Dergisi’nden değerli arkadaşlarımla buluşacağız. 5-6 arkadaş oturup sohbet edeceğiz ve belki bu konuları konuşacağız. Arkadaşlardan birisi işi gereği ancak yağmurlu havalarda izin yapabiliyormuş. O arkadaş gelmeden de sohbetin tadı olmaz elbet. Bu nedenle yağmur yağması için dua etmeyi ya da yağmur duasına çıkmayı planlıyorduk ki neyse Allah’tan şu anda Adana’da bir gök gürlemesi var ki sormayın. Yani Yaşasın! Ve bir şiirimle bitireyim yazıyı: HARAKİRİ PARAKİRİ Japonlarda adettir Yolsuzluktan yakalanan Canına kıyar utancından Yaparak harakiri Bizde adet tam tersi Onur şeref haysiyet Utanmak şöyle dursun “Yarabbi şükür” diyorlar Yağdıkça parakiri

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup