SAMİMİYET BİR DE AYAKLAR!


Hani bir söz vardır:”Gözden ırak olan gönülden de ırak olur!” diye. Yaklaşık 2 ay süren tedavim nedeniyle Fethiye’den uzak kalmıştım. Döndüğümde geçen hafta yazdığım ve kanımca önemli bir konuyu Gerçek Fethiye Gazetesi’ndeki köşeme taşıdım. Yazım her Çarşamba günü 2. ci sayfada yayınlanırdı. Bu hep böyleydi. Ama bir baktım ki yıllardır bana ait olan köşeyi başyazarlar kapmış. Sonra orta yazarlar sonra da bana sıra gelmiş arka sıralarda. İnsanlardaki bu hırs beni öldürecek. Toplumun her kesiminde var bu hırs. Aman Allah’ım ne kötü bir şey bu! Ben yaşamım boyu hep uzak durduğum bu hırs durumlarından yine uzak durmaya çalışacağım. Bakalım görelim! Belki de dizgiyi yapanların işgüzarlığıdır ya da adamsendeciliğidir bilemiyorum artık. Neyse konumuza dönelim. Ünlü Rus yazarı Tolstoy’u okuyanlar bilirler. Neredeyse bütün eserlerinde insanoğlunun tamahkârlığını ele alır. Okuduğum bütün öykülerinde gözü doymayan insanoğlunun türlü türlü hâllerini anlatır. Nice zenginlerin bu açgözlülüğü yüzünden biraz daha mal kapayım hırsı uğruna gözlerinin açık gittiğini usta kalemiyle dile getirir. Ben de sanat yaşamımda Tolstoy’un görüşlerini kendime rehber edinmişimdir. “Sanat Nedir?” adlı kitabını okuduğum zaman hayretler içinde kalmıştım. Yıllardır kendime edinmeye çalıştığım sanat anlayışımın bir dev usta tarafından teyit edildiğini görmek beni hem mutlu etmişti hem de güç vermişti. Yani ne kadar doğru yolda olduğumu anlamak bana inanılmaz bir güven vermişti. Tolstoy nasıl hırs ve tamahkârlığın kötü bir huy olduğunu eserlerinde işleyip insanları bundan uzak durmaya uğraşıyorsa ben de şimdiye kadar yazdıklarımda çizdiklerimde “Samimiyet” i işlemeye çalıştım. Samimiyet bir diğer deyişle içtenlik yaşamımda hep belirleyici düstur olmuştur. İnsanları yaptıkları işlerde samimi olup olmadıklarına göre seçer, samimi olmayan insanlardan uzak durmaya çalışırım. Fakir- zengin- sağcı- solcu, okumuş- okumamış hiç fark etmez. Hangi görüşte olursa olsun Samimi olan insanlardan kimseye zarar gelmez. Samimi insanlar, yaptıkları işlerde çıkar beklemeyen, işin gereği öyle olduğu için yapan insanlardır. Bir şey yapılması gerektiği için yaparlar. Hesap-kitap, ticaret düşünmeden davranan bu insanlar, insanlığını yüzakıdırlar ve iyi ki vardırlar. Onlar olmasaydı bu dünya üç kuruş için yapmayacağı olmayan, vefasız, hatır gönül bilmeyen çıkarcı, hırslı insanların yüzünden çekilmez olurdu doğrusu. Hastalıklar insana şiir de yazdırıyor. Son yazdığım bir şiirimle bitireyim yazımı AYAKLAR şeker hastalığı en başta ayakları vururmuş uzun yaşamak istiyorsan ayaklara iyi bakacaksın diyorlar oku yaz düşün taşın kafaya yatırım yap bir ömür ama uzun yaşamak için “ayakları baş tacı et” desinler bu yaştan sonra işe bak

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
20Ekm

HAZ VE  MUTLULUK 

06Ekm
30Eyl

GÖNÜLLERİ CİLALAMAK

22Eyl

AH ŞU EGO VAR YA ŞU EGO!

16Eyl
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup