OKUMAK YAŞAMA GÜLÜMSEMEKTİR!


Ülkemiz, tarihinin en sıkıntılı günlerinden geçmektedir. Terör olayları nedeniyle şehit vermediğimiz gün yok gibidir. Bu yetmezmiş gibi trafik, sel, kadına şiddet başta olmak üzere neredeyse her alanda insan kaybı olması artık ülkemizin olmazsa olmazı haline gelmiştir. İşin tuhafı, günde en az 15-20 kişiden aşağı insan ölmemesi artık haber değeri bile taşımamakta, ülkede olay olmamış gibi kanıksanmaya başlanmıştır. Her saat başı insanların öldüğü bir ülkede, sanattan edebiyattan dem vurmak ne derece doğrudur? Doğru olsa da, herkes can derdinde iken kimin umurunda olacaktır? Görünüşte durum böyle olmakla birlikte, “ gecelerin en karanlık olduğu anlarının aydınlığa en yakın anlar olduğu ” gerçeği gözönünde tutularak “umut”tan ümit kesilmemelidir. Umut her zaman var olmalıdır ve bu karanlık günlerden ülkemizin eninde sonunda çıkacağına olan inancımızı korumalı ve kuvvetlendirmeliyiz. İşte böyle durumlarda gözden kaybolan, daha doğrusu kaybettirilmeye çalışılan ”insani boyut”u gündemde tutmak ve yaşamın içinde ön plânda yer vermek yine sanatın ve sanatçıların görevi olmalıdır. Tüm toplumu ötekileştirmeden, herkesin birbirini insan olarak sevip sayacağı bir barış ortamında tutabilmek sanatla mümkündür. İnsanıyla, hayvanıyla, çiçeğiyle böceğiyle sürdürülebilir bir yaşam sanata önem vermekle olur. Sisli günlerin geçtiği zamanlarda, insanların birbirine bakacak yüzlerinin olması için insani boyutun elden kaçırılmaması lâzımdır. Böyle karanlık zamanlarda, insani boyutun ve insan olmanın yapıtaşları olan değişmez ve kalıcı evrensel değerlerin kaybolmaması için sanata ve sanatçılara büyük iş düşer derken, şunu da unutmamak gerekir: Aslında toplumda insanlar sanata önem verselerdi, şiirle, öyküyle, romanla ilgilenselerdi ve okuyarak kendilerini donanımlı hale getirselerdi, başlarına gelecek belâları da önceden sezebilecekler ve tedbirlerini alabileceklerdi. Yani olayları birbirine bağlamak, akılyürütmek yetilerini geliştirip sebep- sonuç ilişkilerini kavrayabilecekler, büyük fotoğrafı görerek kendilerine dayatılmaya çalışılan bu karanlık yaşam anlarına karşı tepkilerini koyup, itirazlarını yapabileceklerdi. Çünkü anlamak, kavramak, bilmek, sorgulamak, hesap sormak ancak okumakla, çok okumakla olur. Sanatın olduğu yerde yokolmak değil, varolmak esastır.okuyan toplamlarda ölüm değil yaşamdır esas olan. Mademki okumuyoruz bari insanlığımızı kaybetmeyelim. Birbirimizi kırmayalım incitmeyelim!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup