HEPİMİZ KİRLENDİK BİRAZ. HİÇ KİMSE MASUM DEĞİL!


Kimse kimseyi kandırmasın. Herkes her şeyin bal gibi farkında. Halkın büyük bir kesimi uyuyormuş da, onları uyandırmak için zamana gerek varmış da, bunun için sabırla beklemek gerekiyormuş da, bilmem daha neler neler…Halkın uyuduğu muyuduğu yok. Hepsi senden benden uyanık. Tilki uykusuna yatıp, uyuyor numarası yapıyor uyanıklar. Masum değiliz hiçbirimiz. Bizler kokuştuğumuz için, bizim seçtiklerimiz de bizden besbeter kokuşmuş oluyor ve biz de bu kokuyu farkedemiyoruz. Ne hikmetse dünya alem farkediyor ama biz bir türlü farkedemiyoruz(!) Toplum tümden kokuşmuş durumda. Aile kurumu kokuşmuş, okul kokuşmuş, esnaflar kokuşmuş. İlişkiler kokuşmuş. Evrensel değerlermiş, insan haklarıymış, namus- şeref –haysiyetmiş, kimselerin umurunda değil artık. Herkes önce kendini, sonra akrabalarını, eşini dostunu, tanıdıklarını koruyor. “Başkası”na yaşam hakkı tanımayan, herkesi “öteki”leştiren, topyekün “yandaşlık” hastalığına tutulmuş garip bir toplum olmuşuz. En küçük muhalefetinden iktidarına kadar tümden kokuşmuş olan baştakileri suçlarken, önce kendimize bakalım. Biz bu kadar kokuşmuş olmasak, onların haddine mi düşmüş bizlerle alay eder gibi orta oyunu oynayıp durmaları. Manava gidiyorsun. Paranla aldığın halde çarık çürükleri de kaktırıyor torbanın altına. Balık almaya gidiyorsun. Sayıyorsun parasını ellerine peşin peşin ama balığın kokuşmuşunu dayıyor sana. Çünkü balığın tazesini “tanıdığına” verecek hem de daha ucuza. Çünkü sen, paranı peşin peşin ödesen de, onun için “ötekisin” ve bu dünya sadece “tanıdıklar” içindir. Nereye gidersen git, ne alırsan al, en küçük esnaf bile hep yandaş tavırlar içinde ve tanımadığına “öteki” gözüyle bakarak parasını peşin üstelik fazla fazla alıp bir de her şeyin en kötüsünü kakalayarak yaşam hakkı tanımıyor acımasızca, vicdansızca. Kokuşmuşluk toplumun en küçük hücrelerine kadar işlemiş olduğundan ve bu kokuşmuşluktan nemalanma yükselen değer olduğundan yakında insanların yaşamak için oksijeni terkedip boksijen soluduğunu görürsem şaşırmayacağım. Çünkü o kadar koktu ki içimiz dışımız, oksijen solumak neredeyse bize zarar verecek bir gaz gibi gelmeye başlayacak yakında. Önce kendimizi kirlerimizden arındırmamız gerekiyor. Kendi kokumuzu gidermeden, başka kokuları temizleyeneyiz. İşin daha da kötüsü, pis kokular gelmezse bir sorun mu var diye kuşku duyacağız yaşamımızdan. Bir an önce yıkanıp kırklanmamız gerekiyor. Yoksa ilahi temizlik gelirse, Allah korusun! Ve yazımı küçük bir şiirimle bitireyim. TEMİZ TOPLUM bakıyorum ekranlara temiz bir çevre için takıyorlar yakasına herkesin G canlı yeşil bir yaprak peki ya temiz bir toplum için hangi renkte ve neremize ne taksak acaba

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Oca

Yusuf Ziya Yilmaz- Şair

06Oca
30Ara

İnsan olmak ne güzel!

23Ara

EDEBİYAT VE ÇEVRE TEMİZLİĞİ

16Ara
saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup