HAZ VE  MUTLULUK 


Mutlu olmak için nesneye sahip olmak değil de onu paylaşmanın esas olduğunu savunmuşumdur hep. Atalarımızın dediği gibi "Veren el alan elden üstündür" ilkesine inanmışımdır. Vermek, paylaşmak, ihtiyacı olan yerlere yardım etmek, başkalarına da hayatı kolay kılmak gibi tutum ve davranışlardır mutlu eden şeyler.
Habire nesneye sahip olarak değil, sahip olduklarından ihtiyacı olanlara da vermek, onların zorluğunu gidermek ve  onları mutlu ederek gözlerindeki mutluluğu görmektir gerçek mutluluk.
Para, pul, makam, mevki, şan,  şöhret,  şişinmek, kibirlenmek, bencilce sadece kendin için  çıkar sağlamak değil,  bu imkanları insanları mutlu etmek için kullanmaktır. Yani nesne araçtır. Amaç olan ise bunları insan olma yolunda kullanmaktır. Amaç insandır.  Sanat anlayışımda da, günlük yaşam anlayışımda da bu görüşler hakimdir bende. Elimden geldiğince tutarlı olmaya de dikkat ederek böyle davranmaya çalışırım.
Mesud Topal'ın derleyip kitap haline getirdiği Farabi'nın görüşlerini okurken, kendime ilke edindiğim gibi: " Sende olanı paylaşmayı bilirsen, mutlu da olursun." ifadesini görünce çok mutlu oldum.
" Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun?" ( Destek Yayınları, 45. Baskı, Eylül/2020) kitaptan bir bölümü paylaşmak istiyorum:
"  Farabi ve mutluluk
Farabi için mutluluk, kayıtsız şartsız, karşılıksız iyiliktir. Ona göre insanın en büyük kazanımı mutluluktur. Mutluluğu kendisine amaç edinen insan her daim doğru yol üzerinde olacaktır. Ve Farabi şu çok önemli noktayı açıklığa kavuşturur: Mutluluk, maddeye ihtiyaç duymayan, herhangi bir maddenin  varlığı ya da yokluğu ile alakası olmayan yüce bir kazanımdır der. Ve şunu da ekler:'  Mutluluk, insanın aklının ulaşabileceği en zirve kazanımdır.'
Farabi, insanın çok farklı özelliklerle doğduğunu, bu özelliklerini akıl ile geliştirirse, mutluluğa ulaşabileceğini söyler. Ahlâklı ve mutlu olabilmek için aklı da şart koşar. Farabi için mutluluk herhangi bir hazza dayalı değildir. Yani herhangi bir nesnenin kazanımı, mutluluğun kazanımı değildir. Bu hususun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Günümüz modern insanı mutluluğu bir insanın varlığı veya herhangi bir nesnenin kazanımı olduğunu zanneder. Bir nesneyi aldıgınızda yaşanılan o hissiyat mutluluk değildir. Ya da bir insanın sizinle beraber olması ve sizde uyandırdığı hisler de mutluluk değildir. Bu yanılsamalardan kurtulanlar ancak gerçek mutluluğun ne olduğunu kavrayabilir.
Farabi için mutluluk,  hazzın ötesinde bir anlam içerir. İnsanın buna ulaşabilmesi için de, hayatın içinde ölçülü olması gerekir. Ona göre mutluluğun sağlanması için, insandaki duyguların  akıl denetiminde olması gerekir.  Görüldüğü üzere Farabi'nın mutluluk anlayışı olağanüstü diyebileceğimiz derecede müthiştir." (s.77,78)
Nesneyle ilgisi olmayan  bu yüce mutluluğu bütün kalbimle onaylarken, yıllar önce  Çetin Altan' ın yaptığı " mutluluk" tanımını anımsadım:" Mutluluk sevdiğinle zamanı unutmaktır."
Hiç içime sinmemişti bu tanım. Hep eksik gelmişti bana. Nihayet Farabi'nın tanımıyla doyurucu yanıtıma kavuştum. Evet " bir nesneyi aldığımızda yaşanılan o hissiyat mutluluk değildir. Ya da bir insanın sizinle beraber olması ve sizde uyandırdığı hisler de mutluluk değildir. Bu yanılsamalardan kurtulanlar ancak gerçek mutluluğun ne olduğunu kavrayabilirler. (s. 78)
Haz ile mutluluğu karıştırmayalım bence de!
 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup