“ANCAK”LAR ve ANZAK'LAR!


Bu sözcükler devreye girdi mi, peşinden ne geleceğini tiksinerek öngörmeye başladık artık. “Ama”, “fakat”, “ancak” sözcükleri bu dediğim sözcükler. Dedim ya sözcüğün ne günahı var? Aslında bazılarının iğrenç düşüncelerini ortaya koyuyor bu sözcükler ama, ne yalan söyleyeyim bana itici gelmeye başladılar. Ülkemiz tarihinin en büyük katliamı olmuş,100 kişi hayatını kaybetniş, onlarca genç çocuk yaşama doyamadan hayatları ellerinden alınmış ve haberleri izlerken gözyaşlarımızı tutamıyoruz. Adam güya üzüntüsünü belirtiyor. Efendim çok üzülmüş “ama o çoıcukların orada ne işi varmış. Ya da çok üzülmüş hem de çok üzülmüş de “ancak” ölenler şu şu partidenmiş. Çok üzücü bir durummuş, adam kahrolmuş “ama” ölenler şu etnik kökendenmiş, şu dindenmiş, şu mezhepdenmiş. Hay “amalar”, “ancaklar” götürsün sizi.İnsanın şöyle diyesi geliyor:”Sen de insan görünüyorsun AMA, ANCAK VE FAKAT ve de LÂKİN….” Gerisini siz tamamlayın artık. Sırf barış çığlıklarını haykırmak için giden masum insanlar için, çocukların ölümü için bile insanlığını kaybederek “ama”lı, “ancak”lı cümleler kuranların nasıl bir ruh durumları vardır inanın hiç anlamıyorum. Nereden nereye geldik görüyor musunuz? Acımasız katilleri sorgulamamız gerekirken, katledilen masumları sorgulayan bir millet olduk.İnsani değerlerimizi nasıl yitirdik, nasıl dibe vurduk inanamıyorum. Oysa nasıl bir milletrin torunlarıydık. Değil kendi masum insanlarının ölüsüne söz söyleyen, düşmanın çocuklarına bile bize karşı savaşırken öldükleri halde incitici söz söylemeyen bir milletin torunları. Anzak’ları bilirsiniz. Ve Çanakkale Zaferi’mizi.. Adamlar binlerce kilometre öteden gelip, tanımadıkları bir ülkeyi işgal etmek, kendi kendine yaşayan milletimizi öldürmek ya da esir etmek istemişler ama bunu başaramamışlar. Çoluk çocuk, kadın erkek demeden topyekün savaşa girmiş kahramanca ülkesini savunmuş, düşmana geçit vermemiş, kendisinden onlarca kat daha kalabalık ve donanımlı düşmanı Çanakkale’de püskürtmüş ve büyük bir zafere imza atarak ülkesini ayakta tutmuş bir milletin torunlarıyız. Ne kadar övünsek azdır. Hem bu zafer için övünmek hakkımızdır hem de savaştan sonra sergilediğimiz “duruşumuz” için. Savaşta hem biz binlerce kayıp vermişiz, gencecik çocuklarımızı kefensiz toprağa vermişiz hem de “düşman” kayıplar vermiş ve binlerce Anzak ve diğer ülke askerleri hayatını kaybetmiş. Yani ülkemizi işgal etmeye, bizleri yok etmeye gelmiş ülke askerleri de savaşta ölmüşler . Ve dünya tarihinin en büyük komutanı Mustafa Kemal Atatürk, hayatlarını savaşta kaybeden yani bizim askerlerimiz tarafından vurularak öldürülen Anzak askerlerinin ailelerine şu mesajı göndermiş: “Kanlar içinde yatan ve hayatlarını kaybetmiş kahramanlar şimdi dost bir ülkenin topraklarında yatıyorsunuz. Bu yüzden huzur içinde uyuyun. Ülkemizde yan yana yatan Mehmet’ler ve Johnn’ler arasında bizim için hiçbir fark yoktur. Siz çocuklarını uzak ülkelerden gönderen anneler gözyaşlarınızı siliniz. Çoçuklarınız şimdi bizim yüreğimizde yatıyor ve huzur içindeler. Bu topraklarda hayatlarını kaybettikten sonra onlar artık bizim çocuklarımız olmuştur”. Nereden nereye geldik?

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup