Afi Can

Eskişehir'in Kalbinde Sonsuza Dek Yaşayacaksın: Fethi Heper'in Efsane Yolculuğu

Afi Can

  • 357

Geçtiğimiz günlerde Türk futbolunun nadide incilerinden biri olan Fethi Heper, 81 yaşında 
hayata veda etti. Eskişehirspor’un formasını terleten, “Fethi–Nihat–Ender, filelere gönder” 
sloganıyla bütün gönüllerin hafızasında yer edinen efsane kaptan, sadece sahadaki 
performansıyla değil, aynı zamanda Türk futbolunun kültürüne kazandırdığı değerlerle de 
anılıyor. Vefatı, hem Eskişehirspor camiasını hem de tüm Anadolu’yu derin bir üzüntüye 
boğdu. Bugün, onun kariyerine, unutulmaz Sevilla maçındaki destanına, tribünlerde yarattığı 
coşkuya ve yaşam öyküsüne dair hatıraları, gelecek nesillere aktarmanın önemini bir kez 
daha hatırlıyoruz. 
 

Bir Efsanenin Doğuşu 
Fethi Heper, 3 Şubat 1944’te Eskişehir’de dünyaya geldi. Futbola olan tutkusunu henüz beş 
yaşında, sokaklarda top oynayarak keşfetti. Genç yaşta yeteneği göz dolduran Heper, 1960 
yılında lisanslı futbol hayatına Eskişehir Gençlik Kulübü’nde adım attı. Ardından, 1965 
yılında Eskişehirspor’un kurucu kadrosunda yer alarak, sarı-kırmızılı renklere gönül 
verdikten sonra, Eskişehirspor tarihine damgasını vurdu. Onun adı, sadece attığı gollerle 
değil, aynı zamanda futbolun ruhunu, mücadele azmini ve taraftarlarla kurduğu eşsiz bağla 
da anıldı. 
Eskişehirspor’un 1970’li yıllarda yaşadığı zaferler, Heper’in önderliğinde, tribünlerde yankı 
bulan tezahüratlarla adeta bir destana dönüştü. Özellikle “Fethi–Nihat–Ender, filelere 
gönder” sloganı, o yılların unutulmaz marşlarından biri haline geldi. Fethi Heper, 9 sezonda 
toplamda 121 gol kaydederek, Türkiye liglerinde iki kez gol kralı olmuş; 1969–70 ve 1971–72 
sezonlarında attığı gollerle rakip savunmaları altüst etmişti. 
 

Efsanevi Sevilla Maçı: Tribünlere Yazılan Destan 
Tarihe altın harflerle yazılan anılardan biri de, 5 Eylül 1970 tarihinde Eskişehirspor’un Fuar 
Şehirleri Kupası’nda İspanya’nın köklü kulüplerinden Sevilla’ya karşı oynanan maçtır. O gün, 
tribünlerdeki coşku doruktaydı. Eskişehirspor taraftarları, yüreklerinde Anadolu’nun asla 
boyun eğmeyeceğine dair inançla, her dakikayı büyük bir heyecanla takip ediyordu. İşte tam 
da bu atmosferde, Fethi Heper sahaya çıkınca, adeta zaman durdu; tribünlerdeki kalabalığın 
heyecanı, stadyumun dört bir yanında yayılan bir umut ve azim dalgasına dönüştü. 
Heper, topu ayağında sanki bir ressamın fırçası gibi ustalıkla yönlendiriyor, rakip defansın 
arasından süzülüyordu. O an, tribünlerdeki her bir taraftar, gözlerinde yaşlarla birlikte 
yüreklerinde bir umut kıvılcımı hissediyordu. Ve geldi o an: Fethi Heper, ceza sahasının 
hemen dışında aldığı topu ustalıkla kontrol edip, hızla ileriye koştu. Savunmanın en karanlık 
zaaflarını ortaya çıkaran o hareket, tribünlerden yükselen “Fethi! Fethi!” tezahüratlarına 
ilham kaynağı oldu. 
Maçın seyrini değiştiren an, Heper’in kaleciyi dize getiren, defansın titrediği o kritik 
pozisyonda geldi. Üç golle adeta rakip defansı adım adım çökerten Heper, Sevilla’ya karşı 
gösterdiği üstün performansla Eskişehirspor’un zaferine giden yolu açtı. O gol, sadece bir 
sayı değildi; tribünlerdeki coşkunun, Anadolu’nun direniş ruhunun, inancın ve umudun 
simgesi haline geldi. Taraftarlar, o golleri izlerken, yıllar sonra bile kalplerinde sönmeyen o 
ateşi yeniden hissettiler. Eskişehirspor’un efsanevi başarısı, Fethi Heper’in adeta 
ölümsüzleşen performansıyla, unutulmaz bir anıya dönüştü. 
 

Tribünlerin Ruhu, Anadolu’nun Kalbi 
Eskişehirspor tribünleri, sadece maç izleyen yerler değil; Anadolu’nun, küçük şehirlerin, 
köylerin ve kalplerin birleştiği, sevdanın, inancın ve coşkunun buluştuğu kutsal mekanlardır. 
Heper’in attığı goller, tribünlerdeki her tezahüratla yankı buldu; “Fethi bizim efsanemiz!” diye 
seslenen kalabalık, her gol anında adeta bir bayram havasına büründü. Tribünlerde, o gün 
yaşanan o coşku, sadece futbolun değil; insanın, toplumun ve kültürün, asla boyun eğmeyen 
ruhunun bir göstergesiydi. 
Günümüzde, Fethi Heper’in adı, Eskişehirspor’un duvarlarında, tribünlerde, eski maç 
bültenlerinde ve anı defterlerinde yer alıyor. Her yeni nesil, onun hikayesini dinledikçe, 
Anadolu’nun o sarsılmaz inancını, direnişini ve asla pes etmeyen ruhunu daha iyi kavrıyor. 
Fethi Heper, sadece bir futbolcu olarak değil, aynı zamanda, Eskişehirli gençlere ilham 
veren, "bizim efsanemiz" olarak anılan bir liderdi. 
 

Futbolculuktan Akademisyenliğe: Bir Hayatın Çifte Başarısı 
Fethi Heper’in öyküsü, yalnızca sahadaki başarılarla sınırlı kalmadı. Futbolculuk kariyerine 
adım attıktan sonra, akademik dünyaya geçiş yaparak, Türkiye’nin ilk ve tek “profesör gol 
kralı” olarak tarihe geçti. Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde aldığı lisans 
eğitiminin ardından, 1978’de doktorasını tamamlayan Heper, 1981’de doçent, 1988’de ise 
profesör unvanını aldı. Bu dönüşüm, onun ne kadar çok yönlü ve azimli bir insan olduğunu 
gösteriyordu. 
Sahada attığı goller kadar, akademik dünyada da gösterdiği başarı, Fethi Heper’in adını 
ölümsüzleştirdi. O, futbolun ve eğitimin kesiştiği nadir noktalardan birinde yer alarak, 
gençlere hem sporda hem de hayatta azim, disiplin ve çalışkanlık dersleri verdi. 
Eskişehirspor’un eski efsanesi, aynı zamanda, Türkiye Futbol Federasyonu gibi önemli 
kuruluşlarda yönetici olarak görev yaparak, Türk futbolunun gelişimine de katkıda bulundu. 
 

Bir Efsaneye Sonsuz Veda 
13 Şubat 2025’te, KOAH tedavisi nedeniyle Eskişehir’de tedavi altına alınan Fethi Heper, 
tüm mücadeleye rağmen hayatını kaybetti. Onun vefatı, Türk futbolu ve Eskişehirspor 
camiası için tarifsiz bir kayıp oldu. Kulübün resmi açıklamalarında, “adını tarihimize altın 
harflerle yazdırmış efsanemiz” ifadesi kullanılırken, tribünlerden yükselen sessizlik, o anı 
yaşayan herkesin derin üzüntüsünü yansıtıyordu. 
Vefatının ardından, Türkiye Futbol Federasyonu ve Eskişehirspor gibi kurumlar tarafından 
yapılan başsağlığı mesajları, Fethi Heper’in ne denli büyük bir değer olduğunu bir kez daha 
ortaya koydu. Onun cenaze töreni, 15 Şubat Cumartesi günü Mahmut Sami Ramazanoğlu 
Camii’nde öğle namazı sonrasında düzenlenecek; bu an, sadece ailesi ve yakınları için 
değil, tüm Türk futbolu için bir veda töreni olarak hafızalara kazınacak. 
 

Efsanenin Mirası ve Geleceğe Mesajı 
Fethi Heper’in hayatı, yalnızca attığı goller, kazandığı kupalar ve kırdığı rekorlarla sınırlı 
değil; aynı zamanda, o ruhu, azmi ve insanlara verdiği ilhamla da ölçülür. Eskişehirspor’un o 
altın çağında, tribünlerde yükselen her tezahürat, Fethi Heper’in yaşam mücadelesini, 
Anadolu’nun inancını ve tutkusunu simgeliyordu. Bugün, onun adı, gelecek nesillere ilham 
veren, sporun ve eğitimin kesişim noktasında örnek alınan bir efsane olarak anılıyor. 
Her ne kadar Fethi Heper’in vefatı kalplerde derin bir boşluk oluştursa da, onun mirası ve 
öyküsü, gelecek yıllarda da unutulmayacak. Eskişehirspor’un, Fethi Heper’in attığı o 
destansı gollerin, tribünlerdeki coşkunun ve Türk futbolunun o sarsılmaz ruhunun izleri, 
gelecek nesillere aktarılacak; her maçta, her tezahüratta, her anıda onun ruhu yeniden 
dirilecektir. 
Fethi Heper; sahadaki liderliği, akademik başarısı, esneklik, inanç ve mücadele azmiyle, 
Anadolu’nun kalbinde sonsuza dek yaşayacak. Onun öyküsü, zorlu mücadeleler karşısında 
asla pes etmeyen bir yüreğin, tutkuyla ve inançla nasıl zirveye çıkabileceğinin en güzel 
örneğidir. O, hem Eskişehirspor’un hem de Türk futbolunun ölümsüz bir parçası olarak, 
gelecek kuşaklara örnek olacak; çünkü gerçek efsaneler, zamanın ötesinde yaşar. 
 

Tribünlerden Gelecek Mesaj 
Tribünlerde, Fethi Heper’in anısına yapılan saygı duruşları, onun öyküsünü anlatan 
tezahüratlar, genç taraftarların kalplerinde yeniden canlanıyor. O günlerde, stadyumun her 
köşesinde yankılanan “Fethi bizim efsanemiz!” sözleri, yalnızca bir futbolcunun öyküsünü 
değil, aynı zamanda Anadolu’nun inancını, azmini ve umudunu yansıtıyordu. Eskişehirspor 
tribünleri, yıllar geçse de o anların sıcaklığını, coşkusunu ve samimiyetini asla 
unutamayacak. 
Gelecek maçlarda, tribünlerden yükselen her tezahürat, Fethi Heper’in attığı o muhteşem 
gollerin ve gösterdiği o olağanüstü performansın bir yankısı olarak kalplerde yer edecek. 
Onun öyküsü, yalnızca geçmişin bir hatırası değil; aynı zamanda, geleceğe dair umut ve 
inancın, yeniden doğuşun simgesidir. 
 

Bugün, Fethi Heper’in vefatını derin bir üzüntüyle anarken, onun yaşam öyküsünü, sahada 
ve sınıfta sergilediği başarıları, inançla dolu duruşunu ve tribünlerde yarattığı eşsiz coşkuya 
bir kez daha şahit oluyoruz. Türk futbolunun, Eskişehirspor’un ve Anadolu’nun en nadide 
efsanelerinden biri olarak adını tarihe altın harflerle yazdıran Fethi Heper, geride bıraktığı 
mirasıyla, gelecek nesillere ilham vermeye devam edecek. 
Onun attığı her gol, oynadığı her maç, gençlere ilham veren liderliği ve akademik başarıları, 
yaşamın zorlukları karşısında umudunu yitirmeden mücadele etmenin, inancını 
kaybetmemenin bir simgesi olarak kalplerimizde yer edinecek. Eskişehirspor’un efsanesi, 
tribünlerdeki coşkunun, her yeni maçta yeniden dirilen bir umut ışığının adıdır. 
Veda ederken; “Efsane, sonsuza dek yaşasın” diyoruz. Fethi Heper, ne olursa olsun, Türk 
futbolunun ve Anadolu’nun kalbinde ölümsüzleşti. Onun öyküsü, geleceğe dair umutlarımızı, 
inancımızı ve mücadele ruhumuzu beslemeye devam edecek. Her attığımız adımda, her 
verdğimiz mücadelede, onun izlerini hissedecek; tribünlerden yükselen seslerle, onun adını 
anacağız. 
 

Fethi Heper, seninle gurur duyuyoruz. Efsanenin ışığı, yaşamımızın her anında, tribünlerin 
coşkusunda ve her maçın heyecanında parlamaya devam edecek. Seninle birlikte, 
Anadolu’nun inancı, tutkusu ve direnişi her daim yaşayacak. Sonsuzluğa uğurladığımız bu 
efsane, her daim kalplerimizde yaşamaya devam edecek. 
Herkese keyifli haftalar dilerim. Sağlıkla kalın,sağlıcakla kalın…
 

Yazarın Diğer Yazıları