Aziz Nesin - Afi Can

Aziz Nesin


Aziz Nesin’den bu yana tutkulu bir insanla karşılaşmayalı uzun zaman oldu sevgili
okuyucularım.
Gariptir ama bugün bile toplum Aziz Nesin okumak istemiyor. 1995 yılında ölmüş olmasına
rağmen, ölüsü de dirisi kadar kendilerini öfkelendiren bir adama karşı o eski kızgınlıklarını
hala koruyorlar. Sebebi ne olabilir biraz birlikte fikir yürütelim isterseniz.
Yaşarken Türklerin hiç inanmadıkları şeylerin üzerinde ısrarla durmuştur Aziz Nesin. Sonra
da devlet ve din kurumlarının her biçimine cesurca saldıran bir tavırla sorgulamıştır.
Eserlerini benimsememiş bir halk için bu kadarı yeterince fazlaydı bunu anlayabiliyorum.
Toplumun kafasındaki Aziz Nesin resmi, metinlerindeki birinci elden gelen bilgilere
dayanmıyor maalesef, daha çok 1960’ların ve 1980’lerin kaotik döneminin, karikatürlerinden
ve genel bir sevmeme, benimsememe tavrının bugüne aktarılışının bir araya getirilişidir.
Toplum dindardır, Aziz Nesin ise idealisttir. Ama Aziz Nesin tin meselelerine inanırdı. Bunu
da belirtmeden geçmeyelim.
O günlerde de bugünler gibi toplum yasalara uymazdı, ama yönetici ve siyasi kurumlara
saygı duyar. Cemaat ve tarikatlara ise sorgusuz biat ederdi. İşte bu noktada Aziz Nesin
onlara sahtekâr muamelesi yapar ve bu riyakâr tutumlarından ötürü onları aşağılardı.
Toplumsal sahtekârlığı değil, bireysel sahiciliği savunurdu. Toplum, devlet camilerine sahip
olmasına ve bütün çocuklarına kelimeyi şahadet getirtmelerine rağmen dinin gereği gibi
yaşamaktan uzak durur, gösterişli bir din kisvesi geliştirmeyi yeğlerdi. Halen de öyle…
Birçoğunun bayram namazı camiyi gördükleri son zamandır.
Toplum demokrat değildir. Sosyalizm ve refah devletine inanmazlar. Sağın muhafazakâr
görünümlü tarafındadır pek çoğu. Hak, adalet, millet gibi kavramlar dinin arkasına gelişi
güzel işlerine geldiği gibi sıralanmıştır.
Aziz Nesin, 1980 darbesini dehşetle karşılamış asker dayatmasının bu şekildeki
tezahürünü,
“Bu milletin yüzde doksan biri 82 anayasası'na evet demiştir. Geriye kalıyor yüzde dokuz.
Hadi biraz iyimser olalım, ama yüzde altmışı aptal bir milletiz" demiştir. Bu cevaptan sonra
mahkemeye verilmiştir "Yapmayın, etmeyin. Eğer mahkemeyi ben kazanırsam sizin
aptallığınız mahkeme kararı ile tescillenmiş olur" dediyse de alıngan insanlarımıza söz
dinletememiş, sonuçta mahkemeyi kazanmıştır. Dikkat edin sevgili okuyucularım burası
çokomelli J
Aziz Nesin bütün toplumsal akitleri, dinsel yeminleri ve anlaşmaları havaya
savurup,”bireysel” önceliği vurgulardı.Mizacı gereği ironiyi sever ve bunu iğnelemek için
ustaca kullanırdı.
Peki niçin?
Toplum kendisini yasalarla sınırlandırılmış görürdü. Yasaların istisnaları olduğunu içten gelen
inançları sonucu yasaları çiğnemesi ya da göz ardı etmesi gereken bazı yönetici ve din
âlimlerinin olmasını olağan karşılardı. Onlar yasalarla çevrelenemeyecek kadar özel
kimselerdir toplumun gözünde ve birçok konuda kendileri de yasaların üzeridedir. Yasalar
genellikle toplumun kendileri dışında kalan kesimi için hazırlanmışlardır. Aziz Nesin bu
kişileri alabildiğine aşağılardı. Padişahta olsanız yasalara uymalısınız derdi. Toplum şimdi
olduğu gibi o dönemde de fikir hayatında Ortadoğu modasına her daim uyardı. Bu yüzden
1960’dan bu yana siyasal islama kılık değiştirerek defalarca ayak uydurmaya çalışması
bundandır. Aziz Nesin’in gözünde şeyhler ve şıhlar, şarlatandır veya gülünç ya da aşağılık
kimselerdir ya da her üçü birden. Toplumu kendi menfaatleri doğrultusunda yanıltmakta usta
hokkabazlardır.
O halde Aziz Nesin ile toplum arasında o gün gibi bugünde pek ortak nokta yoktur.
Sevmemeleri, okumadan reddetmeleri bundandır diye düşünüyorum.
Kuran’dan herkesçe bilinen birkaç ayet gibi ünlü birkaç metindeki sözü sohbetlerde dile
getirilir. Ama evlerin duvarında yatakların başında duran kuranı kerim gibi asla okunmazlar.
Kitapçıların arka raflarında tozlu halde beklerler. Yanyana duran Cemil Meriç, İlber Ortaylı
için de durum aynıdır. Sadece beyik laf edileceğinde başvurulan sözlerden ibarettir. Kitabın
ya da yazarın ruhuna erişmek gibi bir gayesi yoktur toplumun.
Asker kökenli,erken gelişmiş,soğuk tavırlı,kibirli, nükteci bir yazar olarak lanse edilmesinin bir
kenara bırakılarak, çocuklarımıza onun gerçekte ne kadar insan canlısı ve sıcak kanlı
olduğunu anlatabilmeliyiz. İnsanımız onun ne kadar güzel yazabildiğinin farkına varabilmeli.
Sözleri ile döğüşmek yerine ona ve fikirlerine bir şans vererek anlamaya çalışmalıdır. Aziz
Nesin Türk edebiyatının ve fikir hayatının İspanyol şair ve romancı Miguel de Cervantes’dir.
Don Kişot’lar yaratmış ve hepimizi gülerken düşündürmüş usta bir yazardır. İyi ki bu dünyaya
uğradın Aziz Nesin..
Bu vesile ile Nesin Matematik köyüne yapılan adi kundaklamayı kınıyor ve onlarında bir Aziz
Nesin okumasını tavsiye ederim. Hepiniz sağlıcakla kalın, sevgiyle kalın, Aziz Nesin’le kalın

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

saniye sonra kapatılacak. REKLAMI GEÇ
Barbunn Popup