Yatırımcı Tuncer ''Halka Jeotermali Anlatacağız''

Fethiye Kayaköy ve Ölüdeniz'de jeotermal kaynak arama faaliyetlerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından olumsuz görüş verilmesinin ardından Çalış Plajı'ndan Göcek ve Marmaris'e kadar jeotermal arama faaliyeti devam edecek. FRT TV'de Erdoğan Cankuş'un hazırlayıp sunduğu Pozitif Düşünce programında konuyla ilgili olarak yapılan tartışma yoğun ilgi gördü.

PAYLAŞ

Programa konuk olarak Jeofizik Mühendisi Engin Erçetin katılırken Jeoloji Mühendisi Mehmet Ali Yavuz ve Yatırımcı Tevfik Gazali Tuncer telekonferans yöntemiyle bağlanıp soruları yanıtladılar. Programı izleyenlerin sosyal medya üzerinden yoğun mesaj ve soru gönderdiği programda Yatırımcı Tuncer “Halka rağmen hiçbir şey yapmayız. Ancak Fethiye halkına jeotermali anlatmak istiyoruz” derken Jeofizik Mühendisi Engin Erçetin ile Jeoloji Mühendisi Mehmet Ali Yavuz ise jeotermal kaynak arama çalışmaları yöntem ve uygulamaları hakkında geniş bilgiler aktarıp “Fethiye bölgesi mevcut arama yapılmak istenen noktalar, jeotermal için uygun değil” diye konuştular.
HALKIN DAYANIŞMASINI TAKDİRLE KARŞILIYORUM
Jeoloji Mühendisi Mehmet Ali Yavuz “Bu bölgede alınabilecek termal amaçlı suyun olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda da iddia ediyorum. Şunu yapabilirler. Sondajı yaparsınız, her 33 metrede 1 derece sıcaklık artar. Ama buradan çıkartmış olduğunuz su da termal su değil. O kuyunun derinliğine bağlı olarak su ısınır. Isınacağı boyut da 30 dereceyi geçmez zaten. Yani bu sıcaklıkla da zaten yapabileceğiniz bir şey yok. Belki tarım yapabilirsiniz. Turizm amaçlı kullanılabilmesi için 45 derecenin üstünde olması gerekiyor. 45 derecenin altındaki sıcaklıklar da tarım amaçlı kullanılabilir. Jeolojik olarak orada o suyu ısıtan hazne bir kayanın olması gerekiyor. Siz şöyle düşünebilirsiniz. Biz sondajı yaptık, o kuyuda sıcak su var, biz onu çekeceğiz. Öyle bir şey yok. Orada mekanizmayı ısıtan jeolojik bir kaya kütlesi vardır.  Bu bölgede o derece jeolojik bir formasyon yok. Daha derinde bu formasyon var ise aktif bir fay sistemiyle bunun yüzeye bunun yüzeye çıkması lazım. Aydın’daki termal olayı tamamen elektrik amaçlı. Suyun kimyasal yapısı bile çok farklı. Bu, doğaya zarar verebilir. Bizim bu bölgede olay öyle değil. Fethiye’deki Kayaköy jeotermal konusunu birbirine bağlamak doğru değil. Türkiye’nin her yerinde bunlar var. Zamanında izin verilmiş. Çok yanlış bulduğum bir konu. Bu alanlarda 3’er 4’er bin metrelik sondajlar yaptılar. Aydın bölgesinde bağcılık ön planda olan bir tarımdı. Şu an onu öldürmek üzereler. En son sondaj yaptıkları yerde 40 metre çapında derin bir göçük oluştu. Yani can kaybına da neden oldu bu durum. Türkiye’de bu işi yapan sektörün insanları o sorunu çözemediler, Amerika’dan insanlar gelip çözüm aradılar. Çünkü 4 bin metreden buhar alıyorsunuz, bu yüzeye çıkana kadar tahribat yapıyor. Halkın dayanışmasını takdirle karşılıyorum. Vatandaş olarak bizim bölgemizde kontrolsüz bir iş yapılmasını doğru bulmuyorum” ifadelerini kullandı.
HALKI KARŞINIZA ALARAK HİÇBİR ŞEY YAPAMAZSINIZ
Yatırımcı Tevfik Gazali Tuncer de telekonferans yöntemiyle programa bağlanarak “Kayaköy, geçmişte tedavi merkeziydi. Sıcak suyla tedaviler yapılırdı. Her yapılan yatırımı çevresel etkileriyle inceleyerek önlemlerin alınması lazım. 30 yıldır Türkiye’nin her bölgesinde jeotermal çalışma yapan bir firmayız. Geçmişte bizim de eksikliklerimiz oldu. Zaman içinde kazandığımız birçok tecrübeler de oldu. Biz oraya oteller kurulsun, beton yığını olsun istemiyoruz. Termal, doğayla var olduğu zaman bir işe yarıyor. Biz tedavi edelim insanları. Bugün tarım memleketidir Fethiye. Bu bölgelerdeki seralarda ısıtma suyu olarak bu kaynağı kullanabilir, seracılığı yaygınlaştırabiliriz. Dikili’de organize seracılık alanı yaptık. Dev seralar var, ülke ekonomisine ihracat yapıyorlar başta domates olmak üzere çeşitli ürünler yetiştiriliyor. Niye Fethiye 12 ay boyu termalinden istifade edip tarımıyla, tedavi üniteleriyle var olmasın. Başlangıçta enerji santrali kurulacakmış gibi bir hava yaratıldı. Buradaki sular 35-50 derece arası ve sadece ısıtma ile tedavide kullanabilirsiniz. Bu su ne kadar sağlıklı onu düşünmek lazım. Belediye önce Ölüdeniz’deki arıtma tesisiyle ilgilensin. Bırakın oraya 3 tane kuyu açılsın, 3 tane tesis kurulsun. Tarımıyla, turizmiyle 12 ay insanlar ekmek yesin. Belki de bununla birlikte istihdam sorunu da kalmayacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin de daha önceden Göcek’te, Dalaman ve Bodrum’da jeotermal arama çalışması yapmışlığı var. Biz yapınca mı suç oluyor. Bölgede sıcak suyun olup olmadığını Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne sorsunlar. Pozitif eleştirilerle gelse Belediye, elele versek iyi olmaz mı.. Fethiye benim için devasa bir yer. Bu vatan hepimizin. Bu sularla soluma yöntemiyle virüsü yok edebileceğinizi biliyor musunuz? Termalin sağlığa birçok faydası var. Bunu oturup sağlıkçılarla değerlendirmek lazım. Halkı karşınıza alarak hiçbir şey yapamazsınız. Halkla bir araya gelerek bu projemizi anlatmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
REENJEKSİYON OLMAZSA DOĞA KATLİAMI OLUR
Jeofizik Mühendisi Engin Erçetin ise “Bu çalışmanın denizdeki ekosistemi doğrudan etkileyeceğine dair elimizde belgeler var. Reenjeksiyon, sıcak suyun alındıktan sonra tekrar yere basılmasıdır. Eğer bu su yere değil kolay yol seçip derelere basılırsa o zaman jeotermal enerjinin bir anlamı kalmıyor. Yenilenebilir enerji olmasından dolayı dünya zaten jeotermale yöneliyor. Doğru uygulamalarla olursa jeotermal enerjiyi savunurum. Ama bu suyu tekrar yer altına göndermezseniz çevre olumsuz yönde etkilenir. Mikro göçmelerin önüne geçmek istiyorsanız orada uzun süre fizibilite çalışması yapmanız lazım. Ondan sonra bunun mühendisliğini ve önlemlerini alabilirsiniz. Ama bunların hiçbirinin yapılmadığını elimizdeki belgelerde görüyoruz. Zaten bizim sıkıntımız da burada” dedi.

Erdoğan Karagöz

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN