VİLLA CİNAYETİNDE, TAHLİYE İSTEĞİ REDDEDİLDİ

Fethiye'de villada birlikte yaşayan İngiliz uyruklu Vivien Cheryl Barnes (63) ile Hasan Tayfun Baransel'i (71) bıçakla öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan sıhhi tesisatçının tahliye talebi reddedildi.

PAYLAŞ
Youtube Kanalı VİDEO

Fethiye’de villada birlikte yaşayan İngiliz uyruklu Vivien Cheryl Barnes (63) ile Hasan Tayfun Baransel’i  (71) bıçakla öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan sıhhi tesisatçının tahliye talebi reddedildi. Cinayet işlemediğini ifade eden tutuklu sanık Hüsnü Ö. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada “Bu olayla ilgili suçum yoktur. Ailem ve çocuklarım mağdur durumdadır. Bunun telafisi de yoktur. Haksız yere cezaevinde yatmaktayım. Mağdurum tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum” dedi.
Fethiye’nin Çiftlik Mahallesi Koca Çalış Mevkii’nde villada birlikte yaşayan Hasan Tayfun Baransel ile Viviant Cherly Barners’ı bıçaklanarak öldürülmüşlerdi. Bölgedeki yaklaşık 20 güvenlik kamerasını 40 saatlik görüntü kaydını inceleyen jandarma cinayet zanlısı olarak sıhhi tesisatçılık yapan Hüsnü Ö.’ yü yakalayıp adalete teslim etmişti. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmada Hüsnü Ö. için hazırlanan iddianamede 2 müebbet hapis istenirken Hüsnü Ö. suçlamaları kabul etmemişti. 
Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu bulunduğu Seydikemer T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda SEGBİS ile hakim ikinci kez hakim  karşısına çıkan Hüsnü Ö., suçlamaları kabul etmezken, duruşmada tanıklar dinlendi. 

 PLAKAYI GÖREMEDİM!

Fethiye Ağır Ceza Mahkemesindeki günün duruşmasında; Tanık Ö. Ö. tutuklu sanık Hüsnü Ö.’yü tanımadığını belirterek ölen maktulleri de komşusu olması nedeni ile tanıdığını kendisinden çiçek alışverişi yaptıklarını söyledi. Maktullerin öldürülme olayının duyulmasından bir iki gün önce yakın komşunun çiçek aldığını bu çiçekleri götürmek için villa tarafına gittiğini siparişleri götürürken maktullere ait evin çaprazında otuz metre mesafede beyaz renkli plakasını okuyamadığı bir araç içinde iki kişinin bulunduğunu sanki bir yeri gözetlediklerini sandığını yaklaşıp konuşmaya çalışmak için gittiğinde de hemen araçla ayrıldıklarını bu aracın plakasını tam göremediğini söyledi. Araçta gördüğü kişilerin hazır bulunan sanığa benzemediklerini söyledi. 

KÖPEK GEZDİRİYORDU

Tanıklardan A. Ç. İse maktulleri en son 18 mart 2020 tarihinde gördüğünü köpek gezdirdiklerini olay öncesi ve sonrasında hiçbir şeyle karşılaşmadığını belirtti. Komşusu Rober’in uyarmasıyla maktullere ulaşmaya çalıştıklarını da anlatan A. Ç. Ulaşamayınca jandarmaya haber verdik. Jandarma içerde cinayet olabilir girmeyin diye uyarınca içeri girmedim. Sanığı çalıştığım yere yakın yerde bulunan villaya baktığı için tanırım ifadelerini kullandı. 

BENİ EVİNE DAVET ETTİ

İngiliz uyruklu tanıklardan Krıs A. B. Tercüman aracılığıyla sanığı tanımadığını öldürülen kişilerden bayanı birlikte çalıştığı için tanıdığını kaydetti. Krıs A. B. “ Öldürülen kişileri en son olaydan 1 hafta kadar önce görmüştüm. Birlikte yemek yemiştik. Yurt dışına döneceğim için annesinin rahatsızlığından dolayı vekaletname gönderecekti. Ancak pandemi nedeni ile yurt dışına gidemedim. Maktul Vıvıen’in annesinin sağlık durumu ve vekaleti ile ilgili bir takım belgeleri elden götürebilmem için bana verecekti. Öncelikle beni evine davet etti. Bende evden aldım. Yurt dışına gidemeyince tekrar hatırlayamadığım tarihte evine giderek evrakları verdim. Bir başkasıyla bu evrakları göndereceğini söylemişti. Ben en son o zaman gördüm. Maktullerin evine en son gittiğimde en fazla yarım saat kaldım içeri girdim. Belki bir kahve içmişimdir” diye konuştu. 


KASIM AYINDA GÖRDÜM

İngiliz uyruklu tanıklardan Margaret J. U. ise sanığı tanımadığını belirterek maktul Vivien’ı en son geçen yıl kasım ayında gördüğünü öldürme olayının duyulmasından sonrada krıs’in kendisini aradığını Vivien’ın mektubunu sorduğunu Rebecca isimli ortak bir arkadaşlarına verildiğini duyduk oda daha sonra jandarmaya teslim etmiş” dedi. 

SANIĞI BEN GÖTÜRDÜM

Taksici tanık G. A. ise SEGBİS ekranında gördüğüm kişi o zaman top sakallıydı şuan sakallı olduğu için emin olamadım. Ben birinci sıradaydım. Bana gösterdiğiniz bu sanık bana gelerek çalışa götürür müsün dedi. Bende arka kapıyı açtım sanık bindikten soran kapısını kapattım gece saat 23:00-24:00 civarıydı. Taksimetre açıktı. Sanığın bana tarif ettiği yollardan çalışın sonuna günlük ağaçlarının bulunduğu yere geldik. Sanık orada indi. Bana 50 TL verdi. Paranın üstünü vermek isteyince kalsın dedi. Taksimetre 44 ya da 46 TL yazmıştı. İşiniz bitince gelip alayım mı deyince sanık gerek yok deyince bende oradan ayrıldım” şeklinde konuştu. Taksici tanık G. A.’ya gösterilen fotoğraflardan da hakim huzurunda götürdüğü kişinin sanık olduğunu teşhis etti. 

HAKSIZ YERE YATIYORUM

Tutuklu sanık Hüsnü Ö. ise taksici tanığın doğru söylediğini motosikleti bozulduğu için taksiyle işe gittiğini ancak akşam saatlerinde taksiye binmediğini bu olayla ilgili bir suçunun bulunmadığını belirterek bunun telafisi de yoktur. Ailem ve çocuklarım mağdur durumdadır. Hâksiz yere cezaevinde yatıyorum. Çok mağdurum tahliyeme ve beratime karar verilmesini talep ediyorum” dedi. 

İDDİANAMEYE KATILMIYORUZ 
Sanık müdafide iddianameye kesinlikle katılmadıklarını belirterek sanığa yüklenen fiilin nelerden ibaret olduğunu hiçbir duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açıklanması zorunludur. İddianamede Müvekkilin sadece yol güzergâhına aykırı olmasından bahsedilmiştir. ATM para çekme görüntülerinin de maktullerin aracını alan sanığın cezalandırılması talep edilmiştir. Somut bir delil gösterilmemiştir. Suç yükleme niteliğine sahip olmayan bir belge hukuken iddianame sayılamayacağından usulüne uygun açılmamış bir davada hüküm kurulmasının Avrupa insan hakları sözleşmesine adil yargılanmayı düzenleyen 6. Maddesine aykırılık teşkil edeceğini belirterek mahkemenizce bunun dikkate alınmasını talep ediyoruz. Dinlenen tanıklardan A. Ç.’nin beyanından maktullerden Tayfun’u 18 Mart 2020 tarihinde gördüğünü ve sohbet ettiğini söylemiştir. Aracın hareket ettiği tarih ise 17 Marttır. Sadece bu bile müvekkilin bu olayla alakası olmadığını göstermektedir. Müvekkilim makul suç şüphesiyle cezaevinde bulunmaktadır. 7 aydır cezaevindedir. Somut hiçbir dayanak yoktur. 7 aydır eşi ve çocukları zor durumdadır. Tutuklu bulunması telafi edilemeyecek boyutlara gelecektir. Ve tahliyesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Fethiye Ağır Ceza mahkemesi Hüsnü Ö.’nün tutukluluğunun devamına karar verirken, bilir kişi raporunun beklenmesine diğer tanıkların dinlenmesi için duruşmayı ileri tarihe erteledi. 
 

Erdoğan Karagöz

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN