'Vazgeçmiyoruz! Oyalama değil hakkımızı istiyoruz'

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve Muğla Tabip Odası tarafından Fethiye Devlet Hastanesi Poliklinik Girişi önünde basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasını Muğla Tabip Odası Fethiye 2.Temsilcisi Beyin Cerrahisi Uzmanı Hasan Murat Ayten okudu.

PAYLAŞ
Youtube Kanalı VİDEO
Gerçek Fethiye Gazetesi - Necati KANBUR

Sağlık çalışanları haklarını aramaya devam ediyorlar. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve Muğla Tabip Odası tarafından Fethiye Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı.Yapılan basın açıklamasına  sendika üyeleri katılırken basın açıklaması Muğla Tabip Odası Fethiye 2.Temsilcisi Hasan Murat Ayten tarafından okundu.

Fethiye Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Uzmanı ve Muğla Tabip Odası Fethiye 2.Temsilcisi Hasan Murat Ayten tarafından yapılan açıklama ile “Başlattığımız mücadeleden, hiçbir talebimizden vazgeçmiyoruz” denildi. 

Artık bir direnç gösterme kararı alındı diyen Ayten, ’’Son yıllarda sağlık sektöründe tüm sağlık çalışanlarına karşı uygulanan önemsizleştirmeye karşı artık bir direnç gösterme kararı alındı.
Basın açıklamalarında, 15 Aralıkta yapılan grevimizde ve 6 Aralıkta Ankara yürüyüşümüzde anlatmaya çalıştığımız şey hep ortadaydı. Biz insanca yaşayıp mesleğimizi yapmak istiyoruz. Bizler iyi olunca hastalarımıza daha iyi hizmet verebileceğimizi anlatmaya çalışıyoruz. Ücretlendirmedeki yapılandırmanın daha iyi olmasını istiyoruz. Sağlıkta şiddetin öne geçilmesini istiyoruz. Covid 19’un artık bir meslek hastalığı olduğunun kabul edilmesini istiyoruz.Yaptığımız eylemlerle ilgili henüz bize geri dönüş olmadı. Şuan da iktidar bize karşı ölü taklidi yapıyor. Taleplerimizi iletmeye devam edeceğiz. Her geçen gün sesimizi biraz daha fazla duyurarak bu eylemlerimize devam edeceğiz’’ dedi.

Ayten tarafından yapılan açıklama da şu ifadeler kullanıldı:
“Hekimlerin ve diş hekimlerinin ekonomik haklarında kısmi düzeltme getiren yasa tasarısı tüm partilerin oybirliği ile kabul edilmesine rağmen, iktidar tarafından geri çekilmiştir. Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanı tarafından ekranlarda hekimlere zam müjdesi verilmiş ancak hemen ardından tasarının geri çekilmesine dair iki çift söz dahi kurulmamıştır.

Enflasyonun gerçek anlamda yüzde 50’nin üzerine çıktığı, açlık sınırının 4 bin 013, yoksulluk sınırının 13 bin 073 TL olduğu şartlarda hekimler olarak geçinemiyoruz, emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu zorlu çalışma koşullarında adeta emeğimiz yok sayılıyor. 15 Aralık günü yaptığımız bir günlük G(ö)REV, bir uyarıydı! Almakta olduğumuz maaşlarımız emeğimizin karşılığı değildir, iktidarın keyfine göre belirlenemez. Bu denli yoğun emek çalıştığımız koşullarda emeğimizin değersizleştirilmesini kabul etmiyoruz.

Bugün geldiğimiz nokta, uzun yıllardır sağlıkta adım adım yaratılan çöküşün bir sonucudur. Konu salt bir zam meselesi değildir. Mesele sağlığa 5 dakikada üretilebilecek bir meta olarak bakılan sistemdedir. Mesele, hekimlik değerlerinin yok sayılması, bilimin değil ekonomik çıkarların ön plana koyulması, mesleğimizi önemini görmezden gelen anlayıştır. Ekonomik krizin ve bu değersizleştirmenin sonucu olarak yoksullaşma, sağlık emekçilerini artık çalışamaz hale getirmiştir. 

Konu, çalışma koşullarımızın her geçen gün kötüleşmesi, şiddetin her geçen gün artmasıdır. En fazla hastalanan ve ölen meslek grubu olmamıza rağmen COVID-19’un meslek hastalığı sayılmamasıdır. Sorun koruyucu değil tedavi edici, kamucu değil özelleştirmeci sağlık anlayışını dayatan kapitalizme teslim olmuş sağlık sistemindedir. Sorun bizlerin hak arama eylemlerinde değil, sorun bizlerin emeğini çalan, emeğimizin karşılığını vermemekte direnen bu sistemdedir. Toplumun her kesiminden yükselen GEÇİNEMİYORUZ seslerini artık iktidar duymak zorundadır.  

“Emek Bizim Söz Bizim” diyerek başlattığımız mücadele programında hiçbir talebimizden vazgeçmiyoruz. Toplumun sağlığı sağlık çalışanlarının sağlığından geçer. Meclisin açılması ile özlük haklarımıza yönelik düzenlemelerin acilen gündeme alınmasını talep ediyoruz. Sunulan tasarıdan daha geri bir düzenlemeyi asla kabul etmeyeceğimizi, üretimden gelen ve emeğimizden aldığımız gücümüzü kullanmaktan kaçınmayacağımızı bir kez daha hatırlatıyoruz.

TALEPLERİMİZ;

-Ekonomik ve özlük haklarımızla ilgili yeni yasa tasarısının en kısa zamanda meclise sunulmasını İSTİYORUZ!
-Ücretlerimize gerçek enflasyon ve yapılan zamların üzerinde zam İSTİYORUZ!
-Döner sermaye veya performans değil; emekliliğimize yansıyan, insanca yaşayacağımız tek ücret İSTİYORUZ!
-7200 ek gösterge ve yılda 120 gün yıpranma payı İSTİYORUZ!
-COVID-19’un meslek hastalığı sayılmasını İSTİYORUZ!
-Sağlıkta yeni bir şiddet yasası İSTİYORUZ!”
                                                                                 
 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN