SAĞLIK ÇALIŞANLARI 'YÖNETEMİYORSUNUZ, TÜKENİYORUZ'

Pandemi ile mücadelede ilk günden bu yana başarılı bir çalışma gösteren doktorlar ve sağlık çalışanları, son dönemde karşılaştıkları ilgisizliğin bedelini canlarıyla ödüyor. Fethiye'de de doktorlar ve sağlık çalışanları, basın açıklamasıyla seslerini yükseltti. Türkiye'de eş zamanlı yapılan basın açıklamasını Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Fethiye Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzman Doktoru Ali Erol yaptı. Erol, 'COVID-19 salgın sürecinin bugüne kadar olan yönetiliş biçimini yetersiz ve kaygı verici buluyoruz' ifadelerini kullandı.

PAYLAŞ

Covid-19 ile mücadelede büyük bir başarı gösteren doktorlar ve sağlık çalışanları son haftalarda yaşanan hekim kayıplarını gündeme taşıdılar. Fethiye Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen doktorlar ve sağlık çalışanları, seslerini yükselterek, “Yönetemiyorsunuz, Tükeniyoruz” şeklinde pankart açtılar. Hastane önündeki basın açıklamasına Chp Muğla Milletvekili Suat Özcan, Chp İlçe Başkanı Mehmet Demir, Sol Parti İlçe Başkanı Ali Zerçek ile Muğla Tabip Odası üyeleri ve sağlık çalışanları katıldı. Basın açıklaması sırasında üzerinde “Salgın Sürüyor, Sağlıkçılar Tükeniyor”, “Pandemi Kontrolü, Bireysel Sorumluluğa Bırakılamaz”, “8 Günde 8 Hekim Eksildik” yazılı pankartlar da açıldı. 
ETKİN VE KOORDİNELİ YÖNETİM İSTİYORUZ
Muğla Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi, Fethiye Devlet Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzman Doktoru Ali Erol yaptığı basın açıklamasında “Sadece hekimler ve sağlık çalışanları değil, babalarımız, annelerimiz, kardeşlerimiz ölüyor. Daha çok olduğunu bildiğimiz ama resmi olarak açıklanan rakamlarla dahi her gün 50 yurttaşımız, önlenebilir bir hastalık olan COVID-19’dan hayatını kaybediyor. COVID-19 salgın sürecinin bilimsel yöntem, şeffaf veri ve ilgili tüm kesimlerin katılımı ile etkin ve koordineli bir anlayışla yönetilmesini istiyoruz. COVID-19 salgın sürecinin bugüne kadar olan yönetiliş biçimini yetersiz ve kaygı verici buluyoruz” dedi. 
MESLEK HASTALIĞI TANIMINA GİRSİN
Erol, “Ülkeyi yöneten yetkili kişi ve kurumlardan salgın tedbirleri, salgın bütçesi, salgın koordinasyonu, salgın planlaması konusunda acil, kapsayıcı ve inandırıcı program açıklamalarını bekliyoruz. Sağlık Bakanlığı’nın başta TTB olmak üzere bütün sağlık meslek odaları, sağlık sendika ve dernekleri ile birlikte “COVID-19 işbirliği ve ortak çalışma meclisi” oluşturmasını talep ediyoruz. Hiçbir salgın vatandaşların bireysel çabalarıyla önlenemez. Bireysel tedbirler merkezi ve kapsamlı bir irade ve güven verici kararlarla birlikte uygulandığında anlamlı olur. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı il Hıfzıssıhha Kurullarını işlevli kılmalı, başta belediyeler ve kent konseyleri olmak üzere işçi-memur sendikaları, hemşeri- köy derneklerinden, kültür sanat dernek ve vakıflarına kadar bütün demokratik kitle örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını sürece katmalıdır. Hekimler ve bütün sağlık çalışanlarının ölüm kalım savaşına dönüşen COVID-19 mücadelesinde yalnız bırakılmayacaklarını, korunacaklarını, bu insanüstü çabaların farkında olunduğunu gösterecek; maddi ve manevi olarak destekleyecek, hastalanan ve vefat eden arkadaşlarımızın “meslek hastalığı” tanımını kabul edecek bir Sağlık Bakanlığı ve hükümet tutumu istiyoruz. COVID-19 salgını ile mücadeleyi gerçekler üzerinden, olağandışı durum tanımıyla ve bir seferberlik ruhuyla karşılamayanların; suçu vatandaşa, yükü hekimlere ve sağlık çalışanlarına yıkanların tarihsel sorumluluğunu her gün ama her gün hatırlatacağımızı buradan ilan ediyoruz. COVID-19 salgını mücadelesinde başarı; akıl ve bilim esas alınarak, gerçekleri konuşarak, filyasyon ve test süreçlerini çok iyi yöneterek, tedavi ortamını iyileştirip, sağlık çalışanlarını motive ederek sağlanır. Salgının yaygınlaştığı, 8 günde 8 hekimin hayatını kaybettiği, herkesin kendisi ve bütün yakınları için sürekli tedirgin olduğu bir süreçte herhangi bir başarıdan söz edilemez” diye konuştu.
OLAĞANÜSTÜ ÇALIŞIYORLAR
Chp Muğla Milletvekili Suat Özcan da gazetecilere yaptığı açıklamada “Pandemi süreci bize bir kez daha sağlığı, sağlık çalışanlarının durumunu gözden geçirmeyi gerektirir hale getirdi. İlk olarak pandemiyle karşı karşıya gelebilecek olan personel sağlık çalışanları. Onun için onların söylemlerine, taleplerine, önerilerine dikkat etmek lazım. Yönetenler olarak, bakanlık olarak duyarlılık göstermek lazım. Onların önerileri demek aynı zamanda kendilerinin ve vatandaşların sağlığını daha duyarlı göstermek demek. Bunun için hem bakanlıktan hem cumhurbaşkanlıktan ve iktidardan, sağlık çalışanlarımızın önerileri için bilim kurulu dışında da toplantılar yapılması lazım. Sağlık çalışanlarının paydaşlarını da bu işin içine koymak lazım. Karar vericilerin bu gelen önerileri de dikkate alarak karar verme noktasında olmaları lazım. Onun için bu tür basın açıklamalarının doğru olduğunu, yapılması gerektiğini ve buralardan da iktidarın ders çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Böyle olursa hem sağlık çalışanlarımızı korumuş oluruz hem de vatandaşımızı korumuş oluruz. Ayrıca yine pandemi döneminde sağlık çalışanlarımız olağanüstü çalışıyorlar. Bunları onların da çalışma sürelerini, periyodlarını hatta sosyal durumlarını yeniden gözden geçirerek buradaki bütün personel ya da diğer hastanelerdeki personelin sosyal haklarında da iyileştirme yapılması gerekir. Çünkü bunu herkesten çok hakediyorlar. Onun için ben bugünkü basın açıklamasına bu anlamda destek veriyorum, partimiz de destek veriyor. Umarım her şey çok daha güzel olur” dedi.


 

Erdoğan Karagöz

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN