Prof. Dr. Nurettin Demir ' Ya geçireceğiz, ya aşı olacağız'

Prof. Dr. Nurettin Demir, katıldığı FRT TV'nin sabah programında pandemi sürecini değerlendirerek, iktidarın pandemi yönetiminde baştan beri hata yaptığını vurguladı. Alınan yeni tedbirlerin yetersiz olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nurettin Demir, 'Bu tedbirlerden daha fazlası yapılması gerekirdi ama iktidar bunu ekonomik endişeler nedeniyle yapamadı' diye konuştu. Demir, programda halkı da tedbirler konusunda uyararak vücut direncini arttırmak için bir bardak suya bir kaşık elma sirkesinin eklenip sabah akşam içilmesini tavsiye etti.

PAYLAŞ

FRT TV'nin sabah programı "Yeni Bir Gün" e sunucu Gülyüz Yurdagül Sırt'ın konuğu olarak katılan CHP Muğla Eski Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir; doktorluk mesleğinden siyasi hayatına, ticari atılımından vakıf başkanlığına kadar yaptığı çalışmaları anlatarak, özellikle pandemi süreci üzerinde durdu. Programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı pandemiye karşı alınan yeni tedbir kararları hakkında düşüncelerini de ifade eden Demir, " Alınan tedbir kararları kesin çözüm değil. Açıklanan rakamların hala gerçeği yansıtmadığını düşünüyorum" dedi. 
KENDİMİZİ KORUMAK ZORUNDAYIZ
Pandemi sürecinde alınan yeni tedbir kararlarını değerlendiren Prof. Dr. Nurettin Demir "Alınan tedbirlerin daha fazlası yapılması gerekirdi. Ama iktidar bunu ekonomik endişeler nedeniyle yapamadı. Ancak ne yapılırsa yapılsın katkısı olur. Dolayısıyla düne göre bugün alınan kararlar biraz daha iyi. Ama kesin çözüm mü, değil. Çünkü zaten yaşam devam edecek. İnsanlar Covid ile ilgili tedbirlerini çok iyi alması lazım. Özellikle maske, sosyal mesafe ve hijyene çok önemli bir şekilde vatandaşlarımızın uyması lazım. Bunda hastalık hastası şeklinde değil de, bu üç tedbiri bir görev olarak algılamak gerekiyor. Mutlaka eve girdiğimizde kolonyayla steril olmak lazım ya da hemen elimizi, yüzümüzü yıkayıp hafif şekilde aksırıp, tıksırarak burnumuzu boğazımızı temizlememizde yarar var. Hafta içi insanlar, sabah 5'ten akşam 21'e kadar sokağa çıkacaklar. Bir tek hafta sonu kısıtlaması pandeminin önüne geçmede yeterli olur mu, bilemiyorum. Biz Avrupa'nın en çok Covid enfeksiyonu olan ülkesiyiz. Günlük vefat eden sayısı devletin açıklamalarına göre 200'lere dayanmış durumda. Ancak ben bundan daha fazla olduğunu düşünüyorum. 5 bin civarında ağır hastamız var. Yoğun bakım ünitelerimiz yüzde 100 doldu. Geçen gün ben bir hasta için Muğla Üniversitesi Hastanesi'nin yoğun bakımını gece saat 21 civarında aradım. Sorumlu baş hemşirelerden bir tanesi 'şimdi geldim hocam. O kadar yorulduk ki, ek bir yoğun bakım ünitesi açıyoruz' dedi. Bütün Türkiye'ye baktığımızda hastanelerin doluluk oranı yüzde 100 deniliyor. Ama resmilerde yüzde 70'lerde gözüküyor. Devletin almış olduğu önlemler yeterli olmayacaktır ama biz de kendimizi korumak zorundayız" şeklinde konuştu.
PANDEMİNİN ALT TABAKAYA YAYILMASI BÜYÜK RİSK
Devletin baştan beri yürüttüğü pandemi yönetimini doğru buluyor musunuz? sorusuna ise Demir" Hayır, baştan beri yanlışlar yaptılar. Açık olmadılar, halka net sayıları vermediler. Halkta, biz bunu hafif de olsa atlatıyoruz, çok da etkilenmiyoruz gibi bir algı oluştu. Ama tam rakamlar verilseydi ki hala verilmediğine inanıyorum ben, halkımız ona göre tedbirde hassas davranırdı. Halkımız pandemi ilk çıktığında daha çok tedbir almıştı, daha çok dikkat etmişti ama yaza doğru nasıl ki normalleşme başladı, halk da biz bunu atlatıyoruz rehavetine kapıldı. Toplum olarak geçen seneki disiplinsel hayattan uzaklaştık. Uzaklaşınca Covid 19 daha ciddi bir şekilde yayılma gösterdi. Devletin buna fırsat vermemesi lazımdı. Ben sayın Cumhurbaşkanının, Sağlık Bakanı'nın ve Bilim Kurulu'nun ciddi hataları olduğunu düşünüyorum. Tabi ki içlerindeki işleyişi bilemiyorum. İktidar Bilim Kurulu'nu ne kadar dinledi ne kadar dinlemedi bilemiyorum. Ama muhalefet bu konuda Bilim Kurulu'nu suçluyor. Alınan tedbirlere bakarsak bence çok yeterli değil. Bu sıkıntıları yaşayacağız. İktidarın sanki aşıya umut başlamış gibi bir havası var. Aşı gelinceye kadar da tabi ölen ölmüş olacak kalan sağlar bizim misali. Önümüzdeki günlerde çok ciddi kayıplarımızın olacağını düşünüyorum ama inşallah olmaz. Hele o 5 bin ağır hasta çok önemli. Bir yandan bulaş sayısı artıyor. Özellikle alt tabakaya, yoksul kesime çok yayıldı. Onların hem sağlığa ulaşmada sıkıntıları var, hem ekonomik sıkıntıları var. Pandeminin bu alt tabakaya yayılması Türkiye için büyük risk diye düşünüyorum çünkü insanlar bir odada beş, on kişi yaşıyorlar. Haritaya da baktığımız zaman yoksul kesimlerdeki kırmızı rengin koyulaştığını görüyoruz. İnşallah bir an evvel Nisan-Mayıs ayına geliriz de o zamana kadar da aşılarla ne kadar önlem alınmaya başlanacak ve bu aşılar ne kadar etkili olacak görürüz" diye konuştu. 
AŞILARA GÜVENMEK ZORUNDAYIZ
Aşıların güvenirliliği hakkındaki düşüncelerini de ifade eden Prof. Dr. Nurettin Demir "Aşıların komplikasyonları ortaya çıkmadan güvenirliliğini göremeyiz. Yani güvenmek zorundayız. Ben aşıyı ilk yaptıracaklardan biriyim. Ama yaşamadan bunları öğrenmek zor. Öncelikle sağlıkçılara yapılacak deniliyor. Bizler sağlıkçı olarak yaptıracağız. Kompikasyon çıkarsa ona göre tedbir alınacak. Ya geçireceğiz, ya aşı olacağız" şeklinde konuştu. (GÜLYÜZ YURDAGÜL SIRT)
 

Gerçek Fethiye

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN