Girit Yayı 9 Büyüklüğünde Deprem Üretebilir!

Jeoloji Mühendisi Erkin Birhan Kıryaman, FRT TV’de yayınlanan Gerçek Gündem programında, Fethiye’nin deprem riski ile ilgili sorulara cevap verdi. Jeoloji Mühendisi Kıryaman, Fethiye’de geçmiş yıllarda tsunami yaşadığını ve Fethiye’nin yine böyle bir risk taşıdığına dikkat çekerek; “Şöyle bir algı var. Burası sığ deniz, okyanusal değil. Tsunami olmaz. Olur! 50 santimlik ölçekte de olur, bir metrelik ölçekte de olur, 2-3 metreyi bulan ölçeklerde de olur. Bu Girit Yayının olduğu yerdeki oluşacak depremlerin etkisine de bağlı” dedi. 

Girit Yayı 9 Büyüklüğünde Deprem Üretebilir!
Güncel
Jeoloji Mühendisi Erkin Birhan Kıryaman, FRT TV’de yayınlanan Gerçek Gündem programında, Fethiye’nin deprem riski ile ilgili sorulara cevap verdi. Jeoloji Mühendisi Kıryaman, Fethiye’de geçmiş yıllarda tsunami yaşadığını ve Fethiye’nin yine böyle bir risk taşıdığına dikkat çekerek; “Şöyle bir algı var. Burası sığ deniz, okyanusal değil. Tsunami olmaz. Olur! 50 santimlik ölçekte de olur, bir metrelik ölçekte de olur, 2-3 metreyi bulan ölçeklerde de olur. Bu Girit Yayının olduğu yerdeki oluşacak depremlerin etkisine de bağlı” dedi. 

FRT TV’de her pazartesi Emrullah Gök ve Hülya Kulalı’nın sunumuyla yayınlanan Gerçek Gündem programında bir deprem ilçesi olan Fethiye’nin deprem riski masaya yatırıldı. Deprem yönetmeliği var mı? Varsa uygulanıyor mu? Fethiye depreme ne kadar hazır? Deprem konusunda nasıl bilinçlenme sağlanmalı? Girit Yayı (Helen Yayı) nedir? Bu yay Fethiye’yi nasıl etkileyecek? Son yaşanılan depremler, kentsel dönüşüm Fethiye’de nasıl işledi? İmar Affı’nın sakıncaları nelerdir gibi soruların cevap bulduğu programa Jeoloji Mühendisi Erkin Birhan Kıryaman konuk oldu. Kıryaman, Fethiye’nin de içerisinde olduğu Girit Yayı ve ilçenin zemininde oluşan sıvılaşmanın Fethiye’nin en büyük tehlikesi olduğuna işaret etti. 


Türkiye’nin deprem yönetmeliği geçmişini ve bugününü anlatan Jeoloji Mühendisi Erkin Birhan Kıryaman, “Türkiye’de deprem yönetmeliği var, uygulanıyor da. Daha önce de vardı, 2018’de deprem yönetmeliği yenilendi, 2019’da da yürürlüğe girdi ve uygulama başladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlandı. Türkiye’de ilk deprem yönetmeliği 1940’da yayınlanıyor. Her deprem yönetmeliği kendi dönemin bilimsel olarak iyisi. Bilim geliştikçe deprem yönetmelikleri de değişmiş. 1940’da yayınlanan ilk deprem yönetmeliği o zamanki şartlara göre betonarme yapılarından bahsetmiyor tamamen yığılma yapılardan bahsediyor. Bilim geliştikçe 1944 yılında bir deprem yönetmeliği daha yayınlanıyor. Bunda da zemin geliştikçe malzeme yapısından bahsediyor. İlk defa burada geçiyor ve bu şekilde bilim geliştikçe 7-8 tane deprem yönetmeliği yayınlanıyor. En son bundan önceki deprem yönetmeliği 2007 yılında idi. 2007 yılındaki deprem yönetmeliği de çok uzun zaman kullanıldı. Gayet iyiydi. Şimdi Amerika’dan devşirme bir deprem yönetmeliği 2018’de yayınlandı, 2019’da yürürlüğe girdi. Benim başarılı bulduğum bir deprem yönetmeliği, sıkıntıları var mı? Var. Bazı bölgelerinde tam netliklerin olmadığı bir deprem yönetmeliği ama benim ilk okuduğumda gayet başarılı bulduğum bir deprem yönetmeliği idi” dedi.


DEPREM GERÇEĞİ KÜÇÜK YAŞLARDA ÖĞRENİLMELİ
Fethiye’nin insan ve yönetimsel olarak depreme hazır olup olmadığı sorusuna Kıryaman, “İnsan faktörü olarak bakmak gerekiyor. Çevremizdeki insanların depremle ilgili bildiği bir şey var. Biz birinci derece deprem bölgesindeyiz. Birinci derece deprem bölgesi nedir? Ne tür sıkıntılar oluşur? Bilinen sadece bu! Bu eğitimin çok başta verilmesi gerekiyor. Deprem nasıl olurun görsel olarak anlatılması gerekiyor. Bu şekilde insanlar görsel olarak anladığı zaman; bunun gerçekten çok büyük tehlikeler yaratabileceğini ve buna karşı önlem alma gereksinimini çok küçük yaşlarda öğrenmesi gerekiyor. 


“FETHİYE BELEDİYESİ DEPREM YÖNETMELİĞİNİ BİRE BİR UYGULUYOR”
Yönetimsel anlayış olarak ise; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın vermiş olduğu yönetmeliği Fethiye Belediyesi’nde deprem yönetmeliği bire bir uygulanıyor. Zemin çalışmalarından başlayan ve inşaatın son aşamasına kadar betonarme yapılar oldun, kontrolleri olsun, temellerin kontrolü olsun birçok şey baştan sona kontrol ediliyor. Bunun kontrolü yapıldıktan sonra yapılaşmaya gidiliyor. Ve Fethiye Belediyesi’nde de bu prosedürlere uygun şekilde yapılıyor ve uygulanıyor şu an. Yıllardır uygulanıyordu, şimdiki deprem yönetmeliği de uygulanıyor. Fethiye’de bütün kontroller yapılarak yapılaşmaya gidiliyor” diye cevap verdi. 


AFET BİLİNCİ HAZIRLIĞI YAPMALIYIZ!
Depreme nasıl hazırlanmalıyız? Bireyler olarak sorumluluklarımız nelerdir? Sorusuna Kıryaman, “Eğitim çok önemli. Birinci derece deprem bölgesi nedir? Biz neden birinci derece deprem bölgesindeyiz? bunların öğretilmesi gerekiyor. Temel olarak ikiye ayırabiliriz. Bir yapısal hazırlık. Nedir bu yapısal hazırlık? Yapacak olduğumuz yapının bütün şartları sağlayabilecek, zemine uygun şartları sağlayabilecek. Yapım iyi mi? Değilse güçlendirmesini nasıl yaparım? Bu yapısal hazırlığı yapmamız gerekiyor. İkincisi de afet bilinci. Yani biraz daha kişinin kendisinden kaynaklı. Sonuçta yapı ne kadar sağlam olsada o anda bir yapıdan kaynaklı olmayan deprem anında bazı sıkıntılar yaşanabiliyor. Nedir Afet bilinci? Deprem anında neler yapmalıyız, yapılarımızda evlerimizin içerisinde ya da iş yerlerinde nasıl bir düzende durmalıyız, bu eşyaların konumuna kadar etkiliyor. Psikolojik olarak da buna hazırlanmalıyız. İlk önce yapımızı güvende tutacağız, bununla ilgili bilimsel çalışmaları yaptıracağız. Ardından da kişisel olarak afet bilinci hazırlığı yapacağız” dedi. 


GİRİT YAYI 9 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLİR!
Sosyal medyada da sıklıkla konuşulan Girit Yayı nedir sorusuna Kıryaman, “Türkiye tektonik olarak çok hareketli bir bölge. Hatta bazı bölgelerimiz dünya üzerinde deprem hareketleri olarak ilk sıralarda yer alıyor. Türkiye’de hala gerçekleşen  iki tane tektonik olay var. Bunların bir tanesi doğudan Arap Yarımadası’nın Türkiye’nin Anadolu levhasını ittirmesi olayı. Bu günümüzde de devam ediyor. Bu ittirme ile yeni kırıklar oluşuyor. Bunlardan en büyüğü Kuzey Anadolu Fayı dediğimiz fay hattı. Doğuda başlayıp Yunanistan’a kadar uzanan, bu İstanbul depreminin beklendiği fay hattı. Aynı zamanda burada Doğu Anadolu Fay hattı var. Malatya Elazığ depremini olduğu fay attı. Mesela bu ittirmeyle fay zomları oluşuyor. Birde bizim bulunduğumuz bölgede Girit Yayı değimiz yay var. Bizde de Afrika Kıtası Batı Anadolu’da kıtası olarak hala devam ediyor. Afrika Kıtası, Batı Anadolu’nun altına dalma batma yapıyor. Bu batma hala devam ediyor. Ve bu batma yaptıkça Batı Anadolu, batıya doğru kayma yapıyor. Bir çekim gücü oluşuyor. Türkiye’de hem doğudan hem batıdan Arap Yarımadası ve Afrika Yarım Adası Anadolu levhasının (Avrasya Levhası) altına dalım yapıyor. Ve dalımla birlikte yeni fay hatları (fay zomları) oluşuyor. Kuzey Anadolu Fay Zomu, Doğu Anadolu Fay Zomu bundan dolayı oluştu. Ve Girit Yayı değimiz bu yay dalma batmanın olduğu yer İyon Denizinden gelir Rodos’un güneyinden geçer. Ve Fethiye’den geçerek devam eder. Bunun uzantısı Burdur fay zomu dediğimiz zomla devam eder, karaya geçer. Böyle bir bindirme zomunun olduğu bir yerde Fethiye. Neredeyse tüm Türkiye’nin fay zomlarını oluşturan tektonik hareket ve bir tanesi neredeyse Fethiye’nin orada! Fethiye bu yüzden çok sıkıntılı bir bölge. Bu Girit Yayı çok büyük depremler üretmiş bir dalma batma zomu. Burada Girit Depremleri dediğimiz depremler oluşmuş. Hatta 1957 Fethiye Depremi de oluşmuş.  Hatta Marmaris’te olan deprem de dalma batma sonucu oluşan depremler. Yunanistan’daki 12 Adalar, dalma batmalar sonucunda oluşan volkanizmalardan oluşuyor. Yaklaşık 9 büyüklüğünde bir deprem üretebilecek bir zom burası” diye konuştu. 


FETHİYE’DE TSUNAMİ OLABİLİR
Fethiye’de geçmişte tsunamilerin olduğuna dikkat çeken Kıryaman, “Çok eskilerde yapılan bir araştırmada bir metreyi bulan tsunamiler kaydedilmiş. Burası aktif ve hala devam ediyor dalma batma. Dünyanın en çok yoğun yaşanan deprem bölgesi burası. Tsunami tehlikesi her zaman her yerde var. Şöyle bir algı var. Burası sığ deniz, okyanusal değil. Tsunami olmaz. Olur! 50 santimlik ölçekte de olur, bir metrelik ölçekte de olur, 2-3 metreyi bulan ölçeklerde de olur. Bu Girit Yayının olduğu yerdeki oluşacak depremlerin etkisine de bağlı. Ve hala yaşayan bir fay zomu burası. Ve Batı Anadolu’yu her yıl yaklaşık 35-40 milimetreyi bulan ölçeklerde batıya doğru çekiyor. Belli büyüklükte depremler olabilir ama önemli olan Fethiye’nin bunu ne kadar hissedebileceği. Bu da şiddete giriyor. Burada ivme değerleri önemli. Fethiye’nin zemin yapısı, ne kadar hissedeceği önemli” dedi.
İmar affının sakıncaları nelerdir sorusuna Kıryaman şu şekilde cevap verdi: “İmar affı ilk çıktığı zaman yeni deprem yönetmeliğimizde yayınlandı. Sol tarafa bakıyorsunuz imar affı, kaçak yapılar, hiçbir bilimsel çalışmaları olmayan yapılar ve onlara izin veriyorsunuz! Sağ tarafa bakıyorsunuz: Yeni deprem yönetmeliği. İnanılmaz şeyler istiyor. Her şeyin çok üst düzey olduğu, çok iyi olduğu bir deprem yönetmeliği. İki farklı zıt kutup aynı dönemde yayınlanıyor. Elazığ’daki depremde de yıkılan yapıların çok eski yapılar olduğu, deprem yönetmeliğine uygun olmadığı, herhangi bir ruhsat çalışmalarının olmadığı binalar olduğu ortaya çıktı. İmar affı gerçekten sıkıntı. Bugün imar affından 10 milyona yakın kişinin başvuru yaptığı söylendi. Bunun çok daha fazlası vardır. Ve sıkıntı yaşayacak yapılarda bunlar. Fethiye’de de imar affından yararlanan yapılar çok fazla. SİT alanlarında çok fazla yapılaşma oldu.”


“BİNA BAZLI DEĞİL BÖLGESEL BAZLI KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN YAPILMASI LAZIM”
Kentsel dönüşümün binasal dönüşüme döndüğünü kaydeden Kıryaman, “Kentsel dönüşümün daha büyük ölçeklerde olması lazım. Bir bölgeyi kapsayacak ölçeklerde olması lazım. Tamamen binamı yıkayım yenisini yapayım anlayışına döndü. Ekonomik ranta döndü. Kentsel dönüşümün çok daha büyük ölçeklerde olması gerekiyor. Bunun için imar çalışmalarının yapılması gerekiyor. İmar çalışmalarında fay zomlarının belirlenmesi gerekiyor. Zemin yapısının belirlenmesi gerekiyor. Tehlikeli alanlarda bölgesel çaplı kentsel dönüşümün yapılması gerekiyor. Bina bazlı değil bölgesel bazlı kentsel dönüşümün yapılması lazım” dedi.

 


“GİRİT YAYI VE SIVILAŞMA FETHİYE’Yİ SIKINTILI DURUMA DÜŞÜRÜYOR”
Kıryaman, “Depremin büyüklüğü denilen bir şey var. Bir de zeminin etkilenme durumu var. Bu da şiddet. Bunun çok fazla parametresi var. Zeminin yapısı, binanın yapısı, etkilenme durumu. Yani 7 büyüklüğünde bir deprem olduğunda sağlam zemin olan yerler daha az etkilenir. Bunda ivme katsayıları hesaba giriyor. Ama alüvyonal zemin dediğimiz mesela Fethiye ovasının oluşturan zemin gibi zeminler bundan daha çok etkilenir. Yani etkilenme şiddeti daha fazla olur. Fethiye Ovası da etkilenme şiddeti olarak oldukça yüksek ivmeye sahip. Fethiye’deki en büyük sıkıntımızda yer altı suyu seviyesi. Fethiye Ovasının yarısında su seviyesi yaklaşık 0-5 metre arasında, bazı yerlerde 6-7 metre. 1 metrede su çıkan yerlerde var. Fethiye’nin en büyük sıkıntısı sıvılaşma. Deprem anında yer altı suyunun yüzeye çıkmasıdır sıvılaşma. Binanın iyi olması da bazı noktalarda yeterli olmuyor. Sıvılaşmayla binanın yan yatması, bütün halinde devrilme durumları oluyor. Sıvılaşma çok büyük bir tehlike. Fethiye’nin en büyük tehlikesi de bu! Fethiye’nin hem Girit yayının içerisinde olması hem de sıvılaşma Fethiye’yi sıkıntılı duruma düşürüyor” diye konuştu. 


 

Son Güncelleme: 04 Şubat 2020 15:00

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN