Haftanın konuğu Nuray Bartoschek oldu 

FRT Televizyonu'nda yayınlanan, Erdoğan Cankuş'un hazırlayıp sunduğu Pozitif Düşünce programının bu haftaki konuğu Aile Danışmanı ve Terapist Nuray Bartoschek oldu.

PAYLAŞ

Nuray Bartoschek programda dünya genelinde yayılan korona virüsünden korunmak amacıyla maske kullanımının arttığını vurguladı. Bartoschek, maske dikimi hakkında bilgiler aktarıp, “Ülkemizde de daha önce 50 kuruş olan en basit maske şimdi beş ila on lira arasında satılıyor ve her yerde kolayca bulunmuyor. Bu düşünceyle sosyal sorumluluk duygusuyla kanser hastaları ve sağlık çalışanları için maskeler yapmaya karar verdim” dedi. 

NASIL MASKE DİKMEYE BAŞLADI?
Maske dikme süreci hakkında bilgiler aktaran Aile Danışmanı ve Terapist Nuray Bartoschek, “Ülkemizde de daha önce 50 kuruş olan en basit maske şimdi 5 ila 10 TL arasında satılıyor ve her yerde kolayca bulunmuyor. Önce ailem ve dostlarım için yıkanabilir maske yapmayı düşündüm. Daha sonra sosyal medyada kanser hastalarının ‘Maskeler bizim için hayati önem taşıyor, lütfen bizi de düşünün’ paylaşımlarını gördüm. İtalya’da stokta kalmadığı için eldivensiz çalışan bir doktor hayatını kaybetti. Sadece Bergamo bölgesinde 600 doktordan 110’nu hasta. İspanya’da doktorlar eldiven olmadığı için buzdolabı poşetiyle çalışıyorlar.
Kanser hastaları ve sağlık çalışanları için maskeler hayati önem taşıyor. Bu düşünceyle sosyal sorumluluk duygusuyla kanser hastaları ve sağlık çalışanları için maskeler yapmaya karar verdim” dedi. 

DİKİŞ KONUSUNDA DENEYİMİ 
İlk maskeyi 90 yaşında olan annesi için elde diktiğini anlatan Nuray Bartoschek, “Baktım, fena olmadı ama elde dikmek zaman alıyor. O zaman iki yıl önce ikinci el aldığım dikiş makinasını dolaptan çıkardım. Aslında dikişle bir ilgim olmadığı gibi dikiş makinesini kullanmasını bile bilmiyordum. İnternetten video izleyerek makineyi çalıştırmayı öğrendim. 
Elimdeki hazır maskeyi örnek alarak da maske dikmeye başladım. Üç kat yazma kumaşı kullanıyorum. Desenli olanların dışı pamuklu, içi yazma. Elimde olan kumaşları değerlendiriyorum diyemem çünkü dikişle ilgim olmadığı için evde hazır kumaşlarım da yoktu. Tüm kumaşları, teller, lastikler, dikiş ipliklerini maske yapımı için aldım. Maskede burun kısmını kapatmak için içine kolay şekil alabilen ince, yumuşak tel koyuyorum. 
Yaptıkça daha iyi olmaya başladı” ifadelerini kullandı. 

SAĞLIK ÇALIŞANLARI VE MASKELER
Nuray Bartoschek, “Düşünün ki, bizler sokakta birbirimizle sosyal mesafemizi korumaya çalışırken sağlık çalışanları bizler için kendi hayatlarını tehlikeye atarak büyük risk altında çalışıyorlar. Onların da çocukları, eşleri, sevdikleri var. Tekrar malzeme almak için dışarı çıktığımda maske yapımı için kullanılan malzemelerin hızla tükendiğini gördüm. Evinde dikiş makinesi olan herkesi sağlık çalışanlarımıza destek olmak için maske dikmeye çağırıyorum. Sağlık çalışanlarımızın sağlığı bizim sağlığımızın güvencesidir. Diyeceksiniz ki bu maskeler doktorlarımızı, hemşirelerimizi virüsten korur mu? Sağlık çalışanları deyince tüm hastaneleri ve hastane personelini bir bütün olarak düşünelim, hasta sayısı arttıkça malzeme sıkıntısı yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Bu maskeler bir N95 olmasa da İspanya da doktorların malzeme olmadığı için buzdolabı poşetiyle çalıştıkları gibi evlerimizde diktiğimiz maskeler de sağlık çalışanları için destek olacaktır. Bu konuda evinde dikiş makinesi olan herkesi sağlık çalışanlarımız için maske dikmeye çağırıyorum” diye konuştu. 

TERAPİLERİNİ SÜRDÜRÜYOR
Aile Danışmanı ve Terapist Nuray Bartoschek, “Pek çok Uluslararası terapist grubuna üyeyim ve şu an Avrupa’da, Amerika’da dahil olmak üzere pek çok ülkede terapistler online olarak çalışmaktadır. Whatsapp, skype gibi uygulamak ya da telefon ile terapilerime devam etmekteyim” dedi. 

BU SÜREÇTE UYGULAYABİLECEK STRATEJİLER 
Açıklamalarını sürdüren Nuray Bartoschek, “Hep birlikte bir bilim kurgu filminin kahramanları gibiyiz. Bu sürecin ne kadar devam edeceğini bilmiyoruz ama sağlıklı olarak hayatta kalmanın bir yolunu bulmamız gerekiyor. Sosyal mesafeyi korumak, kendimizi izole etmek ya da karantinada tutmak için belirli stratejiler uygulamamız gerektiğine inanıyorum.
Bu süreci evlerimize hapis olmak olarak değil, farklı ve daha önce hiç karşılaşmadığımız benzersiz bir duruma tanıklık ettiğimizi düşünelim. Kendi seçimimiz dışında gelişti ve kötü olmak zorunda değil. Bakış açımızı değiştirerek dezavantajı avantaja döndürebiliriz. 
Bağlantı: Ailemizle, dostlarımızla, komşularımızla bağlantıda bulunmamızın tek yolu yüz yüze görüşmek değil. Sosyal medya, eposta, telefon, görüntülü konuşma ile de insanlarla bağlantımızı sürdürebiliriz. Gereksinimi olanlara yardımcı olmak bize kendimizi daha iyi hissettirecektir. Çevrenizde yardıma ihtiyacı olan kişileri araştırın. Tüketim toplumu olarak o kadar çok ben merkezli yaşamaya başlamıştık ki, insan olmanın güzel, ahlaki yanları giderek azalmaya başlamıştı. Korku ya da kaygının başkaları ile etkileşiminizi ele geçirmesine izin vermeyin. Hepimiz aynı teknedeyiz. Kendinize yeni günlük program hazırlayın. Uzun zamandır yapmak isteyip yapamadığınız ama yapmaktan zevk alacağınız şeylerin listesini yapın. Öz bakımınıza özen gösterin. Tüm bu yaşadıklarımızı sıra dışı bir deneyim olarak görün ve doğru stratejileri uygularsak hayatta kalmanın ötesinde hayatımıza olumlu etkileri olabileceğini düşünmeye çalışın. Medya ile etkileşiminizi sınırlayın: Belki kendinize güncel haberleri izlemek için belirli bir zaman ve süre tanıyabilirsiniz. Bilgilere doğru kaynaklardan eriştiğinizden emin olun, çünkü şu anda ciddi bir bilgi kirliliği yaşanmakta” şeklinde ifadeler kullandı.

ÇÖZÜM ODAKLI YAŞAYIN
Bartoschek, “Eğer mutsuz olmak istiyorsanız problem odaklı yaşayın. Mutlu olmak istiyorsanız içinde bulunduğunuz durumu kabul edin ve çözüm odaklı yaşayın diyorum. 
Ev yandı… Sahip olduğunuz her şey yandı kül oldu ama siz hayattasınız. Sahip olduğumuz her şey biz hayatta olduğumuz sürece anlamlı. Tam tersini düşünelim, eviniz, eşyalarınız hiç zarar görmedi ama siz dumandan zehirlenerek öldünüz. Hangisini tercih edersiniz? Şimdi Korona virüsü ile ilgili öyle çok senaryolar yazılıyor, söyleniyor ki, inanın şu an benim odak noktam bu değil. Kim ya da kimler, ne şekilde, nasıl neden olduysa oldu, bilim insanları bu konuda çalışıyor ve çalışacaklar. Bizim her gün bir yenisi eklenen senaryolara odaklanmamızın bize bir yararı olmadığı gibi sadece kaygımızı artırır. Bize düşen bu süreçte uzmanların uyarılarını dinlemek ve sağlıklı olarak hayatta kalmak için elimizden geleni yapmak. İnsanlık olarak zor bir sınavdan geçtiğimiz doğru ama bir avantajımız var. Sınav soruları elimizde. Eğer gerçekten herkes kurallara uyarsa bu zorlu sınavı başarıyla geçeceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. 

Aile Danışmanı ve Terapist Nuray Bartoschek programda şu konulara da değindi; 
“Sosyal medyada yıllarca eğitimcilik yapmış bir öğretmenin şu an 65 yaş ve üzeri ile ilgili yapılan seviyesiz paylaşımları görünce gözyaşlarıyla yazdığı yazıyı okuyunca çok üzüldüm.
Nerede hata yaptık diye sordum kendime? Görünen o ki, pek çoğumuz çocuklarımızın elinden tutup kurstan kursa koştururken, onlara en pahalı teknolojik oyuncakları alırken onların gözünün içine bakarak sevginin, saygının, paylaşmanın ne olduğunu anlatmaya zaman ayırmadık ya da unuttuk. Şimdi saygısızlığı büyüklerine haddini bildirmek olarak algılayan gençleri görünce içimiz sızlıyor. Belki bu günler hepimiz için birbirimizi yeniden kazanma günleri olabilir. Belki hep birlikte birbirimize sarılmayı, aile olmayı, saygıyı, sevgiyi, paylaşmanın, yardımlaşmanın güzelliğini yeniden öğrenebilir, öğretebiliriz birbirimize. Evde çocuklarınız ile balkona, terasa, bahçeye çıkın, pencereleri açıp odanızı havalandırın.
Aile bireylerinden birisinin yazdığı sayfayı sırayla herkesin ekleyerek bir hikaye ortaya çıkarın.”
 

Erdoğan Karagöz

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN