DP GENEL BAŞKANI, 'HAYIR OYU VERECEĞİZ'

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Fethiye ve Seydikemer'deki çarşı pazar ziyaretlerinin ardından Fethiye'de Belediye Kültür Merkezi'nde yaptığı konuşmada, 16 Nisan'da yapılacak anayasa maddelerinin değiştirilmesiyle ilgili referandum da 'hayır' oyu vereceklerini söyledi.

PAYLAŞ
Gerçek Fethiye Gazetesi - Gerçek Fethiye

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal Fethiye Belediye Kültür Merkezi'nde partililere ve vatandaşlara hitap etti. Fethiye Belediye başkanı Behçet Saatcı, Muğla eski milletvekillerinden Mustafa Dedeoğlu, Fethiye Belediye eski başkanı Şakir Kandönmez, Ölüdeniz eski belediye başkanı Keramettin Yılmaz, demokrat parti ilçe başkanı Osman Buğdaycı, MHP milletvekili adaylarından Erdal Eroğlu'nun yanı sıra demokrat partili belediye meclis üyeleri ve vatandaşlara hitap eden Gültekin Uysal, iktidarı eleştirip, Türkiye'nin itibarının giderek zayıflatıldığını iddia etti. Konuşmasında sayın cumhurbaşkanının yanı sıra başbakanın, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti diyemediğini de iddia eden Uysal, Türkiye'nin içerden ve dışarıdan tehlikelerle dolu olduğunu, milletin kararını 16 nisanda 'hayır' oyu vererek sandığa yansıtacağını söyledi. konuşması sırasında sık sık alkışlanan Gültekin Uysal, konuşmasının son bölümünde şunları söyledi: İnşallah bugün Türkiye'nin yeniden yanlışa sürüklenmek istediği noktada iktidar sahiplerinin zaman zaman bir takım şiirlerinden beyitler okuduğu Necip Fazıl'ın dizeleriyle seslenmek isterim. Necip Fazıl bir şiirinde:" Durun kalabalıklar durun. Bu cadde çıkmaz sokak" demektedir. Bende buradan insanlarımıza, halkımıza, vatandaşlarımıza aynen bu ifadelerde olduğu gibi seslenmek istiyorum: "Durun kalabalıklar durun. Bu cadde çıkmaz sokaktır. Türkiye'yi daha büyük girdaba sürükleyerek, Türkiye'yi kendi içerisinde devlet ve millet katında yeniden bir büyük krize sevk edecek. Bu anayasa değişikliği teklifini milletin vicdanıyla çarpıp geri dönmesi adına, 16 Nisan'da hepimiz 'hayır' irademizle beraber bu yanlış gidişata, bu şizofreni gidişata hep beraber kıyama kalkarcasına 'hayır' demek mecburiyetindeyiz. Zamanı da göz önünde bulundurarak aslın ana başlıklarıyla sizlerle pek çok cephesinde paylaşmaya gayret gösterdim. Burada, vereceğimiz 'hayır' ile müsaade edildiği kadar demokrasiye, müsaade edildiği kadar hukuka, müsaade edildiği kadar hakka rıza göstermeyeceğimizi de beyan edeceğiz. Bugün kaplaştırarak Türkiye'yi bu manada terör örgütleriyle, 'hayır' diyenleri özdeş hale getiren iktidarın büyük bir çaresizlik içinde propaganda yapanlarına da baktığınızda da, her vesileyle anketlere sığınanların bugün anket bile açıklayamaz hale gelmesinin hepimizin önünde durduğumuz noktanın doğrulunu teyit edecek şekilde bir delil olarak hepimiz kabul etmek durumundayız" diyen Gültekin Uysal konuşmasının sonunda, Büyük Düşünür Cemil Meriç'in, "Türkiye'nin meselesi sağ ve sol meselesi değil, Türkiye'nin meselesi namuslu insanlarla, namussuz insanların mücadelesidir" sözleriyle devam ederek, "İşte bugün bulunduğumuz bu noktada her birimizin üzerine düşen vazife, bu ülkenin oturdukları koltuklara kendi devleti saymayarak muhalefet edenlerin her tür imkanından ve imtiyazından yararlananların hor görme anlayışı içerisinde oldukları noktada, biz yeniden bu ferasetimizle Türkiye'nin bundan bir asır evvel modern bir anlayış içerisinde, modern değerlerle beraber teçhiz edilmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kıymetini, Irak'ta ve Suriye'de yaşananların aynasında bile baksak fazlasıyla bilmek durumundayız. Türkiye'de 15 yıllık zaman dilimi içerisinde yaşanan hukuksuzluklara, yaşanan yağma düzenine rantiye düzeni içerisinde bu ülkenin kaynaklarını, bu ülkenin üretim gücünü geriye götürenlere, bu ülkenin kaynaklarını insanımıza lütuf alan lütuf veren ilişkisi içerisinde lütuf sunduğunu varsayanların karşısında, anayasal vatandaşlık temelinde hak ve ödevlerini bilen Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları olarak 16 Nisan'da hep beraber göstereceğimize inanıyorum. Her köşesinde bu şuuru yaşatan bu ruh ile bu coğrafyada varlığımızı münakaşaya açanlara her daim cevap vermiş bir milletin evlatları olarak yine Muğla'mız gereğini yapacaktır. Ama Muğla'dan beklentimiz gelir ve çevre olarak ortaya koyduğu iradeyi, mesafeyi aşarak yeniden Türkiye'nin önünde, üzerine oturduğumuz değerlerin bilinciyle millet önünde yeniden bir referans vilayet olma noktasında gücünü gösterecektir" diye konuştu.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN