Çoban,'İyi Parti her geçen gün büyüyor'

İYİ Parti Fethiye İlçe Başkanı Ali Fatih Çoban, FRT TV'de katıldığı Pozitif Düşünce programında Fethiye, Muğla ve Türkiye gündemi ile ilgili soruları cevapladı. Erdoğan Cankuş'un hazırlayıp sunduğu programda sorulara açık açık cevap veren İYİ Parti Fethiye İlçe Başkanı Ali Fatih Çoban, 'İYİ Parti her geçen gün büyüyor. İYİ Parti büyüdükçe operasyon çekiliyor' dedi.

PAYLAŞ

Çoban, bir soru üzerine, “İYİ Parti Genel Başkanımız ve bizler için Sayın Devlet Bahçeli ‘evine dön’ dedi. Bu çağrıdan bir gün sonra, Ayasofya’da Cuma namazı çıkışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizi, ‘yerli ve milli’ olarak nitelendirdi. 3 yıldır illet olan, zillet olan, bir seçime girildiğinde HDP’li olan, bir kesimi fetöcülükle suçlanan İYİ Parti bir anda yerli ve milli oldu. Bu durum İYİ Parti’nin iktidar tarafından kazanılmak istendiğini ve İYİ Parti ile güçlenmek istediklerini gösteriyor” ifadelerini kullandı. 

FRT Televizyonunda ilgi ile izlenen programda Türkiye gündemi ile ilgili sorulara net cevaplar veren İlçe Başkanı Ali Fatih Çoban için izleyenlerden çok sayıda olumlu mesaj geldi. İYİ Parti Fethiye İlçe Teşkilatının Covid-19 ile ilgili tedbirleri hakkında kendisine yöneltilen soruya, “İl Başkanımız İncilay Gezgin Şekerdağ maalesef koronavirüse yakalanmıştı. Şu an durumu iyi, 10 günlük bir iyileşme sürecinden geçti. Bu illeti maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyarak, tedbirlere kulak vererek yeneceğiz. Daha önemli olan konu ise devletin bu anlamda birazcık daha sosyal devlet olma görevini geldiğimiz noktada uygulaması gerekiyor. Koronavirüs 2020’nin Mart ayında ülkemize girdi. Geçtiğimiz günlerde emekli öğretmen Zeynep Gümüş bu illet hastalıktan dolayı kaybettik, Allah mekânını cennet eylesin yakınlarına ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Karaçulha Mahallesi’nden MUSKİ Personelimiz, sevecen Hamza’mız, Hamza Özkaraca’yı, emekli öğretmenimiz Zeynep Tuncel ve Eşen eski Belediye Başkanımız Yusuf Yiğit’i kaybettik. Bu durumlara üzüldük, inşallah biran önce dünya insanlığı, Türk yurdu bu illet hastalıktan kurtulur ve daha önceki gibi maskesiz gülücüklerimizin göründüğü, birbirimizle samimi bir şekilde sarılabileceğimiz günlere dönebiliriz. Aşı haberlerini dikkatle takip ediyoruz, unutmayalım ki maske, sosyal mesafe ve hijyen dikkat edelim. Sadece eşimiz, dostumuzun başına gelince kurallara uymayalım, kurallara sürekli uymak gerekiyor. Artık koronavirüs karşısında yaşam mücadelemizin süreci 4 ay sonra 1 yıl olacak. Dünya insanlığı, Türk yurtları zor günler geçiriyor, inşallah biran önce bu illetten kurtuluruz” şeklinde cevap verdi. 
İYİ PARTİ BU SÜRECİ DAHA İYİ YÖNETİRDİ
İktidarın Covid-19 sürecini iyi yönetemediğini söyleyen Fatih Çoban, “İYİ Parti iktidarda olsaydı koronavirüs sürecini daha iyi yönetebilirdi. Bu virüs Türkiye’ye Mart ayında ulaştı. Mart ayında genel başkanımızın ve parti politikamızın istişareleri sonucunda hemen 3-4 haftalık bir kapanma önerisi verdik. Dışarıdaki hayatı yavaşlatalım, herkesi evlerine girsin dedik. Kovid-19 ile mücadelede neden başarısız oluyor? Çünkü Türk ekonomisi kötü bir durumda… Devletin insanları evine kapattığı zaman, bu insanlara bakacak durumu yok, insanlarımızın ceplerinde para yok. Ekonomini kötü olmasından kaynaklandığı için her yeri açtık, 2 aylık bir süre içerisinde şehir girişlerini-çıkışlarını kapattık ama çok çabuk normale döndük. Sanki Haziran’ın sonunda bu bela, bu illet hastalık gitmiş gibi davranmaya başladık. Normalleşme sürecine çok çabuk adapte olduk. Yaz aylarında Fethiye’nin sokaklarında 06 plaka, 07 plaka, 34, plakalı araçlarla doluydu. Biz vatandaşlarımıza kesinlikle Fethiye’ye gelmeyin demiyoruz, yanlış algı oluşmasın ama hassas bir süreçten geçiyoruz. Kovid-19 vakasının en fazla olduğu yerler; büyükşehirler Ankaralı, İstanbullu, İzmirli buraya geldi ve bu insanlarımız buraya geldikçe şehirlerarası giriş-çıkışlara  izin verdik. Şu anda da bunun faturasıyla karşılaştık. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı verilerde Muğla bir hafta da yüzde 50 artış gösteriyor. Bu artışın sebepleri geçmişe döndüğümüz zaman uygulamalardaki yetersizliklerden, eksikliklerden kaynaklanıyor. İYİ Parti olarak biz bunu defalarca dile getirdik ama ne yazık ki beyefendiler bizim dediklerimizi çok fazla kâle almıyorlar, kendi bildiklerini yapıyorlar. Bu da aslında partili cumhurbaşkanlığı rejiminin, tek adamın ülkeyi yönetmesinden kaynaklanıyor. Normalde şartlarda oturalım, bir araya gelelim memleket masası kuralım ve bu masada 83 milyon vatandaşımızın derdinden bahsedelim dedik ve şuanda da ülkemizin üzerindeki en büyük dert, sıkıntı maalesef ki Kovid-19 belası. Aslında eleştirsek de diğer ülkelere göre erken önlemler aldık ama Mart ayında İranlılar Van üzerinden ülkemize giriş yapıyordu, Güney sınırlarımızdan Suriyeliler ülkemize geliyordu…” diye konuştu. 

GENEL MERKEZDEN GENELGE GELDİ
Fatih Çoban, “Bizler siyasetten ziyade önce insanız. Her yurttaşımızın çektiği sıkıntılar, duyduğu endişeleri biz de duyuyoruz. O süreçte genel merkezimizden gelen genelge ile parti binamızı geçici bir süre kapattık, normalleşme süreci başladığı anda yani Haziran ayında tekrar açtık. Parti binamızın içerisindeki koltuk ve masa mesafelerini düzenleyip, koronavirüs sürecine uygun bir hale getirdik. Onun dışında dezenfektan, eldiven ve maske ile tedbirler alarak sokakta, evde uyduğumuz kuralları partimizde de uygulamaya gayret ettik” dedi. 

NEDEN İYİ PARTİYE KATILDI
Fatih Çoban, yıllarca ülkücü gençliğin içersinde yer aldığını belirterek, “Türkiye’nin en büyük gençlik hareketi, yılmaz yıkılmaz iman kalelerinden oluşan Ülkü Ocaklarıyla 2005 yılında tanıştım. Lise çağlarındaydım, güzel zamanlardı, her şeyin daha doğal daha saf, hoş ve samimi zamanlardı. Liseden sonra bunu üniversite zamanlarında da taşıdım, Fethiye Ülkü Ocakları’ndan sonra İzmir Ülkü Ocakları’nda da bulundum. Yöneticilik yaptım, daimi neferim, buralarda eski yöneticiyim. İYİ Parti’nin kurulması malum MHP’deki demokrasi mekanizmasının çalışmaz bir hal aldığı içindir. Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’i Ankara’da Milliyetçi Hareket Partisi’nin başına getirebilmek için mücadele ettik ama hukuksuz, usulsüz ve haksız bir şekilde bu mücadelemiz önlendi. Eski MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt, bunları gün yüzüne çıkardı, Türkiye’de hiçbir şey karanlıkta kalmaz ve o da haksız yere, usule aykırı şekilde Meral Akşener’in MHP Genel Başkanlığı’na seçilmesine engel olunduğunu söyledi. Tüm bu olanlar sonucunda, Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener, çalışmayan demokrasi mekanizmasını daha etkin hale getirebilmek için bugünlere şükürler olsun ki İYİ Parti’yi kurdu. İYİ Parti kolay kurulmadı, çok zor badireler atlatılarak kuruldu. O günlerde emeği geçen, aramızdan ayrılan dava arkadaşlarımı da bugün buradan rahmetle anıyorum. İYİ Parti 25 Ekim 2017’de kuruldu, bundan yaklaşık bir ay önce de partimizin 3. yılını kutladık. İYİ Parti kurulduktan sonra Türkiye’de bazı şeyler değişmeye başladı. 3 yıl önce telefonla rahat konuşamıyordunuz basına göre; birileri o, onunla konuşuyordu, şu-bunlarla görüşüyor gibi suçlamalar oluyordu. İnsanlar tutunacak bir dal arıyordu. Umut kelimesini biz iliklerimize kadar hissettik. 25 Ekim 2017 tarihinde bir siyasi parti kuruluyor, Mart ayında beyefendilerin korkusu nedeniyle kurulan yeni partiyi seçime sokmamak adına seçim kararı alınıyor ve bu yeni siyasi parti Haziran seçimlerinde Türkiye genelinde yüzde 10 oy alıyor. Bu, Türk siyasi tarihinde, Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener öncülüğünde kurulan İYİ Parti, ileride çocuklarımıza, torunlarımıza anlatacağımız bir parti haline geldi. Türk milliyetçileri sıkıldı da bu partiyi kurmadı! Türkiye’nin geldiği nokta parti boyutunu geçti. Herkes için AKP meselesi, CHP meselesi olmaktan çıktı ve artık memleket meselesi haline geldi. İşte bu yüzden İYİ Parti dedik” şeklinde ifadeler kullandı. 

KONGRELER BAŞARILI GEÇTİ
Fatih Çoban, “Metin Ergün hocamızın oluru ile Genel Başkanımızın ‘tamam’ demesiyle 2020’nin Ocak ayında İYİ Parti Fethiye İlçe Başkanlığına atandım. Atamamız gerçekleştikten sonra demokrasi ile yönetilen ülkelerde sandığa gitmemiz lazımdı. Mart ayında 2. Olağan Kongremizi gerçekleştirecektik ama kongremizi Mart ayında yapamayacağımıza dair hıfzıssıhha kuralı geldi ve bu gelen kuraldan dolayı kongremizi gerçekleştiremedik. Sonraki süreçleri herkes gibi merak ettik; ‘ne zaman yapılacak, nasıl yapılacak’ genel merkezimize sorduk, İl Başkanımıza ve parti büyüklerimize sorduk. Onlarda inşallah kısıtlamalar açıldığı zaman gerçekleştireceğiz dediler ve Temmuz’un 4’ünde İlçe Kongremizi gerçekleştirdik. Tek liste, tek aday olarak girdiğim kongreden başkan olarak çıktım. Pandemiden dolayı kongreye düşük bir katılım beklentisindeydik ama pandemiye rağmen yine de büyük bir katılım oldu. Daha sonraki aşamada Muğla İl Başkanlığı seçimi dönemimiz vardı, orada da tekrar İncilay başkanımla devam etme kararı aldık. Kongrelerden sonra STK’ları ziyaret etmeye çalıştık, demokrasimizin mihenk taşları olan 41 mahalle muhtarlarımız ile görüştük. Onların mahallelerindeki insanların, esnafların dertleri hakkında bilgi aldık, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalıştık” diye konuştu. 

PARTİMİZ BÜYÜME AŞAMASINDA
Fatih Çoban, “Partimiz çok büyük bir büyüme aşamasında, bunu artık ağalar-beyefendiler gizleyemiyorlar, saklayamıyorlar. Bu büyüme aşamasında partimizin en üst makamına birileri tarafından yaptırılan operasyonlarla başkaları yerleştirilmek isteniyor. Biz böyle bir operasyonun yapılabileceğini bekliyorduk, sürpriz olmadı. Sayın Devlet Bahçeli ‘evine dön’ dedi. Bu çağrıdan bir gün sonra, Ayasofya’da Cuma namazı çıkışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizi, ‘yerli ve milli’ olarak nitelendirdi. 3 yıldır illet olan, zillet olan, bir seçime girildiğinde HDP’li olan, bir kesimi fetöcülükle suçlanan İYİ Parti bir anda yerli ve milli oldu. Bu durum İYİ Parti’nin iktidar tarafından kazanılmak istendiğini ve İYİ Parti ile güçlenmek istediklerini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

BU MİLLET BUNLARI YEMEZ!
Fatih Çoban, “Bu partiyi büyütebilmek için, İYİ Parti’yi bu ülkenin başına getirerek çoluğumuza çocuğumuza güzel bir gelecek kurabilmek adına, çoluğunun çocuğunun rızkını harcayan ilçe başkanları var, parti üyeleri var. İstifa edenler, bu gönülden çaba gösteren insanlara ihanet ettiler ve Ümit Özdağ bizim ahımızı aldı, açıklamaları tamamen yalan rüzgârına döndü. Kesinlikle bir travma yaşamıyorum, biz kendimizi bilen insanlarız. Biz iftiralara alıştık, her seçim dönemi HDP’li olduk, her seçim dönemi fetöcülükle suçlandık. Devletin istihbarat imkânları varken, ellerindeki yargı imkânlarına rağmen İYİ Parti’ye attıkları hiçbir çamur yapışmadı, izi de kalmadı. AKP, kendi seçmenlerinin oylarını ellerinde tutabilmek için hep bir düşman yaratıyor. Bu millet bunları yemez ve ilk seçimde iktidara dersini verecek” dedi. 

ÇOK BÜYÜK PARTİ OLACAĞIZ
Fatih Çoban, “İYİ Parti her geçen gün büyüyor. Teşkilatlanmalar devam ediyor, sürekli üye kaydı yapıyoruz, mahalle geziyoruz, üye sayısını nasıl arttırabiliriz diye mücadele ediyoruz. Partimizi insanlara anlatıyoruz, Genel Başkanımızın politikalarını anlatıyoruz. İnsanların bize bakış açıları çok güzel. Şu anda iyi gidiyoruz, her şey güzel devam ediyor çok daha büyük bir parti olacağız” diye konuştu. 
OPERASYON ÇEKİLİYORUZ
İYİ Parti’ye hem parti içinden, hem de dışardan operasyon çekildiğini iddia eden Fatih Çoban, “Hem içerden, hem de dışarıdan operasyon çekiliyoruz. Dışardan operasyon çekenlerin bir adamı olabilir. Ümit Özdağ’ın elinde bugün hiçbir belge yok. Sürekli yalan rüzgarı yapıyor, ‘onu duydum’ diyor, İYİ Parti HDP ile anayasa hazırlıyor diyor, İYİ Parti AKP ile anayasa taslağı hazırlıyor diyor. Ömer Çelik çok sert bir açıklama yaptı. Biz Ümit Özdağ’ın düştüğü bu duruma da üzülüyoruz aslında. Akıl almaz şekilde, hiçbir resmi kanıt sunmadan, kafasına göre bir şeyler söylüyor. Ümit Özdağ’ın kariyeri ile yaptığı açıklamalar birbirine ters düşüyor. Bu siyasetin magazin kısmıydı, operasyon dediğim konu da buydu. Şunu belirtmek istiyorum, İYİ Parti ve İYİ Parti’yi temsilen hiç kimse bir başka parti ile anayasa çalışmasına katılmamıştır” ifadelerini kullandı. 

HUKUK VE DEMOKRASİ ÇALIŞTIRILMALIDIR
Fatih Çoban, “Ekonomi, üretim olmadan hiçbir zaman iyi bir düzeye gelmez. Bizim şuanda en büyük sıkıntımız; ülkemizin hukuk ve demokrasi mekanizmasının güzel bir şekilde çalışmamasıdır. Bu sıkıntının sonuçlarını ekonomik olarak aşağıdaki halk çekiyor. Berat Albayrak’ın, Kartal İmam Hatip’ten arkadaşı olan Burak Dağlıoğlu Varlık Fonu’na atanmış, yani varlık fonu emin ellerde! Biz bu düşünce yapısını değiştirmeden ülkemiz hiçbir iyi noktaya gelmez” diye konuştu. 

İSTİFA ACI REÇETEYE GÖTÜRÜYOR
Fatih çoban, “İstifayı ilk okuduğum zaman, bir devletin Hazine ve Maliye Bakanı’nın istifa metnindeki yazım hataları dikkatimi çekti. Bir Bakan Türkçeyi düzgün bir şekilde ifade edemiyorken, biz Türk Ekonomisini Berat Albayrak’ın eline teslim ettik” ifadelerini kullandı.  Çoban, “Arı reçete emekçi kardeşlerimize kesilecek. Bu hükümet böyle bir zamanda fedakârlık yapması gereken kesimin kim olduğunu iyi biliyor. Fedakarlık yapması gereken kesim emekçiler, işçiler veya esnaf değil, bugün lüks içinde şatafatlı arabalara binen, Kıbrıs’a 7 uçakla giden kendileridir. Vatandaşın bir kez daha acı reçeteyi karşılayacak gücü dermanı kalmadı. Fedakârlık yapacak olan kesim bellidir, vatandaşın sırtına bu kadar yüklenmenin bir anlamı yok” şeklinde konuştu. 

MİLLET GETİRİR DE GÖTÜRÜR DE
Fatih Çoban, “Bizim ekonomiyi düzeltmemiz için önce demokratik üniter devlet yapısını yani parlamenter sisteme dönmemiz gerekiyor. Üretimi arttırmamız ve işsizliği önlememiz gerekiyor. Önümüzdeki seçim bugüne kadarki bütün seçimlerden daha önemli bir seçim… Bu seçimde Türk Milleti kendi kaderini belirleyecek. Türk milleti zeki, asil bir millettir, getirmesini de bilir götürmesini de bilir” diye konuştu.

DAVUTOĞLU VE BABACAN’IN PARTİLERİNİN GELECEĞİ
Ali Fatih Çoban, “Çok partili siyasi bir ortam demokrasinin vazgeçilmezlerindendir. Demokrasi mekanizmasının işleyebilmesi için Genel Başkanımız Meral Akşener, Deva ve Gelecek Partileri genel başkanları ile sürekli bir araya geliyor. Vatandaşlar tarafından, “Davutoğlu bu zamana kadar niye susuyordu?” şeklinde sorular soruluyor sokakta. Ali Babacan hakkında ise “Bir ay içerisinde biz Türk ekonomisini toparlarız” diyor. Çoğu vatandaş buna inanmıyor. İnşallah iyi yerlere gelirler, başarıları olurlar mücadelelerinin karşılığını bulurlar” ifadelerini kullandı. 

İYİ PARTİ’NİN HDP İLE İŞİ YOK!
Fatih Çoban, “Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener de daha önce ifade etti; “HDP, pkk’nın uzantısıdır.” Bizim HDP ile bir işimiz yok. Biz hiçbir vatandaşımızın diline, dinine, ırkına göre ayrım yapmıyoruz, yanlış anlaşılmasın. 83 milyon insanımızı kucaklıyoruz. Bizim çok başarılı bir Hakkari İl Başkanımız var, ‘onlar Kürt, biz Türk’ diye hiçbir şekilde ifademiz yok. Vatanına, bayrağına, dinine saygılı ve sadakatli olan herkesle bir araya geliriz ama pkk’nın uzantısı olan HDP ile hiçbir zaman, hiçbir zaman şekilde işimiz olmaz. Ben HDP ile ilgili konuları daha fazla konuşmak istemiyorum” dedi. 

İTHAL DEMOKRASİ ARAYANLAR ABD’YE GİTSİN
Fatih Çoban, “Biz mandacılığa Sivas Kongresi’nde son verdik. Daha sonra Cumhuriyet kuruldu. Bizim demokrasimizin bedeli sonuna kadar ödendi. Bizim ithal bir demokrasiye ihtiyacımız yok. İYİ Parti olarak manda ve himaye düşüncesine kesinlikle karşı çıkıyoruz, böyle bir şey asla olmayacak. ABD’den yardım alacak ve demokrasi öğrenecek bir parti değiliz. İYİ Parti olarak ülkemizdeki sorunları bizim çözme gücümüz var. Tekrar söylüyorum, demokrasimizin bütün bedeli ödenmiştir, ithal demokrasi arayanlar bu memleketi terk edip Amerika’da demokrasi nöbetine gitsinler” şeklinde konuştu. 

ARINÇ’IN İSTİFASINI DEĞERLENDİRDİ
Çoban, “Bülent Arınç, Recep Tayyip Erdoğan’ın en değerli dava arkadaşı, parti kurucusu. Anlaşılan o ki, Arınç’ın 2015 yılındaki Selahattin Demirtaş özlemi bitmemiş. İYİ Parti olarak, terör örgütleriyle kol kola yürüyenlerle hiçbir zaman bir arada olmayacağız. Onları öven, onların daha iyi bir konuma gelmesini sağlayacak düşüncelerin karşısında her zaman dimdik duracağız. Türkiye’de, pkk terör örgütünün elebaşlarından birisini itirafçı yaparak, Genel Kurmay Başkanı’nı ceza evine atan adamla hukukta ne reformu yapacak, yapacakları reform ne? Sürekli gündem değiştirmek adına bir şeyler yapıyorlar. Ekonomide de aynısı yapılıyor. Ne yapılıyor? Ekonomide güven paketi, ekonomide reform paketi… Ekonomi sokakta kırılıyor! İnsanlar işsizlik yüzünden intihar ediyor. Bülent Arınç’ın, Demirtaş sevgisi tekrardan depreşmiştir. Açıklamaları bilinçli bir şekildedir, durduk yere bir kitaptan bahsediyor, Osman Kavala’dan bahsediyor, gezi parkının finansörlerinden bahsediyor onların ceza evinde olmaması gerektiğini söylüyor. Peki Bülent Arınç, Türk subayları cezaevindeyken Ergenekon’da, Balyoz’da, iki ay önce Müyesser Yıldız, Murat Ağırel gibi isimler cezaevindeyken neden onları hiçbir şekilde savunmuyor? Neden Selahattin Demirtaş? Burada partisi adına bir yerlere mesaj vermeye çalıştı ama bu mesajların da Türkiye’de karşılığı yok aslında. Bülent Arınç daha önce Ankara eski Belediye Başkanı Melih Gökçek’e yönelik ‘Ankara’yı parsel parsel fetöcülere sattı’ iddiasında bulunmuştu, bu iddiadan sonra hangi savcı işlem başlattı?” diye konuştu. 

BABACAN VE DAVUTOĞLU, MİLLET İTTİFAKINA DESTEK OLUR MU?
Ali Fatih Çoban, “Bunu zaman gösterecek. Davutoğlu, iyileştirilmiş, güçlendirilmiş bir parlamenter sistem için çalışıyor. Bu konu Sayın Genel Başkanımızın ve halkın taktiri ile belirlenecek bir konu. Vatandaşın istemediği hiçbir yerde olmayız. Onların biraz daha büyümeleri, çalışmaları lazım… İYİ Parti hem yerelde, hem de genelde iktidarın karşısına çıkabilecek, bağımsız müstakil, Türk milliyetçilerinin oluşturduğu kalkınmacı, demokrat bir partidir” ifadelerini kullandı. 

ÇAKICI’NIN TEHDİDİ MİLLİ İRADEYE SAYGISIZLIKTIR
Çoban, “Hukuk anlamında reform yapacağız denildi. Alaattin Çakıcı’nın açıklaması ile ilgili ne Cumhurbaşkanı’ndan, ne İçişleri Bakanı’ndan herhangi bir kelam, söz duyabildik mi? Duyamadık… Bu olay milli iradeye yapılmış bir saygısızlıktır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kullanılan üslup sadece ona değil milli iradeye yapılan bir saygısızlıktır. Daha önce Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in evinin kapısına kadar geldiler… Türk siyasetinde tehditler olmuştu ama bir siyasetçinin böyle bir tehdidin arkasında durduğu ve tehdit edenin savunulması daha önce gerçekleşmemiş bir olaydı, bu da gerçekleşmiş oldu! Böyle bir ortamda Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, hukuk anlamında nasıl bir reform yapacak? Tehdidin yanında duran, tehdit edene sahip çıkan AKP’nin ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı… Abdülhamit Gül nasıl reform yapacak?” şeklinde konuştu. 

AKP ÇIKILMAZ BİR YOLA GİRDİ
Fatih Çoban, “Aslın Türk ekonomisinin ne kadar zor durumda olduğunu, AKP’yi yönetenler de görüyorlar. Artık çıkılmaz bir yola girdiler. IMF’den para almak, Katar’a Borsa İstanbul’un yüzde 10’unu satmaktan daha onurluca bir hareket olurdu. AKP yoruldu, yönetemiyor, ciddi anlamda yıprandılar. Geçtiğimiz günlerde damat Berat Albayrak’ın istifası da bunun göstergesi” dedi. 

ZİNDANLARDA ÇÜRÜSÜNLER
Akıncı Üssü Davası’nda verilen hapis cezalarını da değerlendiren İlçe Başkanı Fatih Çoban, “Zindanlarda çürüsünler, bunların yattıkları yer rahat olmasın inşallah. Bu memlekette 15 Temmuz’da o kadar vatandaşımızı şehit ettiler, seçilmiş iradeyi ortadan kaldırmak istediler. Zindanlarda çürüsünler.” ifadelerini kullandı. 

MERAL AKŞENER’İ CUMHURBAŞKANI YAPACAĞIZ
Hedefimiz güçlendirilmiş parlamenter sistemi sağlamak ve Genel Başkanımız Meral Akşener’i Cumhurbaşkanlığına getirmektir” diyen Çoban, “Sayın Özdağ’ın Sayın İnce’nin arkasındaki gücün aynı kişi olduğunu iddia ediyoruz. Siyasette; kendinizin en fazla oy alabilmesi için çalışıyorsunuz. Bir de oy alabilmek dışında, rakibini parçalayabilmek için mücadele ediliyor. Bu isimlerin arkasında iktidarın olduğunu düşünüyorum, Muharrem İnce’nin, Mustafa Sarıgül’ün ve Ümit Özdağ’ın arkasında iktidarın olduğunu düşünüyorum. Biz bu yola 2017’de iki tane hedef için çıktık; ilki, iyileştirilmiş, güçlendirilmiş demokratik parlamenter sistem, ikincisi ise Sayın Genel Başkanımız Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı yapmaktır. Tüm teşkilatlarımızın tek dileği, arzusu Genel Başkanımız Meral Akşener’in, Cumhurbaşkanı olmasıdır. Bu doğrultuda hedefimizden en ufak bir taviz vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Erdoğan Karagöz

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN