Borç anlaşmazlığı: Zorla sözleşme imzalatıp tehdit ettiler
Gayrimenkul alım satımı yapan ve işletme sahibi olan A.K.'a, bir dönem beraber iş yaptığı şahıslar tarafından 'bize borcun var' denerek sözleşme imzalatıldı. Sözleşmeyi baskı altında korktuğu için imzaladığını ve şahısların kendisinden 100 milyon TL istediğini belirten Kaçmaz, şahısların kendisini tehdit ettiğini öne sürerek şikayetçi oldu. Şahısların A. K.'nın villasının bahçesine girdiği ve evin içine girmeye çalıştığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.
İddiaya göre İ.K. ile beraberindeki yaklaşık 10 kişi, Kaçmaz'ın ailesiyle beraber kaldığı Şile'de bulunan villanın bahçesine 18 Kasım tarihinde girdi. Şahıslar ayrıca evin içine de girmeye çalıştı. Kaçmaz, eşini ve çocuklarını bu olaydan 3 saat önce evden çıkararak şahıslardan kurtarmış oldu. İ.K. ile beraberindekiler ayrıca A. K.'nın sahibi olduğu Şile'de bulunan restorana gidip çalışanlara ‘burayı kapatacaksınız' diyerek tehditlerde bulundu.
Kendisine yapılan baskılar nedeniyle başına bir şey gelmesinden korktuğu için sözleşmeyi imzaladığını ve bugüne kadar şahıslar tarafından tehdit edildiğini belirten Kaçmaz, 100 milyon TL'yi ödeyebilecek durumunun olmadığını söyledi. Bu süreçte zarar görmemesi için eşini ve çocuklarını yurt dışına çıkaran Kaçmaz, savcılığa giderek konuyla ilgili şikayette bulundu.
A.K., “Ben bir müteahhide kat karşılığı yer vermiştim. Bu müteahhit zaman içerisinde batmış ve bu şahıslara binanın yarısını vermiş. Bunlar benim binama komşu olarak geldiler. Binanın en alt katına da ofis yaptılar. Bunlar benim gayrimenkulle uğraştığımı bildiği için yanıma yanaştılar. Ben bunlara getirisi olan iş yaptım. En başta düzgün yaklaştılar. Hiç borcum olmamasına rağmen adamlarıyla dükkanıma gelerek bana sözleşme imzalattılar. 3, 4 gün dükkanıma geldiler. Ben bunlardan kurtulmak için sözleşmeyi imzaladım. Sözleşmeye 2 yıl vade koymalarına rağmen 3 - 4 gün sonra başka bir taşınmaz daha istediler. Zaten 5 - 6 yıldır ben bunlardan maddi manevi olarak yakamı kurtaramadım. 15 kişiyle restoranıma girip ‘bu dükkanı kapatacaksınız' dediler.