Aykırı "Karaca'nın takipçisi olacağız"

AK Parti Fethiye Belediye Meclis Üyesi Adem Aykırı, FRT TV'de Gerçek Gündem programına konuk oldu. CHP'li Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın 10 aylık başkanlığını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna Aykırı, "İnanın Fethiye söz konusu olduğu zaman kesinlikle masaya oturamayacağım insan yoktur. Çünkü ekmeğimizi buradan yiyoruz. Alim Karaca’nın başkanlığı ise; süreç daha yeni. Ama Ali Karaca’yı ben şu anda insani yönüyle değerlendiriyorum. İnsani yönü de iyi birisi. Halk onu seçti. Ama bu zamana kadar hiçbir şeyini duymadım. Ama duyarsak da bunun da takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. 

Aykırı 'Karaca'nın takipçisi olacağız'
Siyaset
AK Parti Fethiye Belediye Meclis Üyesi Adem Aykırı, FRT TV'de Gerçek Gündem programına konuk oldu. CHP'li Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca'nın 10 aylık başkanlığını nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna Aykırı, "İnanın Fethiye söz konusu olduğu zaman kesinlikle masaya oturamayacağım insan yoktur. Çünkü ekmeğimizi buradan yiyoruz. Alim Karaca’nın başkanlığı ise; süreç daha yeni. Ama Ali Karaca’yı ben şu anda insani yönüyle değerlendiriyorum. İnsani yönü de iyi birisi. Halk onu seçti. Ama bu zamana kadar hiçbir şeyini duymadım. Ama duyarsak da bunun da takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı. 

Haber Editörü: Emrullah Gök

AK Parti Fethiye Belediye Meclis Üyesi Adem Aykırı, FRT TV ekranlarında Hülya Kulalı ve Emrullah Gök'ün hazırlayıp sunduğu 'Gerçek Gündem' programına konuk oldu. Fethiye'nin genç ve umut veren siyasetçilerinden biri olan Adem Aykırı, Türkiye ve Fethiye gündemine dair önemli açıklamalara imza attı. 
Çin’in Uygur Türklerine yönelik uyguladığı soykırımda Ak Parti’nin uygulaması gereken politika nasıl olmalıdır sorusuna Adem Aykırı, “Türkiye’de Sivil Toplum Kuruluşları ciddi anlamda protesto yapıyorlar ve bunu hiçbir şekilde kabul etmediklerini ortaya koyuyorlar. Lakin AK Parti hükümetinde de bizim basın sözcümüzde bu katliamın bir an önce durmasını ve bu işe son verilmesi ile ilgili kendileri demeçlerini verdiler. Lakin Çin şuanda ciddi anlamda bir krizin içerisinde. İnsanlar çaresizlik içerisinde. Dünya nüfusunun yaklaşık yarısından fazlasına sahip olan Çin şuanda bir çaresizlik içerisinde. Onların kargaşaları şuanda onlara yeter. Ama Doğu Türkistan’daki bu zulüm durmadıkça inanın bir şekilde onlarda zarar görecekler. İlahi takdir diyorum” dedi.
Ege Adalarının Yunanistan tarafından silahlanmasına Bakan Hulusi Akar’ın çıkışı sorusuna Aykırı, “Biliyorsunuz zamanında bir Kardak krizi çıkmıştı. Yunanistangitmişti, bayrağını asmıştı. Ve bizim SAT Komandolarımızda bir gece onların hiç ruhu bile duymadan o adadan Yunan bayrağını indirip Türk Bayrağını asmışlardı. Türkiye artık güçlü bir ülke. Onun için Yunanistan’ın takınacak olduğu bütün tavırlar bizi hiçbir şekilde rahatsız etmez. Bizi rahatsız ettiğinde ve eğer bir gün müdahale etme hususunda da daha önce Genelkurmay Başkanımızın açıklaması var. Bizim için bir günümüzü alır gibi. Umarım böyle bir şey olmaz. Bunların hepsi, Türkiye ne zaman farklı bir noktada güçlenme başladığı anda farklı bir yerden bize müdahalede bulunmak istiyorlar. Keza Yunanistan’da aynı. Daha önce rahatça Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmaları yaparken Türkiye’nin oraya girmesinden aşırı derecede rahatsız oldu. Onun için arkasında Birleşmiş Milletler ve Avrupalı devletleri de alarak adalarda silahlanmak istiyorlar. Milletimizin gönlü ferah olsun. Biz artık eski Türkiye değiliz. Savunmamızda ve sanayimizde her şeyden önce milli birlik beraberlik ruhumuz olduğu için onların bu yapmış olduğu hareketler bizi çok fazla ilgilendirmeyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.
Kanal İstanbul Projesini hakkında düşüncesini anlatan Aykırı, “Türkiye iki bölünmüş. Yapılsın mı yapılmasın mı diye herkes konuşuyor. Bende gündemi sürekli takip ediyorum. Sonuçta biz Fethiye’deyiz ama İstanbul’da bizim göz bebeğimiz. Kanal İstanbul inanın Türkiye’nin bu zamana kadar yapılmak istenip de yapılamayan en büyük projelerinden bir tanesi. Bu Kanal İstanbul projesi ve buna benzer kanallar Osmanlı İmparatorluğunda Kanuni Sultan Süleyman zamanından beri düşünülen ama bu zamana kadar hayata geçirilemeyen projelerden bir tanesi. Kanal İstanbul’un yapılacağını yerleri haberler gördük. Orada nasıl bir işleyiş olacağını bilemeyiz. İstanbul artık almış başını gitmiş. Boğazda da ciddi anlamda bir trafik var. Kanal İstanbul’un bize en büyük faydası maddi anlamda ikincisi İstanbul’un güvenliği ile ilgili. İstanbul’da Kanal İstanbul’un yapılması demek artık biz boğazda veya yalıda, kültürel miraslarda bugün mü tanker çarpacak düşüncesini artık rahatlatacağız. 1979 yılında Haydarpaşa Tren Garının olduğu yerde Yunan şilebiyle bir Roman Tankeri çarpışmıştı. Ve 96 bin ton ham madde petrol boğazın sularına geldi. Ve deniz canlıların yüzde 96’sı burada öldü. En büyük sebebimizde bu! Yine 2018’de dümeni kitlenen yakıt tankeri Hekim Paşa Efendi Yalısına çarptı. 5 milyon TL civarında bir zarara sebebiyet verdi. Ben bu yüzden Kanal İstanbul’u, İstanbul’u rahatlatacağına inanıyorum. Hem maddi anlamda hem de refah anlamında rahatlatacak. Çünkü Kanal İstanbul yapıldığı zaman gemiler, özellikle tankerlerin geçişine oradan izin verilmeyecek. Şimdi sorabilirsiniz, Montrö Boğazlar Antlaşması var. Gemiler oradan geçebilir. Bu seferde Türkiye’nin uygulayacağı başka bir yaptırım var. Gemilerin boğazdan geçmeden önce bekleme süresi var. Yaklaşık 30 saatte 48 saat arasında. Ve bu geminin bir günlük maliyeti 120 bin Dolar. Bu 120 bin dolar boğazın elverişli olup olmamasından dolayı milyon dolarlara varıncaya kadar bir maliyetleri var. Yalnız Kanal İstanbul yapıldığı zaman bu gemiler otomatikman maliyetinin düşmesi açısından hem de yüklemiş oldukları yükleri yerine tespit edebilmeleri için zamandan da tasarruf edecekler. Yılda135 milyon dolar civarında para kazanıyoruz boğazlardan. Bu da sadece bizim onlara vermiş olduğumuz fener, ışıklandırma sistemi, sis feneri gibi ekipmanlardan para alıyoruz. Yoksa boğazlardan geçen gemilerden biz şuanda para alamıyoruz. Lakin şuanda hesaplanan 2050 yılında 70-80 bin civarındaki geminin geçmesi ve yaklaşık 7-8 milyar dolar bize gelir gelmesi demek. Ben şuanda şu açıdan dezavantajına bakıyorum. Kanal İstanbul yapıldığı zaman doğa katliamı ne kadar az yapılırsa ve Kanal İstanbul Türkiye’ye kazandırılırsa ben orasına bakıyorum. Daha önce depreme etkisi olur falan diye söylemişlerdi. Bu da bilimsel olarak doğru olmadı. Hatta Kanal İstanbul yapıldığı zaman Marmara denizini kuşatan deprem fayının da ortadan kalkacağı şuan bilim adamlarında söylenmektedir” dedi.
Yerel seçimlerin ardından 31 Mart 2019 akşamı neler yaşandığını ve sosyal medyada AK Parti Fethiye’de kaybedince yatırımın Fethiye’ye gelmeyeceğine yönelik paylaşımları nasıl değerlendiriyorsunuz sorusuna Aykırı, “2006 yılından beri bu partinin içerisindeyim. Bu yerel seçim kadar Fethiye’ye önem gösterdiğini görmedim. Cumhurbaşkanımız Muğla Mitingi düzenlenmeden önce Fethiye dışında 12 ilçe burada mitin yapın, bize faydası çok olur diye istekte bulunuyor. Ama bizim hiçbir talebimiz olmamasına rağmen mitinglerinden birisini Fethiye’de yapmaya karar verdi. Cumhurbaşkanı Fethiye’ye geldiği zaman halktan Cumhurbaşkanı Fethiye’ye hiçbir vaatte bulunmadı diye söylentiler oldu. Halk arasında bu bizim için eksi bir puan oldu ama biz Cumhurbaşkanımıza bunu ilettiğimiz zaman, birebir odanın içerisinde olan  kişilerden birisi de ben olduğum için söylüyorum rahatlıkla. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Ben bura ile ilgili bir şey söylesem yalan atmış olurum. Ben Bakanlarımı göndereceğim. Burayla ilgili çalışmaları başlatacağım’ dedi. Keza her hafta bakan ve bakan yardımcıları Fethiye’ye geldi. Cidde anlamda bir seçim çalışması geçirdik. Lakin halkın iradesi Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkan adayı Alim Karaca’yı seçti. Kesinlikle saygımız sonsuzdur. Çünkü irade halkın elindedir. Bu süreçten sonra Fethiye ciddi anlamda problemlerle karşı karşıya kaldı. Fethiye Belediyesinde ilk meclis toplantısını yaptığımız zaman belediye meclis üyeliklerine bir önceki dönemde meclis üyeliği yapan abilerimizden öğrendiğimiz kadarıyla farklı komisyonlar vardı. Encümen üyelikleri, Ege Belediyeler Birliği, Akdeniz Belediyeler Birliği. Buraya hangi partiden giderse gitsin, hangi partinin belediye meclis üyesi olursa olsun Fethiye’ni hakkını savunmak için gidiyordu. Behçet Saatcı döneminde bütün partilerden üyelik eşit şekilde dağıtılırken bu dönemde CHP sadece kendi meclis üyeleri ile komisyon oluşturdu. Keza bizde Turizm ve Gençlik komisyonlarında görev alıyorum. Bize belediyeyi birlikte yöneteceğiz dediler. Ben bu zamana kadar Alim Başkanının çalışmalarından teşekkür ediyorum ama Fethiye’de onun bir demeci vardı. ‘Biz 6 ay yürüyeceğiz, 6 aydan sonra da koşacağız’ demişti. Biz İktidar partisi olarak Fethiye’ye yatırım yapılmayacak, yatırımların önü kesildi diye bir şeye katılmıyorum ben. Çünkü yaklaşık 4 yılda Gençlik Spora Fethiye bölgesine 50 milyon TL yeni yatırım yapıldı. Bu yatırımlar daha da devam ediyor. Bu sene daha 1 ay önce onaylandı Esenköy Spor Kulübünün bir talebi vardı. 2 buçuk milyon TL’ye yeni saha inşaatına başlatıldı. Yani yatırımlar hiçbir şekilde durmaz. Keza ilçe başkanımız Alim Başkana da söyledi. Bir talebiniz olursa Ankara ayağında yardımcı oluruz diye. Ama bugüne kadar bir talep gelmedi. Böyle bir talep gelirse eğer öncüsü ben olurum. Bugüne kadar siyasette şunu savundum: Doğru bir tanedir, yanlış bir tanedir. Ben Fethiye’den ekmek yiyorum. Eğer bana biri; ‘Hadi Ankara’ya gidelim, senin de tanıdığın vardır’ derse ben başım üstüne giderim” diye cevap verdi.
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, 44 milyon borcun 37 milyonunu ödediklerini açıklamasını ve iktidar partisinin belediye meclis üyesi olarak Alim Karaca’nın çalışmalarını nasıl bulduğu sorusuna Adem Aykırı şu şekilde cevap verdi; “Ben bu zamana kadar Alim Karaca’nın bir kötülüğünü duymadım. Borç konusunda bize henüz bir açıklama yapılmadı. Bu konuyla ilgili bildiğim bir şey yok. Lakin belediye yaklaşık 8 ayda eğer 37 milyon TL borç ödemişse, biz 5 yıl sonra mega kent olabiliriz. Onların gözünde! Ama bunun aslının olup olmadığını tam olarak bilmiyorum. Bununla ilgilide bize büyük ihtimalle açıklama yaparlar. Biz her zaman Fethiye için bir şey yapmak isteyenin yanındayız. Şeffaf olacağız dedi. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiç bir şey yok dedi. Lakin bu demeci Ocak belediye meclisinden sonra olduğu için otomatikman belki bir sonraki belediye meclisinde bunu açıklayacaktır. Ben Alim Karaca’nın çok iyi takipçisiyim. O da bunu çok iyi biliyor. Ben Belediye Meclis Salonunda en arka sırada oturuyorum. Ama her şeyi daha net görüyorum ön tarafta oturanlardan. Onun için o bana söyler. Sen gerçekten nokta atışı yapıyorsun bazı konularda diye. İnanın Fethiye söz konusu olduğu zaman kesinlikle masaya oturamayacağım insan yoktur. Çünkü ekmeğimizi buradan yiyoruz. Alim Karaca’nın başkanlığı ise; süreç daha yeni. Ama Ali Karaca’yı ben şu anda insani yönüyle değerlendiriyorum. İnsani yönü de iyi birisi. Halk onu seçti. Ama bu zamana kadar hiçbir şeyini duymadım. Ama duyarsak da bunun da takipçisi olacağız.”
Fethiye Körfezinin temizliği sorusuna Adem Aykırı, “Yaklaşık 6-7 ayımız Körfez kirliliği şundan oldu bundan oldu diyerek geçti. Ama ilk etapta hem yerel yöneticilerden hem dem diğerlerinden hadi bizde bu işi halledelim gibisinden bir teklif gelmedi. Alim Başkan’da söyledi. Daha önceki Fethiye Belediyesi ile Muğla Büyükşehir Belediyesinin kendi aralarındaki kavgalardan dolayı çürümeye yüz tutmuş tesis bile var. Bunun suçlusu Fethiye halkı oldu, ceza ona kesildi” dedi.


 

Son Güncelleme: 11 Şubat 2020 10:44

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN