Av. Epözdemir: 'Bilirkişi raporu bilimsellikten uzak'

Geçen yıl Temmuz ayında Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldükten sonra varile konularak yakılan ve üzeri beton dökülen Pınar Gültekin cinayetinin ikinci duruşması Muğla 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.

PAYLAŞ

Geçen yıl Temmuz ayında Cemal Metin Avcı tarafından öldürüldükten sonra varile konularak yakılan ve üzeri beton dökülen Pınar Gültekin cinayetinin ikinci duruşması Muğla 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.

Duruşma öncesi Pınar Gültekin’in aile avukatı Dr. Rezan Epözdemir yapılan keşif, tanıklar ve Mahkeme tarafından Pınar Gültekin’e ait cep telefonunun I Cloud şifresinin ABD’den istenmesine yönelik müzekkeresi hakkında açıklamalarda bulundu.

Av. Epözdemir, cinayet zanlısı Cemal Metin Avcı’nın akıl sağılığı ile ilgili bir talebin bulunmadığını belirterek, “Kendisinin akıl sağlığı ile ilgili bir talebinin olmamasına rağmen sadece kardeşi, anne-babası panik atak olduğunu söylediği için ilginç bir şekilde Ruh ve Sinir hastalıkları Hastanesine sevk edilmişti. Ceza ehliyeti var mı yok mu diye. Rapor geldi ve elimize Cuma günü ulaştı. O rapor çok açık bir şekilde şunu söylüyor. Diyor ki, işlediği fiili hukuki anlamda sonuçlarını algılıyor. Davranışlarını yönlendirme yeteneği tam. Ceza ehliyeti tamdır diyor. Buna göre TCK’nın 32’nci maddesi anlamında ceza ehliyeti tam. Olay yerinde keşif yapılmıştı. Bununla ilgili bilirkişi raporu tanzim edildi ve elimize ulaştı. Bu rapor bizi tatmin etmedi. Bunun birden gazla gerekçesi var. Bilirkişi raporu çok bilimsellik ile ilişkilendirilecek bir rapor olduğunu düşünmüyoruz. Bunlardan birisi sanık ne diyordu olay öncesinde varili içeride yakmaya çalıştım yanmadı diyor, bahçenin ortasında ağaçlar yanmış. Varili taşıdığını iddia ediyor. Fakat keşif mahallinde cinayet mahallinin aksine yanan bir varil değil de normal bir varil ile keşif icra edilmeye çalışıldı. Keşiften ziyade yer göstermeye benzer bir uygulama yapıldı. Her şeyden önemlisi rapora baktığımızda öz kitle, hacim gibi aslında fizik ve kimya bilimlerine ilişkin tespitler yer alıyor. Biz bu bilirkişi raporunu kim tanzim etmesini beklerdik. Teknik uzmanlık gerektirdiği için fizik ve kimya mühendisi. Peki raporu tanzim eden kim? Polis memuru. O raporda ilginç bir şekilde akademik ve bilimsel tespitler yapmış. Fizik bilimlerine ilişkin kurum ve kurallardan bahsetmiş. Oradaki önermelerden bahsetmiş. Dolayısı ile bizi çok tatmin etmeyen bilimsel bir rapor olduğu kanaatinde değiliz. Polis memurunun hazırladığı bu rapor akademik ve bilimsellikten uzak. Bugün duruşmada fizik ve kimya mühendisleri tarafından rapor tanzim edilmesi konusunda talebimiz olacak. Bir de keşif yapıyorsunuz. Keşif mahallinin mülkiyeti kimde. Sanıklarda. O depoyu istediği gibi tanzim ediyor. Yani savunmalarını destekleyecek şekilde bira şişeleri var, kokoreç kapları var. Dolayısı ile mülkiyet hakkı sanıklara ait olduğu için istedikleri gibi tanzim etmişler. Bu yönüyle hükme esas alınabilecek, hükme elverişli akademik ve bilimsel biri rapor olmadı. Bu rapora da biz önemli ölçüde itiraz ediyoruz. Bugün duruşmada 5 tanık dinlenecek. İkisi SEGBİS ile üçü mahkeme huzurunda dinlenecek” dedi.

ABD’ye ICloud müzekkeresine itiraz

Davanın görüldüğü mahkeme tarafından maktul Pınar Gültekin’e ait telefonun katil zanlısı tarafından kırılması sonucu telefon kayıtlarına ilişkin ABD’ye yazılan müzekkereye Av. Epözdemir bir anlam veremediklerini açıkladı. Epözdeimr, “Maktulün telefonunun kırılmasına, sim kartının kırılmasına ve bunu sanık Cemal Metin Avcı yapmasına rağmen mahkeme bizim de anlamakta güçlük çektiğimiz bir şekilde Android telefonun ICloud şifresini, son 8 aydaki bilgi, belge, fotoğraf ve videoların tespiti için Amerika Birleşik Devletlerine müzekkere yazdı. Ben meslek hayatımda böyle bir şey görmedim. Çünkü görebileceğimi de tahmin etmiyorum. Birçok ceza dosyasına baktım. Bir hukukçu ve akademisyen olarak ben böyle bir müzekkere görmedim. Bu müzekkerenin ne amacı olabilir. Kamuoyunda maktuleyi itibarsızlaştırma amacı olabilir. Özel hayatı ile ilgili görüntü ve bilgilerin ifşa edilmesi amacı olabilir. En azından bu amaca hizmet ediyor olabilir. Şimdi kalkıp da ABD bize ait bir yurttaşa ait cep telefonunun ICloud şifresini ve oradaki belgeleri vermez. Bu müzekkerenin cevabı 8 ay mı sürer, 10 ay mı sürer yoksa bir yıl mı sürer. Bu müzekkereden bir cevap alınabilir mi? Kesinlikle alınamaz. ABD tarafından verilir mi? Verilemez. İki ülke arasında 1983 tarihli bir anlaşma var. Direk kendiniz isteyemiyorsunuz, Adalet Bakanlığına yazılıyor, Adalet Bakanlığı Dışişleri Bakanlığına yazıyor, ABD’nin Dışişleri Bakanlığı kendi Adalet Bakanlığına yazıyor. Cevap hazırlanıyor ve aynı usulle geri geliyor. İnsan Hakları Avrupa sözleşmesinin 6’ncı maddesi. Anayasa’nın 36’ncı maddesi ne diyor. Makul sürede yargılanma hakkı ki en fazla nerden mahkum oluyor. Makul sürede yargılanma hakkı. ABD’nin kuvvetle muhtemel cevap dahi vermeyeceği, bu tür yargılamalarda ilk defa gördüğümüz bir müzekkere. Yani maktulün telefonunun ICloud şifresini bir Türk mahkemesi ABD’den istiyor. Bunu niye istiyor anlamakta güçlük çekiyorum. Bu yargılamaya ne katacak bunu da anlamakta güçlük çekiyorum. Biz bugün bu ara kararda rücu da isteyeceğiz açıkçası. Mahkemenin kararına göre de müvekkil ile konuşup orada hukuki bir aksiyon almayı düşünüyoruz” dedi.

Gerçek Fethiye

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN