Muğla'da mutlaka gezip görmeniz gereken 20 yer
Muğla'da tatil planı yapmak istiyorsanız, nereleri gezip görmelisiniz? Siz değerli okuyucularımız için Muğla'da mutlaka gezip görülmesi gereken 20 yeri derledik.
AĞLA YAYLASI
Çam ağaçları arasında, doğayla bütünleşmiş olan Ağla Yaylası, Muğla-Köyceğiz\’in şirin bir köyüdür. Yaylaya ulaşım oldukça kolaydır. Stabilize bir yola sahiptir ve Köyceğiz’den minibüslerle gidilebilir. Ağla Yaylası’nda kır kahvesi ve restoran bulunmakta olup, bakkal ve PTT hizmeti mevcuttur. Eğer Ağustos ayında Köyceğiz’de bulunacaksanız, Ağla Yaylası’na gidip bu şirin köyü keşfedebilir ve o dönemde düzenlenen Mahya Şenliklerine katılabilirsiniz. Üstelik yaylanın yakınında bulunan İçekbaba Yaylası’nda kamp yerleri de bulunuyor. Yemek derdini düşünmeyin çünkü Ağla Yaylası’ndan her yemek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. bu şirin yerleşim alanı Yayla Köyü olarak da biliniyor.
GÖCEK
Modern Göcek, Türkiye'nin güney batı kıyısında yer alan Muğla ili Fethiye ilçesine bağlı şirin bir köydür. 1980'lerin başına kadar turistlerin Türkiye'nin güzelliklerini keşfetmeye başladığı küçük ve sessiz bir bölgeydi. Son zamanlarda Göcek, bölgede popülaritesinin artmasıyla hızla gelişmiştir.
Göcek'e seyahat etmek çok kolay ve buraya geldiğinizde günümüz hayatının tüm streslerinden kurtulacaksınız. Turkuaz sularında yapılan yolculuklar, dünyanın başka hiçbir yerinde görülemeyen bir doğa yaratımını keşfedeceğinizi garanti ediyor. Kusursuz doğa ve huzur uyumu ile karşınızda Göcek.
DALYAN
Dalyan o kadar özel bir coğrafya ki mutlaka herkesin burayı bir kez görmesi gerekir. Köyceğiz-Dalyan Lagün sistemi göller ve sazlıklarla süslü kanallardan oluşan bir doğa harikası. Güzel olduğu kadar müthiş bir biyo çeşitliliğe sahip bir habitat da. Üzerine deltadan yükselen Kaunos Antik Kenti, yamaçları süsleyen kral mezarları, İztuzu Plaj’ında yumurtayan caretta carettalar Dalyan’ı daha da özel bir yer yapıyor.
HAYALET ŞEHİR
Kayaköy, Fethiye’nin 8 km güneyinde yer alan bir köydür. Antik zamandaki ismi Lebessos diye geçer ve adını burada yer alan kaya evlerden alır. Eski zamanlarda Likya’nın bir şehri olarak kurulmuş ve Yunanistan ile yapılan nüfus mübadelesi ile Rumlar göç etmiştir. Sonrasında buraya yerleşen Türkler bölgeye uyum sağlayamadığından zamanla Kayaköy’den ayrılmışlar ve bir hayalet köy halini almıştır. Şimdilerde bu hayalet şehir, terk edilmiş ama hala ayakta duran ev ve kiliseler ile açık hava müzesi olarak kullanılmaktadır. Likya yolunun da bir durağı olan bu rota Ölüdeniz’e yürüme mesafesindedir.
SARSALA KOYU
Koy şimdi mavi yolculuğa çıkan tekne ve yatların uğrak yerlerinden biri. Çamlarla denizin kucaklaştığı, hiç bir yapılaşmanın olmadığı tertemiz deniz ve kumsala sahiptir. Havaalanı yolundan Kapukargın köyü üzerinden geçilerek gidilen orman yolu, Dalaman çayının kollarından Tersakan Çayının yanından ve denize bağlantılı kükürtlü bir çok gölün çevresinden geçiyor. Son derece keyifli görüntülerin eşlik ettiği yolculuk Sarsala Koyu’nun zirvesine ulaştığında gerçekten de sarsıcı bir panoramaya dönüşüyor.
YANIKLAR
Yanıklar Köyü Muğla – Fethiye sınırlarındadır. Karaçam, kızılçam, sedir, meşe ve fundalıkların bulunduğu Yanıklar, idari açıdan mahalle statüsüne sahiptir. Bölgede sığla ormanları meşhurdur. Anadolu sığla ağaçları, Ege ve Akdeniz'in endemik bitkileri arasındadır. Anadolu sığla ağacı, dünya genelinde görülen sığla ağaçlarından farklı olduğu için özeldir. Anadolu sığlalarının çiçekleri kırmızımsı renklidir. Olgunlaşmalarıyla, dikenli kozalak haline gelirler. Beş köşeli yapraklar ve onlarca sivri uca sahip kozalaklar, ağacın kokulu gövdesini süsler. Yeşilliği dışında köyün dikkat çekici özelliği, berrak su kaynaklarıdır. Yanıklar Köyü, ortasından bir çay geçen ve iki göle sahip olan bir bölgedir. Kargı Çayı, Akgöl ve Katlıç Gölü mahallenin merkezi noktalarındadır. Sularda kaplumbağa, balık ve su yılanı görmek mümkündür. Özellikle su yılanları ziyaretçilerin endişelenmesine yol açabilir. Fakat zehirsiz ve küçük yapılı hayvanlardır. Yanıklar Köyü tehlikesiz bir doğa tatili yapmak isteyenler için elverişlidir. Yemek, çay ve soğuk içecek hizmeti veren işletme, kampa uygun bir alan da oluşturmuştur. Ziyaretçiler mahalleye gelip, çeşitli gereksinimlerini karşılayarak tatil yapabilir. Yüzme, kamp, doğa yürüyüşü ve doğa fotoğrafçılığı bölgede gerçekleştirilen yaygın aktivitelerdir. İşletmeye ait alanda piknik yapılamadığı gibi, mangal yakılması da yasaktır. Bu kısıtlama, Yanıklar’ın temiz havasını ve doğal güzelliklerini korumak içindir.
YUVARLAKÇAY, KÖYCEĞİZ
Ülkemizin yaz turizminin önemli uğrak yerlerinden biri olan Köyceğiz, doğal güzellikleri ile ziyaretçileri büyüleyen Yuvarlakçay’a ev sahipliği yapıyor. Köyceğiz’e seyahat edenler “Yuvarlakçay nerede ve burada neler yapılır?” diye merak eder. Köyceğiz gezilecek yerler ve tarihi mekanlar arıyorsanız burayı listeye mutlaka eklemelisiniz. Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde konumlanan Yuvarlakçay her sene yüzlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Boyabaşı beldesinin yaşam kaynağı olan bu doğal güzellik ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Yaz sıcaklarından bunaldığınızda kendinizi serin sulara atmak isterseniz Yuvarlakçay’ı ziyaret etmeden Köyceğiz’den dönmeyin. Boyabaşı beldesi ve çevresindeki pek çok köyü besleyen bu nehrin hikayesi çok ilginç. 200 yıl öncesinde Çiçek Baba Dağı’ndan Köyceğiz gölüne akan suyun kurumasıyla bu sudan beslenen yöre insanı yedi senelik bir kuraklık çeker. Suların yer altından çıkması için topların patlatılması ve uzun bir bekleyiş sonucunda yeryüzüne çıkan sular akmaya başlar. Bereket saçan sular yuvarlanarak Köyceğiz suyuna akmaya başlar ve yöre halkı rahat bir nefes alır. Nehir yuvarlana yuvarlana göle ulaştığı için adı Yuvarlakçay kalır. Köpürerek akan çaya konulan salıncak buranın meşhur bir yer olmasına sebep olur.
AŞIKLAR YOLU
Aşıklar Yolu, “Sevgi Yolu” diye de anılmaktadır. Peki Aşıklar Yolu nerededir? Marmaris ile anılsa da aslında Ula ilçe sınırlarında yer almaktadır. Aşıklar Yolu, Akyaka’ya yaklaşık 5 km uzaklıktadır. Muğla merkeze 28 km, Marmaris’e ise 25 km, Köyceğiz’e 35 km, Yuvarlakçay’a 50 km, Dalyan’a ise 60 km mesafededir.
ALAGÖL
Alagöl hakkında bir kullanıcının yorumu: Çandır’a bağlı tektonik küçük bir göl. İsterseniz Çandır’daki iskelelerden gidebilirsiniz. Ama en iyi seçenek Dalyan boğazını tekne ile gezerken Alagöl’e uğramak ve kendinizi sulara bırakmak. Suyun sıcaklığı sizi şaşırtacak tektonik bir göl olduğu için alttan termal kaynak sular çıkıyormuş ve kaynak yerlere denk gelirseniz sıcaklık biraz daha artıyor. Gerçekten çok hoş bir his. Kesin tavsiye ediyorum.
ÇANDIR SEYİR TERASI
Çandır Seyir Terası, Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi’nde bulunuyor. Bu seyir tepesi dünyaca ünlü plajımız İztuzu Plajı’nı ve Dalyan Boğazı’nı tepeden gören bir nokta. Dalyan Boğazı’nın kıvrımlı sazlıkları ve İztuzu Plajı’nın uzunluğu tam anlamıyla büyüleyici. Dalyan Boğazı arasında geçen tekneler ise güzelliğe güzellik katıyor.
BABADAĞ TELEFERİK
Ölüdeniz'e yaklaşık 800mt mesafede bulunan teleferik kalkış noktasından teleferiğe binebilirsiniz. Teleferik kalkış noktasında ücretli otopark bulunmaktadır. Teleferik kabinleri kapalı olmakla beraber maksimum 8 kişiliktir. 1200 metre :Teleferikteki ilk durak 1200mt yükseklikteki Anatolian Restauranttır. 1200 metrede aynı zamanda birinci yamaç paraşüdü kalkış noktası bulunmaktadır.
1700 metre : Teleferikteki ikinci durak olan 1700mt yükseklikte sizi mükemmel bir manzara bekliyor. 1700 metrede bar,kafe ve restaurantta bulunmaktadır. Havanın iyi olduğu zamanlarda 1700metrede yamaç paraşüdü kalkış alanından aktivitiye katılabilirsiniz. Bu noktadan kalkan paraşütleri Ölüdeniz'e inmektedir. Yamaç paraşüdü için teleferik hattının dışında minibüslerle de 1700metre noktasına gelebilirsiniz.
GİZLİKENT ŞELALESİ
Gizlikent Şelalesi, Muğla il sınırları içerisinde Seydikemer ilçesinde bulunuyor. Seydikemer İlçesi'nde ise Kayadibi Mahallesi'nde yer alıyor. Doğanın farklı tonlardaki yeşil dokusu içine gizlenen doğal bir güzelliğe sahip olduğu için adeta ismi gibi gizli bir kenti andırıyor. Bu gizli kenti keşfetmek için tek yapmanız gereken rotanızı belirleyerek özel aracınız ya da kiraladığınız araçla yola çıkmak. Manzarası ile büyüleyen Gizlikent Şelalesi bu geziye değecek bir doğa harikası. Gizlikent Şelalesi, ulaşım bakımından ülkemizin tatil cennetlerinden olan Fethiye'ye oldukça yakın bir konumda. Fethiye ile Gizlikent arası mesafe yaklaşık olarak 47 kilometre. Fethiye'den rahatlıkla ve kısa bir süre zarfında şelale bölgesine ulaşmak mümkündür. Başka bir yerden bölgeye gelmeyi düşünenler ise Dalaman Havalimanı'na uçakla gelip buradan Gizlikent Şelalesi'ne doğru yola çıkabilirler. Dalaman Havalimanı ile Gizlikent Şelalesi arasındaki uzaklık ise 95 kilometre. Gizlikent Şelalesi'ne herhangi bir otobüs güzergahı bulunmuyor. Şelale bölgesine geldikten sonra sadece uzun merdivenlerden kısa bir süre inmeniz Gizlikent Şelalesi'ni görmeniz için yeterli. Akan su sesi ve serin iklimi ile huzur ve keyif arayanlar için özellikle yazın kavurucu sıcaklarında oldukça etkileyici bir mekan. Ayrıca Gizlikent Şelalesi'nin Saklıkent Kanyonu'nun 500 metre gerisinde kalıyor. Saklıkent Kanyonu tarafından da bölgeye gelmek mümkün.
MENTEŞE BAKIRCILAR ÇARŞISI
Bir dönemin büyük ticari bölgesi kabul edilen tarihi Muğla Arastası, şehrin tüm temel ihtiyaçlarının karşılandığı 100'ü aşkın dükkanla, bugün dahi halkın vazgeçilmezi arasında bulunuyor. Menteşe ilçesindeki tarihi arasta (çarşı), Anadolu Beylikleri döneminden bugüne "yeryüzü cenneti" olarak anılan kültür turizminin de vazgeçilmez noktalarından Muğla için önemini koruyor. Yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra üniversite öğrencilerinin de uğrak yeri olan tarihi arastada, unutulmaya yüz tutmuş semerci, ayakkabıcı, berber, nalbur, bakırcı ve sandaletçi gibi farklı meslek dallarından ustalar faaliyet gösteriyor. Muğla’nın eski kervan yolu güzergahı üzerinde kuzey-güney, doğu-batı akslarının kesiştiği noktada yer alan geleneksel ticaret merkezi arasta, tarihi dokusu sivil mimari özelliklerini yansıtan, ticari yoğunluğa sahip bir bölge olarak biliniyor.
MUĞLA YAĞCILAR HANI
Yağcılar Hanı'nın yapımı 1493 yılına dayanmaktadır. Han kentin geçmişinde önemli bir ticari merkezdi. Yapı sağlam taş duvara dayalı bağdadi ve ahşap karkas sistemde yapılmıştır. Geçmişte yağhanelerden oluşan yapı, günümüzde restore edilerek ticari bir merkez ve avlusundaki çınar ağacının gölgesinde bir dinlenme alanı olarak kullanılmaktadır. Muğla Merkez’de bulunmaktadır.
KİLLE KOYU
Dalaman ve Göcek civarında yer almakta olan, keşfedilmeyi bekleyen, çam kokusunun eşlik ettiği patikalarda denize girilecek o kadar fazla koy mevcut ki; Kille koyu da onlardan yalnızca bir tanesi. Ve en güzellerinden bir tanesi demek de hiç yanlış olmayacaktır…
DALAMAN KÜKÜRT KAPLICASI
Kapukargın Kükürt Kaplıcası’nın suyunda 17’den fazla mineral bulunur. Sudaki mineral değerleri oldukça yüksektir ve bu özelliği ile dünyada eşi benzeri azdır. Yaklaşık 80 dönümlük bir araziye yayılan kaplıcada, doğal açık hava termal havuzlar bulunur. Dalaman Belediyesi’nin mülkiyetinde olan kaplıca havuzlarına giriş ücretsizdir ancak Dalaman Belediyesi alanın tamamında çevre düzenlemeleri yapmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda tamamen doğal bir çevreden oluşan kaplıca alanına yeni çevre düzenlemeleri ile cafe, restoran, karavan parkı gibi tesisler de eklenmiştir. Bu nedenle her an bir ücretli giriş uygulaması da söz konusu olabilir. Bu sizi şaşırtmasın.
Yıl boyu su sıcaklığı 28 °C
Kaplıcayı oluşturan doğal termal havuzlardaki su sıcaklığı yıl boyu 28 ⁰C’dir. Su doğal yollarla yeryüzüne çıkar. Bu yüzden yaz-kış termal havuzlara girilebilmektedir. Kaplıcanın konumu denizden gelen meltemlere açıktır bu sayede termal deneyiminiz sırasında bunalmazsınız. Havuzların çevresindeki yeşil doğa sayesinde ekstra ferahlık bile hissedebilirsiniz.
Kükürt kokusuna birkaç dakika içinde alışacaksınız
Termal havuzlara yaklaşırken burnunuza yoğun bir kükürt kokusu gelecek. Sakın kaplıcayı ziyaret etmekten vazgeçmeyin, çünkü birkaç dakika içinde alışacaksınız. Kokunun sebebi, kaynak suyunun yoğun bir şekilde kükürt içermesi. Bundan dolayı yabancılar, buraya “Sulphur Spa” adını takmış. Kaplıca suyunda kükürdün yanı sıra sülfat, bromür, magnezyum, selenyum, kalsiyum, potasyum, klorür, bikarbonat, sodyum gibi mineraller bulunur. Kükürt ve selenyum saç ve cilt sağlığı için faydalı minerallerdir. Kaplıcanın sedef ve egzama gibi cilt problemlerinin yanı sıra kas ve diz ağrılarına, sinir ve kas yorgunluklarına, kireçlenmelere, astım ve bronşit gibi solunum yolları hastalıklarına, kalp ve dolaşım rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenmektedir. Termal havuzlara girip üstüne bir de cildinize çamurla masaj yaparsanız, teninizin pamuk gibi olacağını görebilirsiniz. Termal havuzlardan sonra, tesisin önündeki Tersakan Çayı’nda serinleyebilirsiniz. Burası çay kenarında bir plaj gibidir, hatta şezlong ve şemsiye bile kiralayabilirsiniz.
Çevrede termal oteller de mevcut
Yukarıda anlattığımız belediye tesisleri dışında, bölgenin şifasını konukları ile paylaşan çok sayıda termal otel bulunuyor. Dalaman Airport Lykia Thermal ve Spa Hotel, Thermemaris Spa Hotel, Holiday Village Hotel, Hilton Dalaman Sarıgerme Resort ve Spa bu termal otel ve tesislerin bazılarıdır.
AKYAKA
Türkiye’nin en güneybatı ucundaki Muğla ilinin sınırları içinde yer alan Akyaka, Gökova Körfezi'nin doğu ucundadır. Marmaris ile Muğla’nın ortasında Ula ilçesi sınırlarında bulunan Akyaka mahallesinin nüfusu kışın 1.500 dolaylarında olup, yaz aylarında 3-4 bine ulaşmaktadır. Gökova Körfezinin bittiği yerde, kuzeyinde 1000 m.lik Sakartepe Dağı, güneyinde ise Gökova Ovası bulunan Akyaka'nın bu konumu nedeniyle beğeni kazanmaktadır. İlkbaharda değişik kuş çeşitleri "Gökova" ovasının sazlıklarına gelir. Akyaka'nın en gözde sahillerinden biri ise Çınar plajıdır. Ören yolu üzerinde bulunan ve kıyı boyunca asfalt yolu bulunan, ulaşımı kolay Çınar plajının Akyaka ile arası yaklaşık olarak 3 km.dir. Çınar plajı yolu takip edildiğinde Akbük Koyu’na, oradan da Ören (Gereme, Keramos)’a ulaşılır.
Akyaka'da alternatif bir ziyaret güzergâhı da Kadın Azmağı adı ile anılan ve doğal güzellikleri ile ünlü su kaynağıdır. Beldede su sporları, sörf, kano yapılabilir, dağ bisikleti ile çevre gezilebilir. Kısa mesafede Azmak Irmağı'na, uzun mesafede ise Sedir Adası'na deniz yolu ile düzenli gidiş geliş yapılmaktadır. Kadın Azmağı'nın sevimli ama gizli konuğu su samuru (lutra lutra) ünlüdür. Akyaka’nın kuzeyindeki Sakartepe'de ise yamaç paraşütçülüğü yapılabilir. Akyaka'da tarım ile uğraşan çok az kişi kalmış olmasına rağmen toprakları sulak ve verimlidir. Önceleri geçimleri çiftçilik ve hayvancılık olan yerli halk son 10 yılda hızlı bir şekilde gelişen turizm sektörüne ayak uydurmuşlardır.
Akyaka beldesi mimari bakımdan son derece özelliklidir ve beldede tek tip mimari zorunluluğu vardır. Bitişik yapılaşma olmayan, Ula'nın eski evleri örnek alınarak günümüzün modern mimarisi ile birleştirilerek Akyaka'ya has bir sentez oluşturulmuştur. Doğal güzelliğe zıtlık yaratmayan içinde ve dışında ahşap işlemeleri bol, yöreye özgü Muğla bacalarıyla iki katlı çiçekli bahçeleriyle evler inşa edilmiştir. 1983 senesinde Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü, mimarlık eğitimi olmamasına karşın, kendi yaptığı ve geleneksel mimariyi taşıyan eviyle Nail Çakırhan kazanmıştır. Gökova Körfezi’ne dökülen Azmak Deresi doğal akvaryum görünümüne sahiptir. Derenin derinliği 8 metre olmakta ve sıcaklığı yıl boyunca 10 derece civarındadır. Derede su samuru, deniz kaplumbağası gibi onlarca hayvan türü ve bazıları tropikal iklimlerde yetişen çeşitli bitki türleri bulunmaktadır. Turistler tekne ve kanolar aracılığıyla bu doğa harikasını görebilmektedir. Ayrıca dere kenarında bulunan balık restoranları da tüm Türkiye’ye ün salmıştır.
AKÇAPINAR AMAZON
Meşhur Akçapınar Tostçusu’nun yakınındaki kısım Akçapınar Azmağı Amazon olarak geçiyor ve burada kano turları düzenleniyor. Kano kiralayıp, Azmak boyunca gezebilirsiniz. Kano ile nehrin denizle buluştuğu noktaya kadar gidilebiliyor. Mis gibi bir doğanın içinde, eğlenceli bir kano deneyimi yaşamak size çok iyi gelecek. Üstelik kano yaparken bir tekne sizi takip ediyor ve yorulduğunuzda kanoyu tekneye bağlayıp sizi çekiyor. E daha ne olsun!
SULTANİYE KAPLICALARI
Köyceğiz Gölü'nün güney batısında Ölemez Dağı'nın eteklerinde yer alan Sultaniye Kaplıcaları'nın tarihi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanır. M.Ö. 100 yıllarında Kaunoslular tarafından kullanıldığı bilinmektedir. Bizans döneminde ise genişletilerek konaklama tesisleri yapılmıştır.
Günümüzde Bizans döneminde yapılan tesisler Köyceğiz Gölü'nün suları altında kalmıştır. Roma döneminde kapsamlı bir hastane haline getirilmiştir. Kaynaklara göre, hastanenin girişine "Tanrılar adına buraya ölüm giremez" diye yazılmıştır. Ölemez Dağı da adını buradan almıştır. Sultaniye kaplıcaları, Romatizma, böbrek ve idrar yolları rahatsızlıkları, metabolizma bozuklukları, ruhsal yorgunluk, cilt ve kadın hastalıkları gibi birçok hastalığa direk tedavi olarak şifa gösterilir. Sultaniye Kaplıcaları’nın suyu kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür, bromür, radon ve radyoaktif maddeler içermektedir. Su sıcaklığı 39 derece olan Sultaniye Kaplıcaları Türkiye'nin en yüksek radyoaktiviteye sahip kaplıcasıdır (98.3). Radon değeri açısından da dünyada Endonezya’daki kaplıcadan sonra ikinci sırada yer almaktadır. Burada güzellik çamuru vardır. Vücuda sürülmesiyle teni yumuşatıp, kırışıkları giderdiği söylenmektedir. Sultaniye Kaplıcası, Köyceğiz Belediyesi tarafından işletilmekte tesis bünyesinde ahşap konaklama ve insanların günlük faydalanabileceği restoranı mevcuttur.
TOPARLAR ŞELALESİ
Köyceğiz’de bulunan Toparlar Şelalesi hakkında bir kullanıcının yorumu: Muğla’nın saklı cenneti Köyceğiz Toparlar Şelalesi son yıllarda popüler olmaya başlayan enfes güzellikte bir yer. Muğla’ya temelli olarak taşındığımızda şelaleye ilk o zaman gitmiştik ve buraya tam anlamıyla bayılmıştık. Daha sonra da defalarca bu şelaleyi ziyaret etme fırsatı bulduk. Gerçekten her gittiğimizde de aynı güzel duyguları yaşattı bize Toparlar Şelalesi.