Hoş Geldin Sed Medya


Önceki gün Fethiye’de basın dünyasında yeni bir gelişme oldu. Bünyesinde FRT TV, Gerçek Fethiye gazetesi gibi kuruluşları barındıran Akdenizli Grup medya sektöründeki hisselerini Fethiye’nin tanınmış gazetecilerinden Seda Köktener’in sahibi olduğu SED Medya’ya satarak bu alandaki çalışmalarını sonlandırdı. Böylelikle 1989 yılında Fethiye’nin Sesi Gazetesiyle Hasan Özyer’in öncü girişimiyle basın hayatına giren, daha sonra özel radyoların serbest bırakılmasıyla Likya Radyo, FRT, Kanal F ve diğer çeşitli kuruluşları bünyesine alan bu basın grubu yeni sahibine kavuşmuş oldu. Biz Akdenizli Gruba daha kapsamlı alanlara taşıdıkları ticari faaliyetlerinde başarılar dilerken, Seda Bey’e de medya grup patronluğunda hayırlı olsun diyoruz.

Gazetemizin Akdeniz gruba devredilişi dolayısıyla eski sahibi Önder Akdenizli’nin çalışanlara vermiş olduğu tanışma yemeğini dün gibi hatırlıyorum. Kargı köyü sahillerinde yoğun sağnak yağmuru altında zorlukla ulaşabildiğim toplantıdan dönerken karanlıkta yolumu kaybetmiş, ana yola çıkıncaya kadar Çalış ile Kargı arasında dönüp durmuştum. Aradan iki yıldan az bir zaman geçti; ne oldu da Önder Bey bu işten çekilme kararı aldı.

Bu gibi durumlarda hep söylentiler ortada dolaşır. Falanca yönetici çalışanlarla ters düştü, filanca yönetici ile patronun karısı kavga etti, elemanlar söz dinlemedi, hepsi kendi kafalarına göre iş yaptı. Bazıları daha da ileri gider, sanki kendileri işin içindeymiş gibi “şu çaldı, bu yedi” gibi karalamalar ortalıkta uçuşur. Bu söylentiler Özyer Grup zamanında da vardı, Akdenizli Grup zamanında da devam etti, dilemeyiz ama işin doğası gereği yeni dönemde de devam edecektir.

Bu kadar tartışma arasında işin özü gözden kaçar. Medya’da, özellikle Anadolu Basınında, birçok spor kulübünde olduğu gibi sahip değişmesinin temel nedeni parasızlıktır. Birisi gelir, çeşitli projelerle heyecan içinde işe atılır, bakar gerçekler düşündüğü gibi değil, biran an evvel fazla hasar almadan çeker gider. Bu böylece devam eder. Önümüzde hesaplar çok açık, yazılı basının satış gideri onun kâğıt masrafını karşılamaya yetmez, görsel basın ise bir tuşa dokunmakla önünüze gelir. Bir kuruş para ödemeden onu izlersiniz. Devlet kuruluşu TRT buna bir çözüm bulmuş, elektrik faturalarında TRT payı diye bir ödeme kalemi var. Hiç TV izlemeseniz, radyo dinlemeseniz  bile bu parayı ödeyeceksiniz. Şimdi Seda Bey bir kanun çıkarıp her Fethiyeli elektrik faturası öderken bana da biraz koklatacak dese ne olur acaba.

Şu anda medyanın reklam dışında bir geliri yok. Bu gelirin yeterli olabilmesi için de medyanın izlenilir olması gerek. Ancak özellikle yazılı basına bakıyorum, okuma özürlü inanımız önlerine konulan gazetenin sayfasını bile çevirmiyorlar. Bir siyasi parti, ismini versem ayıp olur, bankonun üzerinde sıra sıra yayın, hepsi de mevcut; bankonun arkasında toplantı günleri hariç boş duran sekreterler, ama gazetelerin destesi geldiği şekilde günlerdir aynı duruyor. Reklam verecek onlarca ortam varken insanlar neden size reklam verip de parasını boşa harcasın? Bazen yolda birileriyle karşılaşıyorum; “Abi yazılarını çok seviyorum, bugün ne yazdın bana anlatır mısın” diye soruyorlar.

Görülüyor ki reklam gelirleri özellikle işin içinde televizyon olunca yeterli olmuyor. Buna bir de yönetim hataları eklenince sıkıntılar başlıyor. Ulusal medya bu işin kolayını buldu. Sırtını belirli güç gruplarını dayayarak yaşamını sürdürüyor. Bir kısmı hükümetin istediği biçimde, onun propaganda organı gibi çalışıyor. Bir başka bölük ise hükümeti eleştiriyoruz adı altında yabancı servislerin veya bir kısım sermaye gruplarının hizmetine girmiş, onların borazanını öttürüyor. “Basın kamuoyunun özgürce fikir sahibi olması için tarafsız yayın yapar” ilkesi hiç kimsenin umurunda değil. Bir süre önce şantajcılık, tetikçilik gibi oyunlara başvurdular ama şimdilerde o işler pek kalmadı.

Bizim yerel basın ne yapsın. Hasan Bey elinden geldiğince tarafsız kalmaya çalıştı, arkasından gelen Önder Bey de aynı tarafsızlığı sürdürdü. Sonuç meydanda. Bildiğimiz kadarıyla Seda bey de aynı çizgiyi sürdürecek.  Allah kolaylık versin.

Bu arada hatırlatmadan geçmeyelim. Yeni çıkacak bir yasayla özellikle Anadolu basınının önemli bir gelir kaynağı olan İcra ilanlarının gazetelerde yayınlanmamasına” yönelik yasa tasarısı gündemde. Gerçi resmi ilanların şu anda yararlı bir görev yaptığı söylenemez ama devletimizin hiç olmazsa basını desteklemek amacıyla resmi ilan konusunu bir daha gözden geçirmesini talep ediyoruz.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Tem

Son Ümidim Osman Abi

29Haz

Körfez Sarardı

27Haz

Ders Vermek

25Haz
22Haz

7C6H12O6 (Früktoz)