FRT TV İzle - Canlı
FRT FM Dinle - Canlı
Akın Tezel

Akın Tezel

Dikkat! FETÖ’cü Var

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin önceki gün Meral Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olması için imza verecek olanlara yönelik değerlendirmesine pek anlam veremedim. Bu açıklamasında Devlet Bey Akşener’in aday olması için imza vereceklerin arasında çok sayıda gizli FETÖ’cü olabildiğinden bahisle bu şahısların dikkatle araştırılmasını öneriyordu. Biz bu görüşe katılıyoruz. FETÖ’cüler de aynen Akşener gibi Erdoğan’ı cumhurbaşkanı yaptırmamak cephesinde bulunduklarına göre kendilerine yakın gördükleri Akşener’in cumhurbaşkanı olmasına katkıda bulunmak isteyebilirler. Bu açıdan gizli FETÖ’cülerin belirlenebilmesi için Akşener’e imza verenlerin araştırılması bu konuda bir karine elde edilmesine yardımcı olabilir. Ancak yöntem konusunda Sayın Bahçeli’ye katılmadığımızı belirtmek isterim. Şöyle ki: Bu konuşmadan sonra muhalefet cephesi harekete geçerek yapılan önerinin vatandaşın seçme özgürlüğüne bir müdahale olduğunu dillendirmeye başladılar. Gerçekten belki de FETÖ ile hiçbir ilişkisi bulunmayan bir kısım Akşener taraftarının FETÖ’cü diye yaftalanmaktan korkarak imza vermekten çekinecekleri düşünülebilir. Buna da verilebilecek bir cevap bulunamaz. Başka bir sorun ise Devlet Bey’in bu önerisini kamu oyuna açıklayarak gerçekten FETÖ’cü olup imza verecek olanların kuşkulanarak imzaya gitmekten vaz geçmelerine neden olmasıdır. Şayet bu öneri emniyet kuvvetlerine gizlice yapılmış olsaydı hem ortada gereksiz bir siyasi sürtüşme olmayacak, hem de gerçek FETÖ’cülerin ortaya çıkarılma şansı kaybolmayacaktı. Bu ve buna benzer olaylar FETÖ’cü kavramını bir daha, kesin çizgilerle tanımlamanın yararlı olacağını göstermektedir. 24 Haziran seçimleri öncesi Türkiye’de iki cephe oluştu. Bunlardan birincisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyenler, ikincisi de onun cumhurbaşkanı olmasını istemeyenler. Erdoğan’ı destekleyenler arasında Ak Parti, MHP, BBP ve diğer birçok sivil toplum kuruluşu başı çekiyor. Erdoğan karşıtları ise başta AB ve ABD dâhil tüm emperyalist Batı ülkeleri olmak üzere CHP, İYİ Parti,Saadet Partisi, HDP, bütün terör örgütleri, bir kısım meslek odaları ve FETÖ olarak karşımıza çıkıyor. Bu her iki grubu oluşturan unsurlar zaman zaman diğer gruptakilere karşı ortak eylemlerde bulunuyorlar. Örneğin bir grup çevreci Gezi Parkında ağaçları bahane ederek çadır kuruyor, FETÖ yandaşı emniyet mensupları bunları kışkırtmak için çadırlarını yakıyor. Olayların durması için aracı olacağını söyleyen bir kısım meslek odaları da Üçüncü Havalimanı projesinin iptal edilmesini şart koşuyor. Birileri CHP’nin söz geçiremedikleri Genel Başkanı Deniz Baykal’ın yatak sahnelerini gizlice kayda alıp piyasaya servis ediyor. Bunun sonucunda her dediklerini yapacak olan Kılıçdaroğlu genel başkanlığa getiriliyor. Günümüzde ise muhalif koro hep bir ağızdan Türkiye’nin ekonomik çöküntü içinde olduğunu, fabrikaların kapandığını, köylünün ekim yapamadığını, insanların aç ve işsiz olduğunu tekrar ediyor. Bir taraftan da yurt dışındaki emperyalist patronları kredi derecelendirme kuruluşlarını devreye sokarak Türkiye’nin puanını düşürüyorlar. Sıkıntı da burada başlıyor. Bir zamanlar devlete karşı gelen herkese PKK’lı damgasını vurma kolaycılığına kapılmıştık. Başka bir terörist örgütten de olsa, yabancı ajanı sabotajcı da olsa, Ermeni komitacısı da olsa vatandaşın gözünde hepsi PKK’lı idi. Bu şekilde PKK hiç hak etmediği bir güçlülük görüntüsü kazandı. Şimdi ise aynı yanlışı FETÖ konusunda yapıyoruz. Birisi devlete karşı bir eylem içinde bulundu mu hemen FETÖ’cü yapıp çıkıyoruz. Kılıçdaroğlu FETÖ’cü, Akşener, o da FETÖ’cü. Her kim ki Erdoğan muhalifi hepsi FETÖ’cü. Buna karşı taraf da cevap vermekte gecikmiyor. Cumhurbaşkanımızın bir zamanlar Gülen ile çekilmiş bir resmini ortaya çıkararak “bak sen de FETÖ’cüsün” demeye getiriyorlar. Bu durumun iki sakıncası var. Birincisi, Kılıçdaroğlu gibi FETÖ’cülüğün yanına bile uğramamış isimleri FETÖ’cü ilan ederek işi ayağa düşürüyorlar. FETÖ’cülükle suçlanan Kılıçdaroğlu gibiler de göğüslerini gere gere “Erkeksen, çık ortaya, ispat et” diyorlar. İkincisi daha korkunç; insanlar çevrelerindekilerin gizli birer FETÖ’cü olduğunu düşünerek endişeye kapılıyorlar. Özellikle Ak Parti ve MHP örgütlerinde huzursuzluk ortaya çıkıyor. Tabii gerçek FETÖ’cüler de bu konuda yangına körükle gidiyor ve olur olmaz kişileri el altından FETÖ’cülükle suçluyorlar. Şunu iyi bilmeliyiz; FETÖ, mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere ABD’de yaşayan Fethullah Gülen isimli bir şahsın liderliğinde ve CIA dahil bir kısım Batılı istihbarat örgütlerinin güdümünde bir kuruluştur. Kendine göre üyelik şartları, eğitim anlayışı ve örgütlenme modeli vardır. Amacı Türkiye Cumhuriyetindeki meşru iktidarı devirip yerine Batı güdümünde dinsel görünümlü bir devlet kurmaktır. Bir kişinin FETÖ’cü olabilmesi için belirli örgüt kademelerinden geçmiş olması gerekmektedir. Sözün kısası Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını istemeyen herkes FETÖ’cü değildir.
Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

Namaz Vakitleri

Hava Durumu

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom